İKİNCİ DEVRİMCİ İÇ SAVAŞ DÖNEMİ
ÇİN'DE KIZIL SİYASİ İKTİDAR NİÇİN VAROLABİLİR? [9*]
5 Ekim 1928
I. ÜLKE İÇİNDEKİ SİYASİ DURUM
Guomindang'ın yeni savaşağalarının bugünkü rejimi, şehirlerde komprador sınıfının ve köylük bölgelerde top-rakağası sınıfının rejimi olmaya devam etmektedir; bu, dış ilişkilerinde emperyalizme teslim olan, ülke içinde ise eski savaşağalarının yerine yenilerini getirerek, işçi sınıfı ve köylülük üzerinde daha da ağır bir ekonomik sömürü ve siyasi baskı uygulayan bir rejimdir. Guangdung Eyaletinde başlayan burjuva-demokratik devrimi henüz yarı yoldayken, komprador ve toprakağası sınıfları önderliği gasbettiler ve kısa zamanda karşı-devrim yoluna soktular. Bütün ülkede işçiler, köylüler, halkın diğer kesimleri ve hatta burjuvazi[54] karşı-devrimci tahakkümden kurtulamadı, siyasi ve ekonomik özgürlüğün kırıntısını bile elde edemediler. II. ÇİN'DE KIZIL SİYASİ İKTİDARIN
DOĞMASININ VE VARLIĞINI SÜRDÜRMESİNİN NEDENLERİ[59]
III. HUNAN-CİANGSİ SINIR BÖLGESİNDEKİ
BAĞIMSIZ REJİM VE AĞUSTOS YENİLGİSİ
IV. HUNAN-CİANGSİ SINIR BÖLGESİ BAĞIMSIZ
REJİMİNİN HUNAN, HUBEY VE CİANGSİ EYALETLERİ
AÇISINDAN TAŞIDIĞI ÖNEM
V. EKONOMİK SORUNLAR
Temel ihtiyaç maddeleri ve nakit para sıkıntısı, Beyaz rejim tarafından kuşatılmış olan bölgelerdeki ordu ve halk için çok büyük bir sorun haline gelmiştir. Geçen yıl boyunca bağımsız sınır bölgesinde, tuz, bez ve ilaç gibi temel ihtiyaç maddeleri sıkı düşman ablukası nedeniyle çok kıtlaşmış ve pahalılaşmış; bu da, zaman zaman işçi, köylü ve küçük burjuva[64] kitleleriyle Kızıl Ordu askerlerinin hayatlarını son derece zorlaştırmıştı. Kızıl Ordu, aynı zamanda hem düşmanla çarpışmak, hem de kendi ihtiyaçlarını sağlamak zorundadır. Tahıla ek olarak verilen adam başına beş sentlik günlük yemek ücreti için gerekli para bile bulunamamakta ve askerler iyi beslenememektedir; birçoğa hastadır, hastanelerdeki yaralıların durumu ise daha da kötüdür. Ülke çapında siyasî iktidarı ele geçirene kadar bu gibi zorluklarla karşılaşmamız elbette kaçınılmazdır; ama gene de bu zorlukların bir dereceye kadar üstesinden gelmek, hayatı biraz olsun kolaylaştırmak ve özellikle de Kızıl Ordunun ikmalini daha iyi bir biçimde yapmak ivedilikle gerekmektedir. Sınır bölgesindeki Parti örgütleri, ekonomik sorunları çözmek için uygun yollar bulamazlarsa, bağımsız rejim, düşman hâkimiyetinin istikrarlı olmaya devam edeceği görece uzun bir dönem boyunca büyük güçlüklerle karşılaşacaktır. Bu ekonomik sorunlara uygun bir çözümün bulunması, bütün Parti üyelerinin ilgisini gerektiren önemli bir sorundur. [sayfa 89]VI. ASKERİ ÜSLER SORUNU
Sınır Bölgesindeki Parti örgütlerinin başka bir görevi daha vardır; o da, Beş Kuyular[65] ve Ciyulung'daki askeri üslerin sağlamlaştırılmasıdır. Gerçekte arazi ve konum bakımından elverişli olan bu iki bölge, yani Yungsin, Lingsien. Ningang ve Suyçuan illerinin kesiştiği yerdeki Beş Kuyular dağlık bölgesiyle, Yungsin, Ningang, Caling ve Lienhua illerinin kesiştiği yerdeki Ciyulung dağlık bölgesi sadece bugün için ve sınır bölgesi açısından değil, aynı zamanda ileride Hunan, Hubey ve Ciangsi'de çıkacak ayaklanmalar açısından da önemli askeri üslerdir. Bu, özellikle hem halkın desteğine sahip olduğumuz, hem de arazisi son derece engebeli ve stratejik bakımdan önemli olan Beş Kuyular için geçerlidir. Bu üsleri sağlamlaştırmak için, birinci olarak, yeterli bir savunma sistemi kurmak; ikinci olarak, yeterli miktarda tahıl depolamak; üçüncü olarak da görece iyi Kızıl Ordu hastaneleri kurmak gerekmektedir. Sınır bölgesindeki Parti örgütleri, bu üç görevi başarıyla yerine getirmek için ellerinden geleni yapmalıdırlar. [sayfa 90]CİNGANG DAĞLARINDAKİ MÜCADELE([10*])
25 Kasım 1928
BAĞIMSIZ REJİM ALTINDAKİ BÖLGEDE BUGÜNKÜ DURUM
Bu yılın Nisan ayından itibaren Kızıl bölgeler giderek genişletilmiştir. Ciangsi düşman kuvvetlerini dördüncü kez yenilgiye uğrattığımız 23 Hazirandaki Lungyuanku (Yungsin ve Ningang sınırında bulunmaktadır) çarpışmasından sonra Ningang, Yungsin ve Lienhua illerini, Cian ve Anfu' nun bazı küçük kesimlerini, Suyçuan'm kuzey kesimini ve Lingsien'in güneydoğu kesimini içine alan sınır bölgesi, gelişmesinin doruğuna erişti. Kızıl bölgelerde toprağın büyük bir kısmı dağıtılmıştı ve geri kalan kısmı da dağıtılmaktaydı. İlçe ve kasabalarda, siyasi iktidar organları kuruldu. [sayfa 101]ASKERİ SORUNLAR
Sınır bölgesindeki mücadele yalnızca askeri olduğu için, hem Parti hem de kitleler, savaş temel alınarak hazırlanmalıdır. Düşmanla nasıl başedileceği, nasıl savaşılacağı, günlük hayatımızın başlıca sorunu haline gelmiştir. Bağımsız bir rejim silahlı olmak zorundadır. Eğer böyle bir rejimin silahlı kuvvetleri yoksa ya da yetersizse ya da düşmanla olan ilişkilerde yanlış taktikler uygulanırsa, nerede olursa olsun, bağımsız rejimin bulunduğu bölge çok kısa zamanda düşman tarafından işgal edilir. Mücadelenin her geçen gün daha da şiddetlenmesiyle, sorunlarımız son derece karmaşık ve ciddi bir hale gelmiştir.TOPRAK SORUNLARI
Sınır bölgelerindeki toprak durumu. Bu bölgelerde yaklaşık olarak toprağın yüzde 60'ından fazlası toprakağalarına, yüzde 40'ından azı ise köylülere aitti. Giangsi kesimin de toprak mülkiyetinin en çok yoğunlaşmış olduğu bölge Suyçuan iliydi ve burada toprağın hemen yüzde 80'i toprak ağalarının elinde bulunmaktaydı. Bunu yüzde 70'le Yungsin izliyordu. Vanan, Ningang ve Lienhua'da toprak sahibi köylülerin sayısı daha fazlaydı, fakat buralarda da toprağın büyük kısmı gene toprakağalarına aitti, yani toprakların yüzde 60'ı toprakağalarının elindeydi, köylüler ise toprakların ancak yüzde 40'ına sahiptiler. Hunan kesiminde ise, hem Çaling hem de Lingsien ilinde, toprakların yüzde 70 kadarı toprakağalarına aittir.SİYASİ İKTİDAR SORUNLARI
Her tarafta, il, ilçe ve kasaba düzeyinde halkın siyasi iktidarı kurulmuştur; ancak bu daha çok lafta kalmış, fiilen gerçekleştirilememiştir. Birçok yerde, işçi, köylü ve asker temsilcileri meclisi yoktur. Kasaba, ilçe ve hatta il hükümetlerinin yürütme komiteleri hep aynı şekilde gelişigüzel yapılan kitle toplantılarında seçilmişlerdir. Fakat belli bir andaki ihtiyaçların sıkıştırmasıyla hazırlıksız düzenlenen kitle toplantılarında, ne sorunlar tartışılabilir, ne de bunların, kitlelerin siyasi eğitimine bir yararı olur. Üstelik bu gibi toplantılar, aydınların ve mevki düşkünlerinin çeşitli manevralar çevirmelerine fazlasıyla uygun bir ortam yaratır. Bazı yerlerde, bir meclis vardır, ama bu meclise, yalnızca yürütme komitesini seçmek için oluşturulmuş geçici bir organ gözüyle bakılmaktadır. Seçim yapılır yapılmaz, yetki komitenin elinde toplanmakta ve bundan sonra artık meclisten hiç ses seda çıkmamaktadır. Gerçekten adlarına layık olan işçi, köylü ve asker temsilcileri meclisleri de vardır, ancak bunların sayısı çok azdır. Bunun nedeni, bu yeni siyasi sistemle ilgili propaganda ve eğitim eksikliğidir. Keyfinin istediği gibi emir verme şeklindeki, kötü, feodal alışkanlığın halkın ve hatta sıradan Parti üyelerinin bilinçlerinde o kadar derin kökleri vardır ki, bunun bir anda silinip atılması olanaksızdır; bu, yeni bir sorun ortaya çıkınca işin kolayına kaçılmasına, demokratik sistemin getirdiği zahmetlerden hoşlanılmamasına yol açmaktadır. Demokratik merkeziyetçilik, ancak bu ilkenin yararı devrimci mücadele içinde kanıtlanırsa ve kitleler, bunun, güçlerini [sayfa 117] seferber etmenin en iyi aracı ve mücadelelerinde kendilerine çok büyük yararlar sağlayan bir ilke olduğunu kavrarlarsa, kitle örgütlerinde yaygın ve etkin bir biçimde uygulanabilir. Biz, daha önceki hataları giderek düzeltmek amacıyla, bütün kademelerdeki meclisler için, (Merkez Komitesinin hazırlamış olduğu taslak temelinde) bunların iç işleyişlerine ilişkin ayrıntılı bir yasa hazırlamaktayız. Kızıl Orduda, yalnızca asker komiteleri kurulması fakat askerler arasında toplantılar düzenlenmemesi şeklindeki hatayı düzeltmek amacıyla, şimdi her kademede sürekli bir kuruluş olarak asker temsilcileri toplantıları düzenlenmektedir.PARTİNİN ÖRGÜTLENMESİ SORUNLARI
Oportünizme karşı mücadele. 21 Mayıs Olayı sıralara da, sınır bölgesindeki illerde bulunan Parti örgütlerini oportünistlerin denetimi altında bulunduğu söylenebilir. Karşı-devrim başladığı zaman, buna karşı kararlı bir mücadele verilmedi. Geçen yılın Ekim ayında Kızıl Ordu (Devrimci İşçi Köylü Ordusuna Bağlı Birinci Ordunun 1. Tümeninin 1. Alayı sınır bölgesindeki illere ulaştığı zama geriye sadece gizlenmiş olan birkaç Parti üyesi' kalmış Parti örgütleri ise düşman tarafından tamamen çökertilmişti. Geçen Kasımla Nisan arasındaki dönem, Partinin yeniden inşa edildiği dönemdi. Mayıstan bu yana geçen dönem ise büyük bir gelişme dönemi olmuştur. Fakat oportünizmin belirtileri son on iki ay içinde yaygınlığını sürdürdü. [sayfa 119] Düşman yaklaştığında, savaşma isteğinden yoksun bazı üyeler uzak tepelere çekilerek saklandılar ve buna "pusuya yatma" adını taktılar. Diğer bazı üyeler ise, çok aktif olmakla birlikte, gözükara eylemlere giriştiler. Her iki davranış da, küçük burjuva ideolojisinin bir ifadesiydi. Üyelerin, uzun bir süre, mücadele içinde çelikleşmeleri ve Parti içi eğitimden geçmeleri sonucunda, bu gibi şeyler daha az görülmeye, başlanmıştır. Aynı küçük burjuva ideolojisi geçen sene Kızıl Orduda da görülüyordu. Düşman yaklaştığında, ya pervasızca savaşa atılmak, ya da vaktinden önce geri çekilmek öneriliyordu. Çoğu kez, aynı kişinin, girişeceğimiz askeri eylemler konusunda yaptığımız tartışmaların gelişmesi içinde her iki fikri de ileri sürdüğü görülmekteydi. Bu oportünist ideoloji, uzun süreli bir Parti içi mücadele, pervasızca giriştiğimiz savaşlarda verdiğimin kayıplar ve vaktinden önce çekilirken uğradığımız yenilgiler gibi yaşanılan olaylardan çıkartılan dersler sayesinde giderek düzeltilmiştir.DEVRİMİN NİTELİĞİ SORUNU
Komünist Enternasyonalin Çin hakkındaki kararına tamamen katılıyoruz. Çin'in hâlâ burjuva-demokratik devrimi aşamasında olduğuna şüphe yoktur. Çin'de köklü bir demokratik devrim programı, dışta, tam anlamıyla milli kurtuluşa ulaşmak için emperyalizmin yıkılmasını; içte de, şehirlerde komprador sınıfının iktidar ve nüfuzunun yok edilmesini, köylerdeki feodal ilişkilerin ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla toprak devriminin tamamlanmasını ve savaşağalan hükümetinin yıkılmasını kapsamaktadır. Sosyalizme geçişin maddi temellerini atabilmek için, önce böyle bir demokratik devrim aşamasından geçmek zorundayız. [sayfa 125] Geçen yıl birçok yerde savaştık ve devrimin ülke çapında bir geri çekilme içinde bulunduğunu bütün açıklığıyla görüyoruz. Birkaç küçük bölgede Kızıl siyasi iktidar kurulmuş olmakla birlikte, bütün olarak ülkede halk, en doğal demokratik haklardan yoksundur; işçilerin, köylülerin ve hatta burjuva demokratlarının bile düşünce ve örgütlenme özgürlükleri yoktur ve eri büyük suç da, Komünist Partisine katılmaktır. Kızıl Ordunun gittiği yerlerde kitleler soğuk ve çekingen davranmakta, ancak biz propaganda yaptıktan sonra yavaş yavaş harekete geçmektedir ler. Düşman birlikleriyle karşılaştığımızda, düşman saflarında isyan çıkması ya da düşman askerlerinin saflarımıza geçmesi olayları hemen hiç görülmemekte ve dolayısıyla her seferinde savaşmak zorunda kalmaktayız. 21 Mayıs Olayından sonra en fazla sayıda "asi" yi saflarına kaydeden düşmanın Altıncı Ordusunda bile durum böyledir. Sona ereceğini umduğumuz tecrit olma durumumuzun bütün açıklığıyla farkındayız. Devrimin ülke çapında yükselmesini, ancak demokrasi uğruna, şehir küçük burjuvazisini de içine alacak bir siyasi ve iktisadi mücadele vererek sağlayabiliriz.BAĞIMSIZ REJİMİMİZİN YERİ SORUNU
Hunan-Ciangsi sınırı boyunca Kuzey Guangdung'dan Güney Hubey içlerine kadar uzanan bölge, bütünüyle Losiao Sıradağları içinde bulunmaktadır. Bir ucundan diğerine [sayfa 127] gezdiğimiz bu bölgenin değişik kesimlerini karşılaştırdığımızda, bağımsız silahlı rejimimiz için en uygun yerin, merkezi Ningang olan orta kesim olduğunu görürüz. Kuzey kesimindeki arazi, hem saldırı hem de savunma açısından daha az elverişlidir ve bu kesim, düşmanın büyük siyasi merkezlerine çok yakındır. Ayrıca, eğer Çangşa ya da Vuhan'ı kısa bir süre içinde ele geçirmeyi planlamıyorsak, Liuyang, Liling, Pingsiang ve Tunggu'nun bulunduğu bölgeye büyük kuvvetler yerleştirmek, bu kuvvetleri büyük bir tehlikeye atmak olacaktır. Güney kesimindeki arazi, kuzeydekinden daha iyidir; ancak hem buradaki kitle temelimiz orta kesimdeki kadar iyi değildir, hem de Hunan ve Ciangsi üzerindeki siyasi etkinliğimiz, bu bölgede üslendiğimiz zaman, orta kesimde üslendiğimiz zamanki kadar büyük olmayacaktır. Çünkü orta kesimdeki herhangi bir hareket, bu iki eyaletteki ırmakların aşağı vadilerini etkileyebilmektedir. Orta kesimin sağladığı avantajlar şunlardır: (1) Bir yılı aşkın bir süredir inşa etmekte olduğumuz bir kitle temeli; (2) Parti örgütleri için oldukça iyi bir temel; (3) bir yılı aşkın bir süre içinde inşa edilmiş ve büyük bir mücadele tecrübesi olan -ender rastlanan bir başarı- ve Dördüncü Kızıl Orduyla birleştiğinde kendisiyle hiç bir düşman kuvvetinin baş edemeyeceği yerel silahlı kuvvetler; (4) mükemmel bir askeri üs olan Cingang Dağları ve her ilde yerel silahlı kuvvetlerimiz için gerekli üsler; ve (5) orta kesimin, söz konusu iki eyalet yani Hunan ve Ciangsi ve buralardaki ırmakların aşağı vadileri üzerinde sahip olduğu etki. Bu etki, bu bölgeye, Güney Hunan ya da Güney Ciangsi'nin sahip olduğundan çok daha büyük bir siyasi önem kazandırmaktadır; gerek Güney Hunan, gerekse Güney Ciangsi'nin etkileri, bu eyaletlerden her birinin kendi içinde ya da sadece her birindeki ırmakların yukarı vadilerinde ve geri bölgeleri içinde kalmaktadır. Orta kesimin elverişsiz yanı ise bu bölgenin uzun süredir bağımsız rejim altında ve düşmanın büyük kuşatma ve bastırma kuvvetleriyle karşı karşıya bulunmasından dolayı, ekonomik sorunlarının, özellikle de nakit para yetersizliğinin, [sayfa 128] çözülmesi son derece güç sorunlar olmasıdır.PARTİ İÇİNDEKİ YANLIŞ DÜŞÜNCELERİN
DÜZELTİLMESİ ÜZERİNE[12*]
Aralık 1929
SALT ASKERİ BAKIŞ AÇISI ÜZERİNE
Salt askeri bakış açısı, Kızıl Ordudaki bir kısım yoldaşlar arasında çok gelişmiştir. Şu şekillerde ortaya çıkmaktadır:AŞIRI DEMOKRASİ ÜZERİNE
Kızıl Ordunun Dördüncü Ordusu, Merkez Komitesinin talimatlarına uygun hareket etmeye başladığından bu yana, aşırı demokrasi belirtileri büyük ölçüde azalmıştır. Örneğin, Parti kararları artık oldukça iyi bir şekilde yerine getirilmektedir ve artık hiç kimse, Kızıl Ordunun "demokratik merkeziyetçiliği aşağıdan yukarıya" uygulaması gerektiği ya da "bütün sorunların önce alt kademelerde tartışılıp, sonra üst kademelerin karar vermesi" gerektiği şeklinde yanlış talepler ileri sürmektedir. Ancak bu azalma, gerçekte sadece geçici ve yüzeyseldir ve aşırı demokrasiden yana fikirlerin artık giderilmiş olduğu anlamına gelmez. Başka bir deyişle, aşın demokrasinin birçok yoldaşın zihninde hâlâ derin kökleri vardır. Çeşitli biçimlerde ifadesini bulan, Parti kararlarını yerine getirmede gösterilen gönülsüzlük bunun kanıtıdır.ÖRGÜT DİSİPLİNİNE GÖSTERİLEN KAYITSIZLIK ÜZERİNE
Dördüncü Ordudaki Parti örgütünde örgüt disiplinine gösterilen kayıtsızlık, şu şekillerde ortaya çıkmaktadır:MUTLAK EŞİTLİKÇİLİK ÜZERİNE
Mutlak eşitlikçilik, bir zamanlar Kızıl Orduda oldukça ciddi bir sorun haline gelmişti. Bazı örnekler verelim: Yaralı askerlere verilen ödenekler konusunda, hafif ve ağır yaralılar arasında ayrım yapılmasına itiraz edilmekte ve herkese eşit ödenek verilmesi istenmekteydi. Subayların ata binmesi, görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli bir şey olarak değil de, bir eşitsizlik belirtisi olarak görülmekteydi. Erzakın mutlak olarak eşit bir şekilde dağıtılması istenmekte ve özel durumlarda bazılarına bir parça daha büyük pay verilmesine itiraz edilmekteydi. Pirinç taşınmasında da, yaş ve bedeni durum göz önüne alınmaksızın herkesin eşit ağırlıkta yük taşıması istenmekteydi. Konaklanırken yer dağıtımında eşitlik istenmekte ve Karargah daha fazla yer kapladığında, buna öfke duyulmaktaydı. Zahmetli görevlerin dağıtımında da eşitlik istenmekte ve başkalarından bir parça bile daha fazla iş yapmak istenmemekteydi. Hatta iş bazen o kadar ileri gitmekteydi ki, iki yaralı ve bir sedye olduğu zaman, her iki yaralı da önceliği [sayfa 143] diğerine vermek istemediği için, hiç biri sedyeyle taşınamamaktaydı. Bu örneklerin de gösterdiği gibi, mutlak eşitlikçilik, Kızıl Ordu subay ve askerleri arasında hâlâ çok ciddi bir sorundur.ÖZNELCİLİK ÜZERİNE
Bazı Parti üyeleri arasında ciddi ölçüde öznelcilik vardır ve bu siyasi durumun tahliline ve çalışmaların yönlendirilmesine büyük zarar vermektedir. Çünkü siyasi bir durumun öznelci tahlili ve çalışmaların öznelci bir şekilde yönlendirilmesi, kaçınılmaz olarak ya oportünizmle ya da darbecilikle sonuçlanmaktadır. Öznel eleştirilere, belirsiz ve temelsiz konuşmalara ya da kuşkuculuğa gelince, Parti içinde bu gibi uygulamalar genellikle ilkesiz tartışmalara yol açar ve Parti örgütünü içinden yıkar.BİREYCİLİK ÜZERİNE
Bireycilik eğilimi, Kızıl Ordu Parti örgütünde şu şekillerde kendini göstermektedir:GEZGİNCİ ASİ ÇETELER İDEOLOJİSİ ÜZERİNE
Kızıl Ordu içinde serserilikten gelme unsurların oranının yüksek olması ve Çin'de, özellikle güney eyaletlerinde serserilerin büyük kitleler oluşturmaları nedeniyle, gezginci asi çetelerin siyasi ideolojisi Kızıl Ordu içinde de kendini [sayfa 147] göstermiştir. Bu ideoloji şu biçimlerde ortaya çıkmaktadır. (1) Bazıları, siyasi etkimizi sadece gezginci gerilla eylemleri yoluyla artırmak istemekte, ama siyasi etkimizi artırmak için üs bölgeleri inşa etmek ve halkın siyasi iktidarını kurmak gibi çetin görevleri üstlenmek konusunda isteksiz davranmaktadırlar. (2) Kızıl Ordunun genişletilmesi konusunda, bazıları, yerel Kızıl Muhafızların ve yerel birliklerin genişletilmesi ve böylelikle Kızıl Ordunun ana kuvvetlerinin geliştirilmesi çizgisini uygulamak yerine "adam kiralama ve at satın alma" ve "asker kaçaklarıyla asileri orduya kaydetme"[89] çizgisini izlemektedirler. (3) Bazıları, kitlelerle birlikte çetin mücadelelere girmek ve bunları sürdürmek için gerekli sabra sahip değildir; bunlar, yalnızca büyük şehirlere gitmek ve diledikleri gibi yiyip içmek istemektedirler. Gezginci asi ideolojisinin bütün bu belirtileri, Kızıl Ordunun görevlerini gereğince yerine getirmesini ciddi bir şekilde engellemektedir; dolayısıyla bu ideolojinin tasfiyesi, Kızıl Ordu Parti örgütü içinde yürütülen ideolojik mücadelenin önemli hedeflerinden biridir. Huang Çao[90] ve Li Çuang[91] tipi gezginci asi çetelerin yöntemlerinin bugünün koşullarında artık geçerli olamayacağı kavranmahdır. Düzeltme yöntemleri şunlardır:DARBECİLİĞİN KALINTILARI ÜZERİNE
Kızıl Ordudaki Parti örgütü, darbeciliğe karşı çeşitli [sayfa 148] mücadeleler vermiştir; ancak bu mücadele henüz yeterli bir düzeye ulaşmamıştır. Bu yüzden de Kızıl Ordu içinde bu ideolojinin kalıntıları hâlâ görülmektedir. Ortaya çıkış biçimleri şunlardır: (1) Öznel ve nesnel koşulları göz önüne almadan körü körüne eyleme girişme; (2) Partinin şehirler için saptadığı siyasetlerin yeterli ve kararlı bir şekilde uygulanmaması; (3) özellikle yenilgi anlarında askeri disiplinin gevşemesi; (4) bazı birimlerin ev yakmaları; (5) ordudan kaçanları vurmak ve dayak atmak şeklindeki uygulamalar; bunların her ikisi de darbeci özellikler taşımaktadır. Toplumsal kökeni bakımından darbecilik, lümpen-proletarya ve küçük burjuva ideolojilerinin bir bileşimidir. Düzeltme yöntemleri şunlardır:TEK BİR KIVILCIM BÜTÜN BİR BOZKIRI TUTUŞTURABİLİR[13*]
5 Ocak 1930