KURTULUŞ CEPHESİ - Temmuz-Ağustos 1999
Türkiye Tarihinden:
PKK'nin 1995 Programında Kürdistan Devrimi
(Aşağıdaki metin, PKK'nin 24 Ocak 1995 tarihinde yapılan 5. Kongresi'nde kabul edilen "Parti Programı”nın son bölümünü içermektedir. İmralı savunmasıyla birlikte ortaya konulanlar ile bu programda ortaya konulanlar arasındaki ayrılma, tümüyle PKK hareketinin gelmiş olduğu düzeyi ortaya koyması açısından öğreticidir.)
«KÜRDİSTAN DEVRİMİ
Kürdistan devriminin özellikleri
Kürdistan'da partimizin yürüttüğü devrim bir ulusal demokratik devrim olup, başlıca özellikleri şunlardır:
a) Devrimimizin iki temel yanı vardır; milli ve demokratik yanı. Milli yanı, sömürgeciliğin siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel alandaki hakimiyetini hedef almaktadır. Devrimimiz ilk aşamada bu yanı ön plana alarak gelişmiştir. Milli çelişki baş çelişki durumunda olup, diğer toplumsal çelişkilerin çözülmesinde tayin edicidir. Milli çelişki çözülmedikçe, diğer hiçbir toplumsal çelişki yalnız başına çözülme imkanına sahip değildir. Devrim adına atılan ilk adımlar milli karakterde olmuş ve Kürdistan'ı köklü bir devrimci gelişme sürecine sokmuştur.
Devrimimizin ikinci yanı, demokratik yanıdır. Demokratik devrim, toplumdaki ortaçağdan kalma çelişkileri temizlemeyi hedef almaktadır. Bunlar feodal- komprador sömürüsü, aşiretçilik, mezhepçilik, kadının kölece bağımlılığı gibi çe-lişkilerdir. Bu çelişkiler çözüldükçe toplum demokratik bir nitelik kazanmaktadır.
Devrimimizin bu iki yanı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Bu iki yan adeta iç içe geçmiştir. Demokratik devrim, hakim yan olan milli devrime bağlı olarak gelişmektedir. Milli devrimin gelişmesi de, toplumdaki demokrasinin gelişmesine çok yakından bağlı olmaktadır.
b) Kürdistan devriminin diğer bir özelliği de önderlik sorununa ilişkindir. Ulu-sal demokratik devrimde önderlik iki biçimde ortaya çıkmaktadır: Birincisi sınıf önderliği, ikincisi parça önderliği. Sınıf önderliği çerçevesinde feodal-komprador sınıf, küçük-burjuvazi ve işçi sınıfı arasında süren yoğun mücadelede önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Ulusal kurtuluş mücadelesi pratiği, devrimde zaferi yaratacak temel gücün işçi-köylü ittifakı, zaferi yaratacak önderliğin ise işçi sınıfının ideolojik, politik ve örgütsel önderliği olduğunu göstermiştir. Diğer sınıf önderlikleri sürekli geriler ve sömürgecilik karşısında ciddi bir güç olmaktan çıkarken, partimiz şahsında şekillenen işçi sınıf önderliğinin sağladığı sürekli gelişme bunu kanıtlamıştır.
Kürdistan'ın bölünmüşlüğünden kaynaklanan parça önderliği de önemlidir. Geri bir sosyal yapıda ve küçük bir parça olmasına rağmen Güney Kürdistan'ın geçmişte kendini önder olarak dayatması ve tüm Kürdistan'ın olanaklarını kendinde toplaması, ulusal kurtuluşta bir sonuç ortaya çıkarmadığı gibi, ona cid-di zararlar da vermiştir. Bu çarpık durum, büyük ve gelişmiş parça olan Kuzey-Batı Kürdistan'daki ulusal kurtuluşçu gelişmeyle düzeltilmiş ve TC'ye karşı Kuzey-Batı Kürdistan'daki mücadelenin önderliği, sağladığı kalıcı gelişmelerle kanıtlanmıştır.
Hem sınıf ve hem de parça önderliğini doğru bir biçimde ele alıp şahsında çözüme kavuşturan partimiz, burjuva milliyetçi, ulusal inkarcı ve teslimiyetçi yaklaşımlara karşı başarılı bir mücadele vererek, ulusal kurtuluşta doğru devrimci çizgiyi egemen kılmıştır. Partimiz şahsında gerçekleşen devrimci sosyalist önderlik, ulusal demokratik devrimde emekçi çizgisinin ve sosyalizm yolunda kesintisiz olarak ilerleneceğinin garantisi olmuştur.
c) Devrimimizin üçüncü özelliği, halkın geniş güçlerinin seferber edildiği uzun vadeli bir mücadele çizgisine sahip olmasıdır. Bu çizgi kendini pratikte uzun süreli halk savaşı biçiminde şekillendirir. Uzun süreli halk savaşı temelinde bütün mücadele biçimlerinin kullanılmasını içerir. Çok güçlü olan sömürgeci örgütlenme ancak böyle bir mücadele çizgisiyle geriletilip yenilgiye uğratılabilir. Bu çizginin uygulanması olarak yürütülen mücadele, yarattığı büyük devrimci geliş- melerle çizginin doğruluğunu kanıtlamıştır.
d) Devrimimizin dördüncü temel özelliği, onun sadece Kürdistan'la sınırlı olmayıp çevresini de derin etkisi altına alması ve bölgesel çapta gelişmesidir. Bu, devrimimizin evrensel niteliğini göstermektedir. Hem derin bir toplumsal devrim olması, hem dünyadaki aleyhte gelişmeler ortamında kendini güçlendirmesi, hem de Kürdistan'ın parçalanmış olması nedeniyle bölgenin tüm uluslarını doğrudan ilgilendirmesi, devrimimizin bu özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Daha şimdiden devrimimizin bu özelliği pratikte hayat bulmaya başlayarak bölgeyi etkisi altına almıştır ve bu çerçevede gelişimini sürdürdükçe dünya üzerinde büyük etkide bulunacaktır.
Kürdistan devriminin görevleri
Özelliklerini belirlediğimiz devrimimiz, en yüce amacımız olan sınıfsız topluma doğru ilerlemek ve bu toplumun ilk evresi olan sosyalizme varmak için zorunlu bir aşama olup, esas olarak şu görevleri gerçekleştirecektir:
A) Türk sömürgeciliğinin ve gerisindeki emperyalizmin Kürdistan üzerindeki her türlü hakimiyetine son vermek. Bunun için:
1- İşçi, köylü, aydın ve diğer sınıf ve tabakalardan tüm yurtseverleri birleştiren ulusal birleşik cepheyi daha da genişletip geliştirmek.
2- Halkın topyekün örgütlenmesini sağlamak için oluşturulan işçi, köylü, genç- lik, kadın ve benzeri kitlesel birlikleri daha da geliştirip güçlendirmek.
3- Sömürgeciliğe karşı temel mücadele biçimi olan halk savaşını zafer çizgisinde yürütmek ve bunun temel örgütü olan Halk Kurtuluş Ordusu'nu geliştir-mek.
4- Sömürgecilerin ve yerli ajanlarının sürekli kışkırtmaya çalıştığı halk arasındaki çatışmalara son vermek, bölgeci ve dar milliyetçi anlayış kalıntılarını tasfiye etmek.
5- TC'nin sömürgeci boyunduruğunu parçalamayı hedeflemeyen "bölgesel özerklik", "otonomi" vs. gibi özünde sömürgecilikle uzlaşmayı getiren teslimiyetçi anlayışları teşhir etmek ve bunlara karşı verilen kararlı mücadeleyi sürdürmek.
6- Savaş içinde sömürgecilerle işbirliği yapan ve halka düşmanlık edenlerin mallarına el koymak ve yoksul halka dağıtmak.
7- Sömürgeciliğin doğa ve halk üzerindeki her türlü tahribatına ve bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele etmek için ekonomik, kültürel, eğitim ve sağlık hizmetlerini bizzat üstlenmek.
B) Demokratik halk yönetiminde ulusal bağımsız ve demokratik bir toplum yaratmak. Bunun için:
8- Sömürgecilerin işlettiği bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarını, fabrika, çiftlik ve diğer bütün işletmeleri kamu mülkiyetine geçirmek.
9- Sömürgeciliğin mali ve kredi sistemini dağıtarak yerine bağımsız bir mali ve kredi sistemini geliştirmek.
10- Ülke üzerinde hiçbir yabancı devlete askeri üs ve imtiyaz tanımamak.
11- Emekçi kesimler çıkarına adil bir toprak reformu yapmak.
12- Yoksul köylülerin tefeciye ve bankalara olan bütün borçlarını iptal etmek.
13- Toplumun demokratikleştirilmesinin bir parçası olarak, emekçi halkın ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda örgütlenmesinin önündeki engelleri kaldırmak ve bu konularda yasal statü geliştirmek.
14- İşçilere yeni iş alanlarını yaratmak, işçilerin bedenen ve fikren gelişmesine önem vermek ve sekiz saatlik işgününün uygulanmasına çalışmak.
15- Sömürgeciliğin adli sistemini dağıtmak ve yerine demokratik bir adli sis-temi geliştirmek.
16- Kadın üzerindeki her türlü köleci baskıya son vermek, toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamak, büyük toplumsal dev-rim dinamiği halinde olan kadın kesiminin bu gerçeğini doğru ele alıp eyleme dökmek.
17- Azınlık, milliyet ve dinsel gruplar üzerindeki her türlü baskıya son vermek, milliyetçiliğe düşmeden her kültüre özgürlük ve destek sağlamak ve onları bir zenginlik olarak görüp geliştirmek.
C) Bağımsız bir ekonomik yapı inşa etmek. Bunun için:
18- Ekonomiyi merkezi bir planlama ile yönlendirmek.
19- Kamu mülkiyeti ile devlet kapitalizmini birbirinden ayırmak ve devlet kapitalizmi biçimine karşı çıkmak. Bilimde, siyasette ve üretimde topluma verdiği kadar almak ilkesini hayata geçirip egemen kılmak.
20- Kamu mülkiyetinde ağır sanayinin geliştirilmesine öncelik tanımak.
21- Yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını, ulaşım, ticaret, bankacılık, kitle haberleşme araçları ve benzerlerini kamu mülkiyetinde işletmek.
22- Köylülüğü kooperatifleştirmeye teşvik etmek ve desteklemek.
23- Toplumun gelişmesinde yararlı olabilecek özel girişimciliği serbest bırakıp, yardım ve destek vermek.
D) Sömürgeci eğitim ve kültür kurumlarının yerine ulusal eğitim ve kültür kurumlarını oluşturmak. Kürtçe'nin bütün lehçelerinin gelişmesine fırsat ve imkan tanımak ve birinin ulusal dil haline gelmesini teşvik etmek. Kürt dili, edebiyatı ve tarihi alanlarında yoğun bir araştırma ve örgütlendirme çabasına girişmek. Bütün halka okur-yazar olma imkanını tanımak.
E) Kürdistan devrimi ve birliği için:
24- Her parçadaki devrimi esas olarak o parçada yaşayan halkın eseri olarak görmek.
25- Her parçada yaşayan halkı, sömürgeci devlet aygıtıyla "özerklik" veya "otonomi" adı altında birtakım reformlarla uzlaştırma çabalarına karşı mücadele etmek.
26- Her parçada mücadele veren devrimci güçler arasında en sıkı destek ve dayanışmanın sağlanmasına çalışmak.
27- Her parçada devrimci çizginin başarısı için çaba harcamak.
28- Birlik için her parçadaki halkın öz iradesini esas almak.
29- Dünyanın çeşitli yerlerine savrulan Kürtlerin demokratik halklarını savunan, onları ilerici insanlıkla ve Kürdistan'daki mücadeleyle birleştiren ve Kürdistan'a yeniden dönüşün koşullarını hazırlayan bir yaklaşım içinde olmak.
F) Komşu halklarla olan ilişkilerde ve uluslararası sorunlarda proleter enter- nasyonalizmini uygulamak. Bunun için:
30- Komşu halkların devrimci güçleri ile olan ilişkilerde, ülke ayrımı temeli üzerinde her devrimci hareketin kendi ülkesindeki devrimden sorumlu olacağı ilkesini hakim kılmak ve bu temelde çeşitli düzeylerde ortak mücadelelere girişmek.
31- Komşu halklarla birlik, her halkın bağımsız ve özgür olmasından geçer. Bu temel ilke üzerinde gerçekleşmeyen bütün zoraki birliklerin parçalanması için amansız bir mücadele vermek. Başta Türkiye halkı olmak üzere komşu halklarla ilişkileri "Ortadoğu Federasyonu" anlayışı çerçevesinde geliştirmek.
32- Bağımsız ülkeler ve ulusal kurtuluş hareketleriyle ilişki, dünyanın her tarafındaki işçi sınıfı hareketleri ve devrimci güçlerle ittifak, her alandaki demok-ratik, anti-faşist, çevreci ve hümanist çevrelerle dayanışma içinde olmak.»
24 Ocak 1995
PKK 5. Kongresi