GERİLLA GÜNLÜĞÜ
-1-
KASIM 1966
7 Kasım
Bugün yeni bir dönem başlıyor. Çiftliğe gece vardık. Yolculuk iyi geçti sayılır. Pachungo[1] ve ben, kılığımızı iyice değiştirip, Cochabamba'dan geçtik. Orada gerekli bağlantıları kurduktan sonra iki gün sürecek bir yolculuğa çıkmak üzere ciplere atladık.8 Kasım
9 Kasım
Yeni birşey yok. Tumaini ile çevreyi tanıyabilmek için Nacahuasu ırmağı boyunca ilerledik (pek ırmak da denemez, aslında bir dere) fakat kaynağına kadar çıkamadık. Kıyıları sarp kayalık ve bölgenin meskûn olmadığı belli. Uygun bir disiplin tutturulabilirse burada uzun süre kalınabilir. Öğleden sonra yağan bir sağanak bizleri makiden çıkıp eve sığınmaya zorladı. Bedenimden 6 sakırga ayıkladım.10 Kasım
Pachungo ve Pombo, bolivyah arkadaşlardan Serafin'le birlikte çevreyi tanımaya çıktılar. Bizden biraz daha uzağa gitmişler ve ırmağın dirsek çevirdiği bir yerde, uygun gibi görünen (sayfa 26) bir sel yatağı bulmuşlar. Dönüşte, evin çevresinde dolaşmışlar ve alış-verişe çıkanlarla birlikte dönen Arganaraz'ın şoförü onları görmüş. Onları şiddetle azarladım, yarın makiye taşınmaya ve kampı orada kurmaya karar verdik. Tumaini görünmekten çekinmiyor, onu zaten biliyorlar, çünkü o, kendini çiftlikte çalışan bir işçi olarak tanıtmıştı. Durum büyük bir hızla kötüleşiyor; bakalım adamlarımızın bize ulaşmasına olanak verecek mi? Ancak onlar geldikten sonra rahat edeceğim.11 Kasım
Geceyi, evin öbür yanındaki yeni kampımızda geçirdiğimiz bugün de, bir yenilik getirmedi.12 Kasım
Bugün de bir yenilik yok. İkinci grubun altı adamı geldikten sonra yerleşeceğimiz kamp yerini belirlemek için, kısa bir keşif yürüyüşüne çıktık. Seçtiğimiz yer, mezarlıktan birkaç yüz metre uzaktaki bir tepeciğin üstünde ve bir mağaraya yakın. Orasını, yiyecek ve malzememizi saklamak için, mahzen gibi kullanabiliriz. Bize katılacak olan, iki kişilik üç gruptan ilki, nerdeyse bize ulaşıyor olmalı. Dökülen saçlarım, seyrek da olsa uzamaya, akları sararıp kaybolmaya başladı; sakalım da uzuyor, İki aya varmaz, eski halimi alırım.13 Kasım
Pazar. Birkaç avcı, kampımızın yakınından geçiyor; bunlar Arganaraz'ın ırgatları. Genç ve bekar dağlılar, tam aradığımız gibi ve patronlarından da nefret ediyorlar. Bize, buradan (sayfa 27) 8 fersah ötede, dere boyunda evler ve içinde suyu olan bazı sel yatakları bulunduğunu söylediler. Bugün için hepsi bu kadar.14 Kasım
Kamp kuralı bir hafta oldu. Pachungo daha alışamamış gibi biraz hüzünlü görünüyor, ama artık kendisini toparlaması gerekir. Tehlikeli olabilecek eşyaları saklamak ve bir tünel açmak için bugün kazıya başladık. Bunu, dallardan kafesler altında gizleyecek ve nemden korumaya bakacağız. Birbuçuk metrelik delik kazıldı bile, tünele de başladık.15 Kasım
Dehliz içinde çalışıyoruz hep: Sabahleyin Pombo ve Pachungo, öğleden sonra Tumaini ve ben. Saat 6'da, çalışmaya son verdiğimizde 2 metre derinliği bulmuştu. Yarın bitereceğimizi, açıkta kalması tehlikeli olabilecek ne varsa oraya yerleştireceğimizi umuyoruz. Gece yağmur, plastik örtü kısa olduğundan hamağımı ıslattı ve beni kalkmaya zorladı. Yeni birşey olmadı.16 Kasım
Tünel bitti ve kamufle edildi. Şimdi yolu gizlemek gerekiyor; ne var ne yok taşıyoruz, yarın da girişi dallarla ve balçıkla tıkayacağız. 1 numarayla gösterdiğimiz tünelin planı 1 nolu belge arasında. Başka bir yenilik yok, yarmdan itibaren La Paz'dan gelecek haberleri rahatça bekleyebiliriz.17 Kasım
Tüneli, ev halkı için ele verici sayılabilecek eşyalar ve konserve olarak saklayacağımız yiyeceklerle doldurduk. Kamuflajı fena sayılmaz.18 Kasım
La Paz'dan haber yok. Pachungo ve Pombo, sel yatağında bir keşfe daha çıktılar, ama dilediğimiz kamp yerinin burası olduğuna pek inanmıyorlar. Pazartesi bir de Tumaini ile gideceğiz. Arganaraz, yolu açmak için ırmaktan birkaç taş çıkarmaya geldi ve epeyce durdu. Burada kaldığımızı sezmediğini sanıyorum. Herşey tekdüzelik içinde geçiyor. Sivrisinek ve sakırgalar iltihaplı yaralar açmaya başladı. Şafakta, soğuk iyiden iyiye duyuluyor.19 Kasım
La Paz'dan haber alamadık. Burada da bir yenilik yok, zamanımız içerde geçiyor. Bugün cumartesi, yörede çok avcı var.20 Kasım
Marcos ve Rolando öğleyin geldiler. Şimdi 6 kişiyiz. Yolculuk ayrıntılarıyle anlatıldı. Haberi ancak bir hafta önce aldıkları için geç kalmışlar. En kısa yoldan, Sao Paulo'dan geçtikleri için ilk onlar gelmiş. Öteki dört kişiyi bir haftadan önce beklememeliyiz.21 Kasım
Genişleyen grubun ilk günü. Bardaktan boşanırcasrna yağmur yağdı. Yeni yerimize taşınırken sırılsıklam olduk. İşte artık yerleştik. Çadırımız bir kamyon örtüsüymüş, su alıyor, ama yine de biraz koruyor. Hamağımızla naylon örtüsü de (sayfa 29) yanımızda. Birkaç silah daha geçti elimize. Marcos'un bir Garand'ı var, Rolando'ya da depodan bir M-1 verilecek. Jorge bize katıldı ama evde kaldı, çiftliğin onarım işlerini gözetecek. Rodolfo'dan, güvenilir bir tarım uzmanı bulmasını, istedim. Burada kalışımızın olanaklar elverdiğince uzun sürmesi için her çareye başvuracağız.22 Kasım
Dere yatağını incelemek için Tuma, Jorge ve ben ırmak boyunu (Nacahuasu) izleyerek dolaştık. Dünkü yağmurdan sonra nehir tanınmaz hale gelmişti ve istediğimiz yere varmamız güç oldu. Ağzı iyice daralmış bir su akıntısı, gerekli şekilde düzenlenirse sürekli bir kamp yeri olmaya elverişli. Döndüğümüzde saat dokuzu geçiyordu. Burada bir yenilik yok.23 Kasım
Can sıkıcı bir ziyaret ya da bir incelemeye çıkan olursa, önceden haber alalım diye, çiftliğe hakim bir yerde, bir gözetleme yeri yaptık. İki kişi taramaya çıkacağına göre geridekilere üçer saatlik nöbet düşüyor. Pombo ve Marcos kamp yerimizden dere yatağına uzanan araziyi iyice taramışlar.24 Kasım
Pacho ile Rolando, sel yatağım incelemeye gittiler. Yarın dönecekler.25 Kasım
Gözetleme yerinden haber var: Bir cip gelmiş, içinde iki ya da üç kişi oturuyormuş. Sıtma mücadele servisinden olduklarım sonra anladık, bizden kan alır almaz gittiler. Pacho ile (sayfa 30)26 Kasım
Bugün Cumartesi, yine kapanacağız. Jorge'ye, atla nehrin yatağında bir keşfe çıkmasını ve sonuna dek gitmesini söyledim. Hayvan burada değilmiş, bir at istemek için 20-25 km uzağa, Don Remberto'ya yaya olarak gitti. Gece dönmedi. La Paz'dan haber yok.27 Kasım
Jorge daha dönmedi. Bütün gece nöbet tutmalarını emrettim. Fakat 9'da La Paz'dan ilk cip döndü. Coco ile birlikte üç kişi daha gelmişti: Joaquin, Urbano ve bolivyalı bir tıp öğrencisi olan Ernesto. O da bizimle kalacakmış. Coco bir yolculuk daha yaptı; Ricardo, Braulio ve Miguel'den başka, bir de bolivyalı getirdi, İnti, bizimle kalacakmış. Şimdi 12 kişiyiz ve Jorge, çiftliğin efendisi rolünde. Bağlantıları Coco ile Rodolfo sağlıyor. Ricardo can sıkıcı bir haber getirdi. El Chino Bolivya'daymış, beni görmek ve 20 adam göndermek istiyormuş. Yalnız bir sakınca var, Estanislao'ya[5] danışmadan mücadeleye çokuluslu bir nitelik vermek doğru olmayacak. Sonunda şu karara vardık: Santa Cruz'a gidilecek ve Coco onu alıp buraya getirecek. Coco ve öteki cipi alıp La Paz'a kadar uzanacak olan Ricardo şafakta yola çıktılar. Coco giderken Remberto'ya da uğrayacak ve "Jorge'ye ne oldu?" diye, soracak.28 Kasım
Jorge, bu sabah da ortaya çıkmadı ve Coco da görünmedi. Sonra geç döndüler, Jorge meğer Remberto'nun evinde kalmış.29 Kasım
Nehrin topografik durumunu ve gelecekte kamp yerimiz olacak ırmak yatağını incelemeye gittik. Grup Tümaini, Urbano, İnti ve benden kurulmuştu.30 Kasım
Marcos, Pacho, Miguel ve Pombo, daha uzak bir yerde bulunan bir nehri incelemek için çıktılar. Yine çok yağmur yağdı. Evde yeni birşey yok.-2-
ARALIK 1966
1 Aralık
Gün yenilik getirmedi. Marcos ve arkadaşları akşam döndüler; öngörülenden de uzak bir mesafeye gitmişler, bir tepeden öbürüne. Sabahın saat ikisinde Coco'nun biriyle döndüğünü bana duyurdular. Bununla görüşmeyi yarına bıraktım.2 Aralık
El Chino erkenden yanıma geldi, uzun uzun içini döktü.3 Aralık
Yeni birşey yok. Cumartesi olduğu için keşfe de çıkmadık. Mal sahibinin üç işçisi, Lagunillas'a alış-verişe gitti.4 Aralık
Yeni birşey yok. Bugün pazar, herkes uslu uslu oturuyor. Bize katılacak bolivyahlar ve savaş karşısındaki tutumumuz konusunda konuştuk.5 Aralık
Yeni birşey yok. Çıkacaktık ama bütün gün yağmur yağdı. Loro'nun, haber vermeden attığı birkaç kurşun, bizi alarma geçirdi.6 Aralık
Birinci dere yatağında açacağımız ikinci tünele başlamak için çıktık. Apolinar[6], İnti, Urbano, Miguel ve ben çalıştık. Turna düşeli, -yürüyemediği için- onun yerini Miguel aldı. Apolinar, gerilla birliğine katılmayı düşünüyor ama La Paz'a gidip bazı özel işlerini halletmek de istiyor. Olur, dedik, ama biraz beklemesi gerekir. Saat ll'e doğru dereye vardık, önce gizli bir patika açtık, sonra da mahzen için uygun bir yer aradık; arazi çok taşlık, üstelik dere de yer yer kurumuş, uzakta, çakıllı bir vadide akıyor. Keşif işini ertesi güne bırakıyoruz. (sayfa 34)7 Aralık
Miguel ile Apolinar, uygun bir yer buldular ve hemen bir tünel kazmaya başladılar, araçlar işe yaramıyor. İnti'yle Urbano, elleri boş döndüler, fakat akşam Urbano M-1'iyle yabani bir tavuskuşu vurdu; yemeğimizi yemiş olduğumuzdan, bunu ertesi güne sakladık.8 Aralık
İnti ile dereye hakim bir noktada, bir düzlüğe kadar gittik. Miguel'le Urbano, kazmaya devam ettiler. Öğleden sonra Apolinar, Miguel'in yerini aldı. Karanlık basarken Marcos, Pombo ve Pacho döndüler; bu sonuncusu çok geriden geldi ve bitkindi. Marcos, düzelmezse, onu öncülükten almamı istedi. Plan IFdeki mahzene giden yolun krokisini çizdim. Burada bulundukları sürece yapacakları en önemli işlerin neler olduğunu gösterdim. Miguel onlarla kaldı, biz yarın yine oraya döneceğiz.9 Aralık
Sabah yola çıktık, ağır ağır yürüyerek öğleye doğru oraya vardık. Pacho, grup döndüğünde orada kalma emrini aldı. İkinci kampa varmak istedik ama olmadı. Yeni birşey yok.10 Aralık
Evde yaptığımız ilk ekmekten başka yeni birşey yok. Jorge ve İnti ile acele birkaç işten sözettik. La Paz'dan haber çıkmadı.11 Aralık
Gün, yeni birşey olmadan geçti, fakat akşama doğru Coco, (sayfa 35) Papi ile çıkageldi. Beraberlerinde Alejandro ve Arturo'yu, bir de Carlos adlı bir bolivyalıyı getirmişlerdi. Öteki cip her zamanki gibi yolun üstünde kaldı. Daha sonra doktor Moro'yu,[7] Benigno'yu ve iki bolivyalıyı daha getirdiler. Bunlar Caranavi malikanesinden iki camba[8]. Akşam, herzamanki gibi yolculuktan ve şimdiye dek gelmiş olmaları gereken Antonio[9] ve Felix[10]'den konuşuldu. Papi ile tartışıldı ve onun Renan[11] ile Tania'yı getirmek üzere iki yolculuk daha yapması kararlaştırıldı. Evler ve depolar tasfiye edilecek, Sanchez'e 1000 pesoluk bir yardım yapılacak. Kamyonet onda kalacak, biz de ciplerden birini Tania'ya devredip ötekini alıkoyacağız. İş, silahlan taşımak için yapılacak yolculuğa kalıyor. Ona, göze batacak aktarmalardan kaçınılması için, bütün silahları aynı cipe doldurmasını emrettim. El Chino Küba'ya doğru yola çıktı; çok heyecanlı görünüyor, dönüşte buradan geçmeyi tasarlıyor. Coco, Camiri'den yiyecek getirmek için burada kaldı ve La Paz'a, Papi gilti. Tehlikeli birşey oldu: Valle Grande'dcn bir avcı ayak izlerimizi görmüş, Pombo'nun kaybettiği eldiven tekini bulmuş, ya da birini görmüş olabilir. Bu planlarımızı değiştirmemizi, artık çok dikkatli olmamızı gerektiriyor. Yarın Pombo, avlanmak için kurduğu tuzakları göstermek üzere Antonio ile çıkacak. İnti, bana, buraya gelir gelmez Küba'nın savaşımıza katılması konusunda tartışmalar açan ve Parti'nin bizimle birleşmemesi halinde bizlere katılmayacağını söyleyen öğrenci Carlos hakkındaki kuşkularını anlattı. Rodolfo, böyle şeylerin kötü yorumdan ileri geldiğini söyleyerek "cehenneme kadar yolu var," deyip çıktı.12 Aralık
Bütün grubu toplayıp savaşın gerçeklerinden sözettim.(syfa 36) Tek elden yönetim ve disiplin üzerinde ısrarla durdum; değişik bir yol tutmak ve parti disiplinine karşı gelmekle yüklendikleri sorumluluğu bolivyalılara hatırlattım. Atamalar da yaptım: Joaquin'i[12] askeri şef yardımcılığına, Rolando ve İnti'yi komiserliğe, Alejandro'yu harekat şefliğine, Pombo'yu levazım şefliğine, İnti'yi maliyeye, Nato'yu ikmal ve silahlanmaya, Moro'yu geçici olarak tıbbi servise atadım. Rolando ve Braulio, Valle Grande avcısı tuzaklarını kuruncaya ya da Antonio ile keşfe çıkıncaya kadar rahat durmalarını gruba bildirmeye gittiler. Akşam döndüler, tuzak uzakta değilmiş. Avcıyı, bir şişe singani içirip sarhoş etmişler, adam, hayatından hoşnut olarak çıkıp gitmiş. Coco, Caranavi'den gerekli ikmalle döndü, ama Lagunillas'da onu görenler ve bu kadar çok şeyi birden aldığına şaşanlar olmuş.13 Aralık
Joaquin, Carlos ve Doktor, Rolando'yla Braulio'nun yanına gittiler. Pombo da onlara katıldı, ama aynı gün dönmek emriyle. Yolu kapattım ve nehre ulaşan başka bir yol açtırdım. Bu öyle başarılı oldu ki Pombo, Miguel ve Pacho dönüşte kaybolup aynı yoldan devam ettiler.14 Aralık
Bugün de yeni bir şey yok. Valle Grandeli avcı daha önce söylenenin tersine dün kurduğu tuzağı görmek için gelmiş, eve uğradı. Kuşku uyandırmamak için Antonio'ya ormanda açtığımız yolu gösterip ordan geçirmesini, söyledik. (sayfa 37)15 Aralık
Yeni birşey yok. İkinci kamp yerine kesin olarak yerleşmek için harekete geçmeye karar verdik (8 kişi).16 Aralık
Pombo, Urbano, Turna, Alejandro, Moro, Arturo, İnti ve ben kesin olarak yerleşmek üzere bu sabah yüklenip yola çıktık. Yol üç saat sürdü. Rolando bizimle kaldı. Joaquin, Braulio, Carlos ve Doktor döndüler. Carlos iyi yürüyüşçü ve çalışkan. Moro'yla Turna, nehirde, koca balıkların kaynaştığı bir köşe bulup onyedi tane yakaladılar, doya doya yedik. Moro, balık tutayım derken elini yaralamış. Birinci mahzen bittiğinden, ikinciye uygun düşecek bir yer aradık ve faaliyeti yarın sabaha değin durdurmaya karar verdik. Moro ve İnti avlanmaya çıktılar, geceyi pusuda geçirecekler.17 Aralık
Moro'yla İnti, olup olacağı bir yaban tavuskuşu avlamışlar. Biz, Turna, Rolando ve ben ikinci mahzeni kazmaya uğraşıyoruz, belki yarın biter. Arturo ve Pombo radyoyu kuracakları uygun bir yer aradılar ve sonra da, kötü durumda olan yolu açmaya koyuldular. Akşam yağmur yağmaya başladı sabaha kadar da dinmedi.18 Aralık
Yağmur bütün gün sürdü, fakat biz mahzene devam ettik; dilediğimiz 2,5 metreye ulaşmamıza az kaldı. Radyo düzeneğini kurmak için tepeyi inceledik. Elverişli gibi görünüyor ama, bakalım uygulamada iyi sonuç verecek mi?19 Aralık
Hava yine yağmurlu ve gezintiye çıkma isteği vermiyor, ama ll'e doğru Braulio'yla Nato geldi; nehir derin olmasına karşın, geçilebilirmiş. Tam çıkarken yerleşmeye gelen Marcos (sayfa 38) ve öncüleriyle karşılaştık. Yönetim onda kalacak. Olanaklarına göre üç-beş adam göndermesi emredildi. Yol üç saatten biraz fazla sürdü.20 Aralık
Bazı noktalar tartışıldı. Alejandro yönetimindeki ikinci kampta kalacak olan grup geldiğinde, bütün emirler verilmişti. Yol üstünde ateş edilerek vurulmuş ve ayağında bir kement bulunan bir av hayvanı gördüklerini söylediler. Joacjuin bir saat önce oradan geçmiş ama birşey görmemişti. Valle Grande avcısı hayvanı oraya dek sürüklemiş sonra bilemediğimiz bir nedenle kaçıp avı orada bırakmış olacak diye düşündük. Avcıyı yakalayıp getirmeleri için iki kişi gönderdik; arkalarına da bir bekçi taktık. Az sonra, av hayvanının epey zaman önce öldüğünü ve kurtlanmış olduğunu öğrendik, Joaquin de onu görmüş olduğunu hatırladı. Coco ile Loro, avcıyı yakalayıp getirdiler ve hayvanı gösterdiler. Birkaç gün önce vurmuş olduğunu, söyledi. Bu da böylece kapandı.21 Aralık
El Loro, keşifçinin yaptığı planlan bana bırakmadığı için, Yaqui'ye dek yolun nasıl olduğunu bilmiyordum.22 Aralık
Radyonun mahzenine başladık. Önce herşey iyi gitti, toprak yumuşaktı, ama biraz sonra, bir kaya tabakasıa rastladık, bu yüzden ilerleyemedik. Radyo takımını ağır olduğu halde oraya kadar taşıdılar, ama benzinimiz olmadığı için deneyemedik. Loro, kart göndermediğini, haberlerin sözlü olduğunu ve yarın gelip kendisi anlatacağını bildirdi. (sayfa 40)23 Aralık
Pombo, Alejandro ve ben, soldaki toprak yığınından oluşan yüksekliği keşfe çıktık. Bir yol açmak gerekiyor, fakat olduğu gibi de kullanabileceğimizi sanıyoruz. Joaquin iki arkadaşıyla geldi. Loro gelemeyecekmiş, çünkü domuzun biri kaçmış ve onu aramaya çıkmış. Lagunillaslı'nın hangi yolu tuttuğundan daha haber alamadık.24 Aralık
Noel geldi, sabahlayarak kutlayacağız. İçimizde ilk kez yolculuğa çıkanlar var, bunlar geç döndüler, ama sonunda hep biraraya geldik ve iyi eğlendik; hatta bazıları biraz kaçırdılar. Loro Lagunillaslı'nın yolculuğunun istenen sonucu vermediğini, ancak bir kroki elde ettiğini söyledi; o da çok belirsizmiş.25 Aralık
Yine çalışmaya koyulduk, kampa dönmedik. Oraya, bolivyalı doktorun önerisi üzerine C-26 adını verdik. Marcos, Benigno ve El Camba sağdaki dolma araziye gittiler, gece geç vakit döndüler ve yoldan iki saat uzaklıkta kurak bir ova gördüklerini anlattılar; yarın oraya gidecekler. Camba hasta döndü. Miguel ve Pacho sol kısımda yanıltmaya yarayan birkaç yolla, radyonun mağarasına ulaşan bir yol açtılar. İnti, Antonio, Tuma ve ben radyo mahzenine devam ettik; zor ilerliyor, çünkü arazi taşlık. Artçılar kamp yerlerini kendileri düzenliyor ve nehrin iki ucuna hakim bir noktada bir gözetleme yeri yapıyorlar; seçtikleri yer çok iyi.26 Aralık
İnti ile Carlos, haritada Yaki diye gösterilen yere değin keşfe çıktılar; iki gün sürecek bir yolculuk. Rolando, Alejandro ve Pombo, çok zor ilerleyen mahzen işinde çalıştılar. Pacho'yla ben, Miguel'in yaptığı yolu görmeye gittik, dolma (sayfa 41) topraktan oluşan yere giden yolu açma çalışmasını sürdürmeye değmez. Mahzene uzanan yol fena değil ve bulunması da zor. İki engerek yılanı öldürdük, bir tane de dün öldürmüştük. Galiba çevrede çok var. Turna, Arturo, El Rubio ve An-tonio ava çıktılar, Braulio ve Nato öbür kampta nöbetçi kaldılar. Loro'nun arabasının döndüğünü anlattılar ve Monje'nin geldiğini bildiren bir yazı getirdiler. Marcos, Miguel ve Benigno, dolma toprak yolu genişletmeye gittiler, akşam da dönmediler.27 Aralık
Marcos'u bulmak için Turna ile yola çıktık; sol kıyıdan doğuya doğru inen bir sel çukuruna kadar ikibuçuk saat yürüdük; izleri sürerek dik bir yokuştan indik. Bu yol bizi kampa götürür sanmıştım, ama boş yere saatlerce yürüdük. Saat 5'ten sonra birinci kamp yerinden 5 km uzaklıkta, Nacahuasu'ya vardık, saat 7'de de kampımıza. Marcos'un geceyi orada geçirdiğini öğrendik. Marcos'la yanındakilerin izleyeceği yolu tahmin ettim, ama kimseye birşey söylemedim. Cipi harap durumda bulduk. Loro, yedekparça aramak için Camiri'ye gitmişti. Nato'ya bakılırsa, direksiyonda uyuya kalmış.28 Aralık
Urbano ve Antonio beni arıyorlarmış; biz kampa gitmek üzere çıkarken vardılar, Marcos ve Miguel, dolma topraktan yapılmış setten kampa uzanacak yolu yapmaya gittiler. Daha gelmediler. Benigno ve Pombo, beni aramaya çıkmışlar ve tam yolumuzu izlemişler. Kampa vardığımda Marcos ile Miguel'e rastladım; kampa dönememiş ve geceyi dışarda geçirmişler; Miguel bana gösterilen davranıştan yakındı. Yakınma temelde Joaquin, Alejandro ve doktora yöneltiliyordu galiba. İnti ile Carlos döndüler, kimseye rastlayamamışlar. Yalnızca boş. bir ev varmış. Haritada Yaki diye gösterilen yerin burası olmadığı kanısına varmışlar. (sayfa 42)29 Aralık
Marcos, Miguel, Alejandro ve ben, durumu daha iyi kavramak için çıplak tepeye gittik. Burası Pampa del Tigre'nin başlangıcı olsa gerek. Yaklaşık 1500 metre yükseklikte bulunan, dorukları çıplak ve eşit yükseklikte sıradağlar. Bu dağlar, Nacahuasu'ya doğru bir eğri çizdiğinden, soldaki toprak seti dinamitle yıkmak gerekiyor.İndik ve kampa biri yirmi geçe vardık, malzemeleri taşımak için 8 kişi gönderildi ama, yine de hepsini getiremediler. El Rubio ile doktor, Braulio ve Nato'nun yerini aldılar, bu sonuncusu gelmeden önce yeni bir yol yaptı, bu yol, birkaç taşla dere üzerinden ve ormandan geçiyor: çakıllı olduğu için ayak izi bırakma tehlikesi yok. Mahzen için çalışılmadı. Loro, Camiri'ye gitmek üzere yola çıktı.30 Aralık
Yağan yağmurla ırmak kabarmış olduğu halde, birinci kampı tasfiye etmek için 4 kişi yola çıktı; arkamızda kuşku uyandıracak hiçbir şey bırakmadık.Dışardan haber gelmedi. Altı kişi, iki kez mahzene gittiler ve saklanacak ne var ne yok oraya taşıdılar. Çamur henüz çok yumuşak olduğu için fırının yapımı bitmedi.31 Aralık
Saat 7.30'da doktor, Monje'nin geldiğini haber verdi. İnti, Turna, Urbano ve Arturo ile gittim. Karşılaşma dostça, fakat gergin oldu, çünkü benim soramadığım fakat onun cevaplandırması gereken bir soru vardı: "Ne istiyorsun?" Yanında, Pan Divino[13], talimat almaya gelen Tania ile artık bizimle kalacak olan Ricardo vardı.-3-
OCAK 1967
1 Ocak
Bu sabah, Monje, benimle tartışmaya girişmeden, yola çıkacağını ve 8 Ocak'ta Parti yönetiminden istifa edeceğini bildirdi. Görevinin bittiği kanısındaymış. Asılmaya gider gibi gitti. Öyle sanıyorum ki, Coco'dan, stratejiyle ilgili konularda kararımın kesin olduğunu öğrenmiş. Demek ki, bizimle hesabı kesmek için bu nokta üzerinde bile bile durdu. Çünkü söyledikleri tutarsız.2 Ocak.
Bütün sabahı mektubu şifrelemekte geçirdik. Çocuklar (Sanchez, Coco ve Tania), Fidel'in radyodaki konuşmasını dinledikten sonra, akşamüstüne doğru yola çıktılar. Fidel bizlerden öyle sözetti ki, bizleri davaya daha da bağladı, daha fazlası olabilirse, tabii.3 Ocak
Mahzende tavan yapmaya uğraşıyoruz ama başaramıyoruz, bu iş yarın bitmeli. Öteberiyi almaya iki kişi gitti; bunlar herkesin dün gece yola çıkmış olduğu haberiyle döndüler. Geri kalan arkadaşlar mutfağın tavanını yapmaya uğraştılar. Sonunda bu iş de bitti.6 Ocak
Sabahleyin Marcos, Joaquin, Alejandro, İnti ve ben çıplak tepeye gittik. Orada şöyle bir karar aldım; Marcos, Camba ve Pacho kimseye görünmeden Nacaheasu'ya sağdan ulaşmaya (sayfa 46) çalışacaklar. Miguel, Braulio ve Aniceto toprak sette bir geçit arayıp ana yolu açacaklar; Joaquin, Benigno ve İnti, Frias'a doğru bir geçit arayacaklar. Bu ırmağın akışı, haritaya göre Nacahuasu'nunkine paralel olup Pampa del Tigre olduğunu sandığımız vadinin karşı yönünde.7 Ocak
Keşifçiler yola çıktılar. "Gondola"[15] yalnızca Alejandro ve Nato'dan kurulu, ötekiler içerdeki işlerle uğraşıyorlar, radyo takımını ve Arturo'nun bütün eşyalarını getirdiler; mahzene bir tavan daha yaptılar. Derenin üzerinde küçük'bir köprü kurarak su kuyularını düzelttiler. (sayfa 47)10 Ocak
Eski kampın bekçileri değiştirildi, Carlos ve Doktor'un yerini Rubio ve Apolinar aldı. Irmak alçalmaya başladı, ama hâlâ kabarık. Loro, Santa Cruz'a gitti ve daha dönmedi.11 Ocak
Antonio, Carlos ve Arturo ile ilerideki akarsuya doğru keşfe çıktı, akşamüstü geri döndü. İşe yarar tek bilgi, derenin mera karşısındaki avlandığımız yerden Nacahuasu'ya döküldüğü.12 Ocak
"Gondola" yi, kalanları da getirmesi için yolladık. Loro daha gelmedi. Irmağımızın vadilerini tırmanma denemeleri yaptık. Yamaçlardan dolaşmamız iki saat, doğrudan tepeye tırmanmamız yalnızca 7 dakika sürdü; bu durumdan savunmada yararlanmalıyız.13 Ocak
Marcos'la konuştum. Bolivyalıların önünde eleştirilmiş olmaktan yakındı. Gerekçelerinin hiçbir temeli yok. Heyecanlılığı dikkat çekici. Gerisi belirsiz.14 Ocak
Marcos, Benigno dışındaki öncüleriyle toprak kulübe yapmak için ırmağa indi. Akşam dönmesi gerekirken yağmur yüzünden, işini bitiremeden geldi.15 Ocak
Kentteki kadroya verilecek talimatı kaleme almak için kampta kaldım. Pazar olduğu için yarım gün çalıştık. Marcos ve öncüler toprak kulübenin, artçılar ve merkezdekıler siperlerin yapımını sürdürdüler, Ricardo, Urbano ve Antonio ise dünkü yolu düzeltmekle uğraştılar, başaramadılar, çünkü ırmağa bakan vadi ile tümsek arasında sivri bir kayalık var.16 Ocak
Siper işi sürdürüldü, ama hâlâ tamamlanmadı. Marcos işini bitirdi sayılır, oldukça iyi bir kulübe yaptı. Doktor ve Carlos, Braulio ve Pedro'nun yerini almaya gittiler. Geldiklerinde Loro'nun dönmüş olduğu haberini getirdiler, katırlarla geldiğini ve Aniceto onu karşılamaya gittiği halde, daha kimseye görünmediğini söylediler.17 Ocak
Durgun bir gün. Birinci hattın siperleri ve küçük toprak barınak bitti.18 Ocak
Güneş, bulutlar arasından yükseldi. Siperleri denetlemeye gitmedim. Urbano, Nato, Doktor (Moro) İnti, Aniceto ve Braulio bir "gondola" oluşturdu. Alejandro kendini pek iyi hissetmediğinden çalışmadı.19 Ocak
Gün, kampın savunması ve düzenlenmesi gibi herzamanki işlerle başladı. Miguel, sıtma olduğu hemen anlaşılan ateş (sayfa 51) ve öteki belirtilerle yattı. Bende de, bütün gün bir kırıklık vardı, fakat hastalık belirtisi henüz yok.20 Ocak
Mevzileri denetledim ve dün gece anlatılan planın uygulanması için gerekli emirleri yazdırdım. Plan, ırmağa yakın bir kesimin en seri biçimde savunulması temeline dayanıyordu. Bu bölge, artçıların bulunduğu yerle birleşen ve öncülerden bazılarıyla birlikte, ırmağa paralel yollardan saldırıya geçilmesini sağlayan öteki bölgeyle bağlantılı.21 Ocak
Ufak bir çarpışma denemesi yaptık, aksaklıklar var ama genellikle iyi, en zayıf noktamız, geri çekilme, buna biraz çalışmalıyız.22 Ocak
Onüç kişilik bir "gondola", Pedro ve El Rubio'dan nöbeti almaya giden Braulio ve Walter'le birlikte yola çıktı. Öğleden sonra döndüler, ama hepsini taşıyamamışlar. Orada herşey yolunda gidiyormuş. Dönüşte El Rubio düşmüş; tehlikeli sonuçlan olmadı, ama görülecek şeymiş.23 Ocak
Kamptaki işler ve yapılması gerekli birkaç keşif bölüşüldü: İnti ve Rolando, gerektiği zaman Doktor'un bir yaralıyla gizlenmesine elverişli bir sığınak aramaya koyuldular. Marcos, Urbano ve ben, Arganaraz'ın evini gözetlememize yarayacak bir yer bulmak için karşıki tepeyi incelemeye gittik. Oldukça iyi bir yer bulduk.24 Ocak
"Gondola" yedi kişi olarak yola çıktı; eşya ve mısır alıp erkenden döndü; bu kez ıslanan Joaquin olmuş ve tüfeğini kaybetmiş, ama sonra bulmuş. Loro döndü ve saklandı bile. Coco ve Antonio hâlâ dışardalar. Yarın ya da öbür gün Guevara ile geleceklermiş.25 Ocak
Bize saldıracak olanların arkamıza ulaşacağı yolu incelemek için Marcos'la yola çıktık. Oraya ancak bir saatte varabildik, fakat yer çok iyi.26 Ocak
İkinci mahzeni kazmaya daha yeni başlamıştık, Guevara ile Loyola'nın geldiğini haber verdiler. Saat 12.00'de oraya ulaştık. Bizi bekledikleri orta kamptaki ufak eve gittik.27 Ocak
Ne var, ne yok hepsinin taşınması için kalabalık bir "gondola" gönderdik, fakat hâlâ birşeyler kalmış. Coco ve habercilerin gece yola çıkmaları gerekti. Onlar Camiri'de kalacaklar ve Coco, şubatın 15'inden sonra cipi satmak üzere Santa Cruz'a gidecek.28 Ocak
"Gondola" eski kampı boşaltmaya uğraşıyor. Valle Grandeli'yi mısır tarlalarında dolaşırken görmüşler, fakat kaçmış. Çiftlik hakkında bir karara varmamız gerektiği artık anlaşılıyor.29 Ocak
Aşçı, avcı ve nöbetçilerden başka herkes için aylak birgün.30 Ocak
Oniki kişilik "gondola" mız bol yiyecek getirdi; geride beş kişinin taşıyabileceği kadar yük kalmış. Birşey avlayamadık.31 Ocak
Kampta son gün. "Gondola" eski kampı boşalttı ve nöbetçiler de çekildiler. Antonio, Nato, Camba ve Arturo burada kalacaklar. Talimat şöyle; en geç her üç günde bir ilişki kurulacak; dört kişi bir arada oldukça, en az iki kişi silah taşıyacak ve her an tetikte beklenecek; yeni gelenler olursa talimata uygun eğitilecekler, ama zorunlu olandan fazla şey öğrenmeyecekler; kampta özel öteberi bulundurulmayacak ve bütün silahlar kılıflara sarılıp ormanda bir yere saklanacak; paralar sürekli olarak kampta ve birinin üstünde kalacak; yollar ve civar ırmaklardaki keşifler sürdürülecek. Ani bir çekilme durumunda, Antonio ile Arturo, Arturo'nun kazdığı mahzene gidecekler; Nato ve Camba ırmak tarafından gerileyecekler ve içlerinden biri yarın kararlaştıracağımız yere durumu açıklayıcı bir haber bırakacak. Sayıları 'dördü aşarsa, birkaçı yedek mahzenle ilgilenecek.-4-
ŞUBAT 1967
1 Şubat
İlk aşama tamamlandı. Arkadaşlar biraz yorgun düştüler, ama yolculuğumuz tümüyle iyi geçti. Antonio ve Nato haberleşme işaretlerini saptamak için bizimle yukarıya kadar geldiler. Benim ve yine sıtma krizleri geçiren Moro'nun sırt çantalarımızı taşımaya yardım ettiler.2 Şubat
Yorucu ve sıkıntılı bir gün. Doktor yürüyüşü geciktirdi. Zaten hız genellikle düşüktü. Saat 4'te su bulunan son yere varıyor ve kamp yapıyoruz. Öncüler (Frias olduğunu sandığımız) ırmağa gitme emrini aldılar. Fakat ağır ilerliyorlar. Bütün gece yağmur yağdı. (sayfa 59)3 Şubat
Şafakta yağmur başladı. Bu yüzden yola 8'de çıktık. O sırada Aniceto elinde bir halatla geldi ve zor geçitlerde bize yardım etti. Biraz sonra yine yağmur başladı. Dereye saat 10'da sırılsıklam vardık. Bu günlük bu kadarla yetindik. Bu dere, Frias olamaz. Haritada gösterilmemiş bir akarsu olsa gerek.4 Şubat
Sabahtan akşamın 4'üne dek yürüdük. Yalnızca öğleyin5 Şubat
Sabahleyin, 5 saatlik bir yürüyüşten sonra (12-14 km) öncü gruptan, beklenmedik bir haber çıktı; hayvanlara rastlamışlar (bir kısrak ve tayı). Durduk. Meskun bir yere rastlamak korkusuyla bölgede bir keşfe çıkılmasını emrettim. İripiti'de mi, yoksa haritada gösterildiği gibi, Saladillo ırmağının bir kol aldığı yerde mi olduğumuzu tartıştık. Pacho, Nacahuasu'dan da büyük ve aşılmaz bir ırmak bulunduğunu haber verdi. Oraya yöneldik ve gerçek Rio Grande'yle karşı karşıya geldik. Yaşam izleri var, ama yeni değil. Yolların içinde yitip gittiği çayırlar, son zamanlarda buralardan in cin geçmediğinden ayak izi taşımıyordu.6 Şubat
Dinlenmekle geçirdiğimiz durgun bir gün. Joaquin, Walter ve Doktor, Rio Grande'yi yatağı boyunca keşfe çıktılar; 8 km yürüdükleri halde bir geçide rastlamamışlar; yalnız, suyu tuzlu bir dere görmüşler. Marcos akıntıya karşı güçlükle ilerliyor, Frias'a ulaşamadı. Aniceto ve Loro onunla birlikte gidiyordu. Alejandro, İnti ve Pacho ırmağı yüzerek geçmek istediler, ama başaramadılar. Biz de, daha uygun bir yer bulmak için 1 km geriye taşındık. Pombo rahatsız.7 Şubat
Marcos'un gözetimi altında bir sal yaptık, çok büyük ve kullanışsız. Saat 1.30'da geçit yerine hareket ettik ve 2.30'da açıldık. Öncüler iki seferde geçtiler; üçüncüsünde merkez grubun yarısını ve giysilerini geçirdiler, çantam bende kaldı; merkez gruptan geri kalanları almaya gelirken El Rubio yanlış bir manevra yaptı ve sal akıntıya kapılıp açıldı, yakalayamadık. Joaquin saat 9'a kadar başka bir sal yaptı ama gece zaman yitirmemiz gereksizdi, çünkü yağmur durmuştu ve ırmak alçalıyordu. Merkez gruptan Turna, Urbano, İnti, Alejandro ve ben kalmıştık. Turna ve ben toprağın üstünde yattık.10 Şubat
Kendimi İnti'nin yardımcısı gibi tanıtarak köylülerle konuşmaya gittim. Ama kısa sürdüğü için komedi etkili olmadı sanırım.11 Şubat
İhtiyarın Doğumgünü: 6712 Şubat
Öncülerin dünkü iki kilometresi çabuk aşıldı. Bundan sonra yol almak güçleşti. Öğleden sonra saat 4'te, aradığımız yol olduğunu sandığımız, doğru dürüst bir yola çıktık. Irmağın öte yanında bir ev vardı ama bunu bıraktık ve Rojas'm salık verdiği ırmağın bu kıyısındaki Montana'nın evini aramaya koyulduk. İnti ve Loro gittiler, kimseyi bulamadılar, fakat herşey aradığımız yerin orası olduğunu gösteriyordu. (sayfa 62)13 Şubat
Sabah, çok erken saatte şiddetli bir yağmur başladı,öğleye kadar sürdü ve ırmağı kabarttı. Daha iyi haberler almaya başladık. Montano, ev sahibinin 16 yaşlarındaki oğluymuş. Babası burada değil, bir haftadan önce de dönmeyecek. Oradan bir fersah kadar uzakta bulunan aşağı köy hakkında belirli bilgiler verdi. Sola doğru uzayan bir yol var, fakat dar. Bu ıssız yerde, Perez'in kardeşi, kızı bir askerle nişanlı olan yoksul bir köylü oturuyor.14 Şubat
Kampta durgun bir gün geçirdik. Evin oğlu üç kez geldi; birinde, bazı kişilerin, birkaç domuz almak için ırmağın bu yönüne geçtiklerini haber verdi ama, fazla birşey söylemedi. Mısır tarlasındaki zararı ona fazlasıyla ödedik.15 Şubat
Hildita'nın Doğumgünü: 1116 Şubat
Kardeşin dikkatini çekmemek için biraz daha yürüdük ve 50 metre aşağıda akan ırmağı gören bir noktada konakladık. Beklenmedik olaylara karşı iyi bir sığınak burası ama rahat değil. Rosita'ya kadar uzanan sıradağları aşmaya yetecek kadar bol yiyecek hazırladık.17 Şubat
Bütün sabah yağmur yağdı; 18 saat, durmadan. Herşey ıslandı ve ırmak çok kabardı. Marcos, Miguel ve Braulio'yu Rosita'ya giden bir yol bulmaları için gönderdim. Marcos, 4 km yol yaptıktan sonra döndü, Pampa del Tigre'ye benzeyen kurak bir vadi görmüş.18 Şubat
Josefina'nın Doğumgünü: 3319 Şubat
Boşa giden bir gün. Bir ırmak bulup oradan çıkarız umuduyla tepeden indik, ama bu mümkün olmadı. Miguel ve Aniceto'yu yeni karşılaştığımız sıradağı aşmaları ve öbür yana geçmeyi denemeleri için gönderdim; bu da olmadı. Bütün gün onları bekledik. Döndüklerinde ötekine benzer, geçit vermez kayalıklar bulunduğu haberini getirdiler.20 Şubat
Gün oldukça ağır tempolu bir yürüyüşle, engebeli bir yolda geçti; Miguel ve Braulio mısır tarlasındaki ufak dereye varmak için eski yoldan gittiler; orada yollarım kaybetmişler (sayfa 65) ve dereye karanlık basarken varmışlar. İkinci akarsuya vardığımız zaman, Rolando ve Pombo'yu sivri tepeyi buluncaya değin çevreyi keşfe yolladım fakat saat 3'te döndüler; bunun üzerine Pedro ve El Rubio'yu öbürlerini beklemek üzere orada bırakarak Marcos'un açmakta olduğu yoldan devam ettik. Mısır tarlalarının ortasından akan dereye saat 4.30'da vardık ve kamp yaptık. Keşifçiler dönmedi.21 Şubat
Derenin ters yönüne doğru ağır yürüyüş. Pombo ve Rolando öteki derenin geçit verdiğini bildirmeye geldiler; Marcos da gördü ve aynı kanıya vardı. Saat ll'de oraya doğru yol aldık ve 13.30'da vardık, ama su çok soğuktu ve yüzmeden aşmak olanaksızdı. Loro'yu keşfe gönderdik. Gecikti. Artçıları beklemeleri için Braulio ve Joaquin'i gönderdim. Loro, derenin ilerde daha genişlediği ve geçil verdiği haberini getirdi. Bunun üzerine Joaquin'in alacağı sonucu beklemeden yola çıktık. Saat 6'da tam kamp kurmaya hazırlandığımız sırada döndü; yamaca tırmamlabiliyormuş ve epeyce kullanışlı yollar varmış.22 Şubat
Gün, makilerle kaplı tepelere tırmanmakla geçti. Yorucu bir günden sonra, amaca ulaşmadan kamp kurma saati geliverdi. Joaquin ve Pedro'yu oraya ulaşmayı denemeleri için gönderdim. Saat 7'de döndüler ve daha üç saat, çalı çırpı ayıklayarak yürümemiz gerektiğini bildirdiler.23 Şubat
Benim için kötü bir gün. Kendimi çok yorgun hissediyorum; ayakta durabilmek için dişlerimi zor sıktım. Sabahleyin (sayfa 66) Marcos, Braulio ve Turna, biz kampta onları beklerken, yolu düzenlemeye gittiler. Gönderdiğim mesajın fransızca mektuplar kutusuna vardığını bildiren bir mesaj deşifre ettik. Öğleyin, toprağı çatlatan ve biraz sonra, en yüksek tepeye vardığımızda baygınlık geçirmeme sebebolan bir sıcakta yola çıktık. O andan sonra da kendimi zorlayarak yürümeye çalıştım. Bölgenin en yüksek doruğu 1420 metre; Rio Grande'ye, Nacahuasu'nun ağzına ve Rosita'nın bir kısmına hakim. Topografısi, haritadaki işaretlerden farklı; belirli bir sınır çizgisinden sonra dik bir yokuşla, sonunda Rosita'nın aktığı, 8-10 metre enindeki ağaçlık bir düzlüğe iniliyor. Oradan bu sıradağların yüksekliğindeki dağlara varılıyor. Ve uzakta, uzanıp giden bir ova görünüyor. Rio Grande ve oradan da Rosita'ya giden dereye ulaşmak için, çok sarp fakat geçit veren bir noktaya inmeye karar verdik. Haritanın gösterdiğinin tersine, bu yer meskun görünmüyor. Cehennem gibi, kurak bir yolu aşıp, karanlık basarken 900 metrede kamp kurduk. Dün sabah Marcos'un bir arkadaşa, cehennem ol, diye küfrettiğini dediğini duymuştum, bugün de başkasıyla dalaştı. Onunla konuşmalıyım.24 Şubat
Ernestico'nun yaş günü: 225 Şubat
Kötü bir gün. Yürüyüş ağırlaştı, bu yetmiyormuş gibi Marcos yolunu kaybettiğinden sabahı boşa geçirdik; Miguel ve Loro ile gitmişti. Bunu öğleyin haber verdi ve radyo ile iletişim kurup bulunduğu yeri belirlememizi bildirdi. Braulio, Tuma ve Pacho gittiler. Saat 2'de Pacho geri döndü; onu buraya radyo konuşmaları duyulmadığı için Marcos göndermiş. Benigno'yu yolladım ve 6 saatte ırmağı bulamazsa geri dönmesini, emrettim. Benigno gittikten sonra Pacho beni çağırdı ve Marcos'la kavga ettiklerini, Marcos'un ona sert emirler verdiğini, kamış kestiği uzun bıçağıyla tehdit ettiğini ve tokat attığını anlattı. Pacho ona yürümeyi sürdüremeyeceğini söyleyince, davranışlarını Pacho'nun giysilerini yırtmaya kadar vardırmış.26 Şubat
Sabahleyin Marcos ve Pacho'yu yüzleştirdim. Sonunda, Marcos'un ona hakaret ettiği, kötü davrandığı, hatta belki de bıçakla tehdit ettiği; buna karşılık Pacho'nun hakaret dolu cevaplar verdiği ortaya çıktı; belli ki o da doğuştan kabadayı. Böyle olaylar daha önce de olmuş. Herkesin gelmesini bekledim ve sonra bir konuşma yaparak Rosita'ya ulaşmanın ne büyük bir çaba istediğini, bunun, gelecekteki çabalara kıyasla, ancak ufak bir başlangıç olduğunu ve iki kübalı arasındaki üzücü olayın, henüz birbirlerine alışamamaktan ileri geldiğini anlattım. Marcos'u tutumundan ötürü eleştirdim ve Pacho'ya da, yanlış tutumu sürüp giderse gerilla birliğinden yüz kızartıcı biçimde kovulacağım söyleyerek uyardım.27 Şubat
Irmak boyunca ilerleyip kayalara tırmanarak geçirdiğimiz zorlu bir günden sonra Rosita'ya ulaştık. Nacahuasu'dan büyük ve Masicuri'den ufak olan bu ırmağın suları kırmızımtrak. Son yiyeceğimizi de bitirdik. Meskun yerlere ve anayola yakın olduğumuz halde yakınlarda, çevrede yaşam izi yok.28 Şubat
Yarı dinlenme günü. Kahvaltıdan sonra (çay) Benjan'in ölümü üzerine konuştum ve Sierra Maestra ile ilgili öyküler (sayfa 69) anlatıp kısa bir konuşma yaptım. Sonra keşifler başladı; Miguel, İnti ve Loro, emrim üzerine Rosita'nın akışının ters yönüne doğru ilerlediler. 3-5 saat yürümelerini emrettim. Bu sürenin Abaposito'ya varmak için yeterli olduğunu düşünmüştüm, ama yolun bozukluğu yüzünden varamadılar; yaşam izine rastlamadık. Joaquin ve Pedro karşı dağa tırmandılar. Hiçbirşey görememişler; ne bir keçiyolu, ne de eski bir patika kalıntısı. Alejandro ve El Rubio ırmağı aştılar ve yol bulamadılar, fakat onlarınki yüzeysel bir incelemeydi. Marcos sal yapımını gözetti. Biter bitmez de Rosita'nın kol aldığı bir kıvrımdan karşıya geçmeye başladık. Beş kişinin çantaları geçirildi. Ama Miguel çantası geçmişken kendisi kaldı. Benigno'nun ise çantası kalmışken kendisi geçti. Terslikler üstüste gelir. Benigno ayakkabılarını kaybetti.-5-
MART 1967
1 Mart
Sabahın 6'sında yağmur başladı. Dindikten sonra ırmağı geçmeye karar verdik, ama hızlandı ve öğleden sonra saat 3'e değin sürdü. Irmağın suları iyice kabarmış olduğundan geçişin güvenli olmayacağını düşündük. Şimdi iyice kabarmış durumda ve kolay kolay alçalacağı da yok.2 Mart
Yağmur şafakta başladı. Herkes bitkindi, başta ben. Irmak daha da kabardı. Hava açılır açılmaz kampı bırakıp geldiğimiz ırmağa paralel yoldan geri dönmeye karar vermiştik. (sayfa 71)3 Mart
Yürüyüşe heyecanla ve hızlı adımlarla başladık, ama zamanla hızımız kesildi. Benjamin'in ırmağa düştüğü bölgede yeni bir kaza daha olmasından korkarak yolu değiştirdim. Yarım saatte inmiş olduğumuz yeri aşmak 4 saatimizi aldı. Saat 6'da dere kıyısına geldik ve kamp yaptık. Yalnızca iki palmiye vardı, Miguel ve Urbano, sonra da Braulio birkaç tane daha getirmeye gittiler. Geceyarısına doğru yemeğe oturabildik; palmiye meyveleri ve corojolar imdadımıza yetişmişti.4 Mart
Miguel ve Urbano sabah erkenden gittiler. Bütün gün çalı çırpı kestiler ve saat 6'da döndüler; 5 km yol açmışlar ve bir ova görmüşler. Bu, ilerleyişimizi kolaylaştıracak, ama kamp kuracak yer yokmuş. Onlar yolu tamamlayıncaya değin burada kalmaya karar verdik. Avcılar iki maymun, bir papağan ve bir güvercin vurdular. Bunları ve bölgede bol bulunan palmiye meyvelerini yedik.5 Mart
Joaquin ile Braulio, yağmur altında yol açma çalışmalarını sürdürmeye gittiler, ama ikisi de gevşek, işi ilerletemiyorlar. 12 palmiyeden meyve topladık ve birkaç kuş avladık. Böylece konserveler elimizde kaldı ve 2 günlük meyve arttı.6 Mart
Akşamın saat 5'ine değin aralıklarla yürüdük. Miguel, Urbano ve Turna machetelerle (bıçaklarla) bize yol açıyorlar. (sayfa 72) Biraz ilerledik; uzaktan Nacahuasu'nun yakınında olduğunu sandığımız tepeler görünmeye başladı. Olup olacağı bir papağan vurduk, onu da artçılara verdik. Bugün palmiye meyvesi ve et yedik. Elimizde kıt kanaat üç öğün yiyecek kaldı.7 Mart
Dört ay oldu. Adamlar erzağm tükendiğini, yolunsa bitmediğini gördükçe cesaretlerini yitiriyorlar. Bugürr ırmak kıyısında 4 ya da 5 km yol aldık ve umut verici bir yola çıktık. Yediklerimiz: 3-5 küçük kuş ve palmiye meyvelerinin kalan kısmı. Yarın konservelere başlayacağız; adam başına 1/3'den iki gün yeter, sonra süt, hepsi bu. Zaten Nacahuasu'ya ikiüç günlük bir yolumuz kaldı.8 Mart
Bugün az yol aldık, sürprizli ve gergin bir gün oldu. Saat sabahın 2'sinde avda olan Rolando'yu beklemeden yola çıktık. Bir buçuk saat sonra yol açanlara ve avcılara rastladık (Urbano, Miguel, Turna, Doktor ve Chinchu). Epey papağan vurmuşlar, fakat bir su başı bulup durmuşlardı. Kamp yapmalarını emrettikten sonra o yeri görmeye gittim; bir petrol sondaj istasyonu gördüm. İnti ve Ricardo suya atladılar; kendilerini avcı gibi tanıtmaları gerekiyordu. Elbiseyle atlamışlardı, karşı kıyıya yüzdüler, ama İnti'ye ne olduysa, az kaldı boğuluyordu; Ricardo ona yardım etti. Böylece kıyıya ulaştılar, ancak herkesin dikkatini çektiler. Tehlike işareti vermeye gerek kalmadan ortadan kayboldular. Suya atıldıklarında öğle vaktiydi, 15.15'e değin bekledim, ortaya çıkmadılar. Son nöbetçiler de saat 21'de çekildiler.10 Mart
6.30'da yola çıktık ve yol açanlara yetişinceye değin 45 dakika yürüdük. 8'de yağmur başladı ve 11'e dek sürdü. Üç saat kadar yürüdük ve saat 5'te kamp kurduk. Uzaktan birkaç tepe gözüküyor, Nacahuasu olabilir. Braulio keşfe çıktı. Döndüğünde bir patika bulunduğunu ve ırmağın batıya doğru dümdüz aktığını söyledi.11 Mart
Gün iyi başladı. Yürüdüğümüz yol iyi durumdaydı, ama bir saat sonra birden bitiverdi. Braulio macheteyi aldı ve kıyıya varmak umuduyla yol açmaya devam etti. Urbano ona yardıma gitti, biz de onları bekledik. Tam hareket ettiğimiz zaman yükselen sular yolumuzu kesti. Sular iki metreye yakın yükseldi. (sayfa 74)12 Mart
Dün açılan yolu 1 saat 10 dakikada katettik. Vardığımızda, bizden önce hareket etmiş olan Miguel ve Turna dimdik yükselen bir kayayı aşma denemeleri yapıyorlardı. Çabaları bütün gün sürdü. Yaptığımız tek iş 4 küçük kuş avlamak oldu. Bunları midyeli pilavla yedik. İki öğün yemeğimiz kalıyor.13 Mart
Saat 6.30'dan 12.00'ye dek son derece tehlikeli dik kayalara tırmandık ve Miguel'in bir siklop[19] çalışmasıyla açtığı yolu izledik. Nacahuasu'ya vardığımızı sanırken karşımıza kötü birkaç geçit çıktı. Beş saatte pek az ilerlemiştik. Saat 17'de orta şiddette bir yağmur altında kamp kurduk. Çocuklar çok yorgun ve moralleri yine bozuk. Yaklaşık 6 km yaptık ama işe yaramadı. (sayfa 75)15 Mart
Yalnızca merkez grup ırmağı aştı. El Rubio ve Doktor bize yardım ettiler. Nacahuasu'nun ağzına varacağımızı umuyoruz. Adamlardan üçü yüzme bilmiyorlardı ve yükümüz de fazlaydı. Akıntı bizi bir km kadar sürükledi ve sal orayı aşamaz oldu. Onbir kişi bu kıyıda kaldık; yarın El Rubio ve Doktor geçişlere tekrar yardım edecekler. Dört atmaca avladık ve umduğumuzdan da güzel bir yemek yedik. Herşey ıslandı, çünkü hava çok nemli. Çocukların morali bozuk. Miguel'in ve daha birçoğunun ayaklan şişti.16 Mart
Atı yemeye karar verdik, çünkü yeterli beslenemediğimiz için sağlığımız bozuluyor. Miguel, İnti, Urbano ve Alejandro'da hastalık belirtileri başladı bile. Ben de çok dermansızım. Joaquin ve adamlarının ırmağı aşacağını sanmıştık, aşamadılar. Doktor ve El Rubio onlara yardıma gittiler, ama akıntıya kapılıp sürüklendiler ve gözden kayboldular: Joaquin, aramaya çıkma izni istedi, verdim fakat akıntıya uyup giderken o da onların izini kaybetti. Onlara yetişmeleri için bu kez Pombo ve Tuma'yı yolladım. Ama bulamadılar ve akşama döndüler. Saat 17'de at şöleni başladı. Yarın bunun sonucu belli olur. Rolando'nun bugün kampa varmış olduğunu sanıyorum.17 Mart
Silahlı çatışma başlamadan bir trajedi daha yaşadık. Joaquin öğleye doğru geldi; Miguel ve Turna ona güzel bir porsiyon et götürmeye gitmişlerdi. Serüven ciddiydi. Salı zaptedememişler ve sal bir girdaba kapılıp, anlattıklarına bakılırsa birkaç kez devrilinceye kadar sürüklenmiş. Sonuç, birçok sırt çantası, hemen hemen bütün kurşunlar, 6 tüfek ve bir insan (sayfa 76) kaybı. Carlos, Braulio ile birlikte bir girdaba kapılmış. Braulio kıyıya ulaşmayı başarabilmiş ve Carlos'un çaresizce akıntıya kapılıp gittiğini görebilmiş, Joaquin bütün takımlarıyla daha ileride kıyıya çıkmış, fakat Carlos'un sürüklendiğini görmemiş. Şimdiye kadar artçı güçteki bolivyalıların en iyisi oydu; disiplinli, ağırbaşlı ve şevkliydi.18 Mart
Erkenden yola çıktık; Joaquin de yediklerimizden kalan yarım atı hazırlayacak ve gücünü toplar toplamaz yola çıkacak.19 Mart
Sabahleyin, önce iyi yol aldık ve kararlaştırdığımız gibi saat 11'de mola verdik. Fakat, Ricardo, Urbano ve bu kez Aleandro (sayfa 77) yine geciktiler. Saat 13'te yetiştiler, ama bir de dişi geyik getirdiler. Joaquin de onlarla birlikte geldi. Joaquin ile El Rubio ağız kavgasına başladılar, araya girmem gerekti ve haklıya haksıza bakmayıp El Rubio'yu sertçe azarladım.20 Mart
Saat onda hızlı bir yürüyüşle yola çıktık. Benigno ve El Negro önden gidiyor, Marcos'a .yazdığım mesajı götürüyorlardı. Bu mesajda kendisinin savunma işleriyle uğraşmasını (sayfa 78) ve yönetim işlerini Antonio'ya bırakmasını emrediyordum. Joaquin, acele etmeden dere girişindeki izlerimizi sildikten sonra yola çıktı. Yanında yalınayak üç adam var. Mola vermiştik, saat 13'te Pacho, Marcos'un bir mesajını getirdi. Benigno'nun anlattıklarının devamını bildiriyordu. İşler çatallaşıyor: 60 asker Valle Grande yolunda bekliyorlarmış ve Guevara'nın adamı olan bir habercimizi, Salustrio'yu yakalamışlar. Bir katırımızı almışlar, ciplerden biri de kayıpmış. Küçük evimizi bekleyen Loro'dan haber yok. Orada bir ayı avladığımız için Ayı adını yerdiğimiz kampa ne yapıp yapıp varacağız. Miguel ve Urbano'yu yemekleri hazırlamak üzere gönderdik, hepimiz çok acıkmıştık. Biz oraya karanlık basarken vardık. Orada Danton, El Pelao, Tania ve yiyecekleri taşıyıp kampı boşaltmak için "gondola" olarak kulandıkları bir grup bolivyalı vardı. Rolando'yu, araç ve gereci almaya göndermişler. Bir bozgun havası esiyordu. Biraz sonra, yeni katılan bir bolivyalı doktor, Marcos ve Antonio'nun Rolando'yu su başında beklediklerini bildiren bir mesaj getirdi. Aynı aracıyla ben de onlara bir mesaj yolladım, savaşın silâhla kazanıldığını, hemen kampa çekilmelerini ve orada beni beklemelerini söyledim. Bir keşmekeş ki, hiç kimse ne yapacağını bilmiyor.21 Mart
Günü El Chino, Fransız, El Pelao ve Tania ile bazı noktaları açıklığa kavuşturmak amacıyla tartışmakla geçirdim. Fransız, Monje, Kolle, Simon Reyes vs. konusunda bazı haberler getirmiş; ama bunları daha önce duymuştum. Bize katılmaya gelmiş fakat Fransa'ya dönüp destek örgütlerinden bir ağ kurmasını ve geçerken Küba'ya da uğramasını söyledim. İşine geldi, evlenmek ve bir çocuk sahibi olmak istiyormuş. Bolivya'nın kurtuluş hareketine uluslararası bir yardım kampanyası açmaları için Sartre ve B. Russel'a mektup yazmalıyım. Bize öncelikle para, ilaç ve elektronik malzeme sağlayacak bir arkadaşla konuşmalı, bir elektrik mühendisi ve gerekli araçları gönderebilecek birini bulmalıyım,22 Mart
(.....)[20] de, kampı (...) bırakıp, iyi koruyamadığımız (...) biraz yiyecekle yola çıktık. Aşağıya öğleyin vardık ve ziyaretçilerle birlikte 47 kişi olduk.23 Mart
Savaş harekatıyla geçen bir gün. Pombo, yukarda kalan birkaç eşyayı taşımak için bir "gondola" düzenlemek istedi, karşı çıktım ve Marcos'un yerine biri gelinceye değin kalmasını söyledim. Saat'8 de, Coco, koşa koşa ordunun bir kısmının pusuya düştüğünü haber vermeye geldi. Sonuç şimdilik 60 milimetrelik 3 havantopu, 16 mavzer, 3 BZ, 3 USİS, bir 30'luk, iki radyo, bir yığın bot vs, 7 ölü, 14 sağlam tutsak, 4 yaralı. Ama yiyecekleri elegeçiremedik. Nacahuasu'nun iki ucundan ilerleyip, merkezde, tek. noktada birleşmeyi öngören hareket planı da elimize geçti. Adamları hemen karşı tarafa geçirdik, Marcos'u ve aşağı yukarı tüm öncüleri harekat yolu üzerine koydum; merkez ve artçıların bir kısmı savunma için kaldılar, Braulio ise öteki harekat yolunun ucunda (sayfa 81) pusuya yattı. Geceyi böyle geçireceğiz, bakalım yarın o ünlü rangerlar gelecek mi? Tutsak düşen bir binbaşı ve bir yüzbaşı bülbül gibi konuştular.24 Mart
Toplam ganimet şunlar: 16 mavzer, 64 obüsüyle 3 havan topu, 2 BZ, 2000 mermi, herbiri 2 şarjörlü 3 USİS, 2 şerit mermiyle bir 30'luk. 7 ölü ve 14 tutsak var. Bunlardan dördü yaralı. Marcos'u keşfe yolladık, ama bir sonuç vermedi. Uçaklar şimdi evimizi bombalıyorlar.25 Mart
Gün, olaysız geçti. Leon, Urbano ve Arturo, ırmağın her iki kıyısına da egemen olan bir noktaya gözlemciliğe gittiler. Öğleyin Marcos pusudaki yerinden çıktı ve herkes asıl pusunun bulunduğu yerde toplandı. Saat 18.30'da, bütün gerillacıların önünde, yolculuğun ve anlamının bir analizini yaptım. Marcos'un hatalarını eleştirdim ve onu görevinden alıp öncü gücün önderliğine Miguel'i getirdim. Ayrıca Paco, Pepe, Chingolo ve Eusebio'ya, çalışmadıkları taktirde kendilerine yemek ve sigara verilmeyeceğini ve eşyalarının alınıp ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını duyurdum. Kolle'nin gelip görüşmek istediğine de işaret ettim; burada bulunan gençlik kolu üyelerinin kovulmasının sözkonusu olduğu şu sırada bu geliş çok isabetliydi. Önemli olan olaylar, olaylarla doğrulanmayan sözler boş. Eğitime ve ineğin aranmasına başlamalarını söyledim.26 Mart
İnti, Antonio, Raul ve Pedro, erkenden Tikucha bölgesinde bir inek bulmaya çıkmışlar, fakat, buradan 3 saat uzaklıkta askerlere rastlayınca görünmeden dönmüşler. Çıplak bir tepede mevzi aldıklarını ve parlak damlı bir evden sekiz askerin çıktığını gördüklerini anlattılar. Yaki dediğimiz ırmağın hemen yakınındaydılar. Marcos'la konuştum, onu artçılara (sayfa 83) katılmaya gönderdim. Ama, davranışının düzeleceğini sanmıyorum.27 Mart
Bugün haber patladı, radyo bütün gün bundan sözetti; birçok bildiriler yayınlandı ve Barrientos bir basın toplantısı yaptı. Resmi bildirinin belirttiği ölü sayısı, biz'im bildiğimizden bir fazla, güya yaraiıymışlar da biz onları kurşuna dizmişiz; bizlerin de 15 ölü ve 4 tutsak verdiğimizden, bunlardan 2'sinin yabancı olduğundan, ayrıca intihar eden bir başka yabancıdan ve gerillanın bileşiminden sözediyor. Kaçak ve tutsakların konuştuğu belli, ama ne dediklerini bilemiyoruz. Herşey, Tania'nın teşhis edildiğini gösteriyor; eğer öyleyse iki yıllık titiz ve sabırlı bir çalışma boşa gitti demektir. Ziyaretçilerin dönmeleri çok güçleşti. Bu durum Danton'un hiç hoşuna gitmedi sanırım. Bunu ilerde anlayacağız.28 Mart
Radyolar bütün gün gerilla savaşı haberleri veriyor. Güya, 120 km çapında bir yerde 2000 kişiyle kuşatılmışız ve napalm bombardımanlarıyla desteklenen çember gittikçe sıkışıyormuş, 1015 kadar da kayıp vermişiz.29 Mart
Hareketsiz, fakat haberden yana canlı bir gün. Ordudan bir yığın bilgi sızıyor. Bunlar gerçekse, bize çok yararlı olacak. Havana radyosu haberi duyurdu ve hükümetin, Küba olayını OEA'ya örnek göstererek Venezuela'daki harekatı destekleyeceğini bildirdi. Beni fazlaca ilgilendiren başka bir haber var: Piraboy boğazmdaki çarpışmada iki gerillanın öldürülmesi. Pirirenda'ya gitmek için oradan geçilir. Benigno orada bir keşfe çıkacaktı, bugün dönmesi gerekiyordu. Ancak, (sayfa 85) daha gelmedi. Boğazdan geçmesini yasaklamıştım, ama bu günlerde verdiğim emirleri uygulamadıkları oluyor.30 Mart
Herşey durgunlaştı. Öğleye doğru Benigno ve arkadaşları geldiler. Gerçekten Piraboy boğazından geçmişler ama iki kişinin ayak izinden başka birşey görmemişler. Gitmeleri gereken yere de gitmişler; fakat köylüler onları görmüş, Pirirenda'ya en az 4 saatte gidilebileceğini ve yolun tehlikesiz göründüğünü belirttiler. Uçaklar küçük evi sürekli mitralyöz ateşine tuttular.31 Mart
Önemli bir yenilik yok. Guevara mahzenin yarın tamamlanacağı haberini verdi, İnti ve Ricardo, askerlerin havan topu, hava saldırısı vş. düzenlemek üzere ufak çiftliğimizi işgal (sayfa 86) ettiğini anlattılar. Bu, erzak almak için Pirirenda'ya gitme tasarımızı suya düşürüyor; buna karşın Manuele adamlarını toplayıp küçük eve kadar sokulmasını emrettim. Boş ise, işgal etmesini ve iki gün sonra yola çıkabilmemiz için, durumu, bana iki adam gönderip duyurmasını; işgal altındaysa ve ani bir saldırıyla alınamıyacaksa, geri dönmelerini ve orduya El Pincal ve Lagunillas arasında bir pusu kurmak için Arga-naraz Çiftliğinin iki yönünde mevzilenme olanağı aramalarını söyledim.-6-
NİSAN 1967
1 Nisan
Öncüler, saat yedide hazır oldular, oldukça geç. Silahları Ayı Mahzeni'ne saklamaya giden Camba ve Nato gelmemişlerdi. Saat 10'da gözetleme noktasından dönen Turna, av alanında 3 ya da 4 asker gördüğünü söyledi. Mevzilerimize geçtik ve nöbeti alan Walter katır ya da eşekle gelen 3 askerin birşey yerşleştirmeye uğraştıklarını haber verdi; bana da gösterdi, ama ben birşey görmedim. Bütün bunların Walter'in bir göz yanılmasından ibaret olduğunu ve saldırmayacaklarını düşünerek saat 16'da geri döndüm.2 Nisan
İnanılmayacak kadar çok sayıda biriken eşyamızı mahzenlere yerleştirmek için bütün gün çalıştık; taşıma saat 17'de sona erdi. Dört kişiyi nöbetçi bıraktık. Gün tam bir durgunluk içinde geçti, bölgede uçak dolaşmadı. Radyonun yorumcuları "çemberin daraldığını" ve gerillacıların Nacahu-aşu boğazlarında savunmaya hazırlandıklarını bildiriyor. Don Remberto'nun tutuklandığım, çiftliği "Coco'ya satanın o olduğunu da söylüyorlar.3 Nisan
Program herhangi bir güçlük çıkmaksızın gerçekleştirildi; Saat 3.30'da yola koyulduk, ağır ağır yürüdük, dönemeçten saat 6.30'da geçtik ve çiftliğin yakınlarına 8.30'da vardık. Pusu yerinden geçtiğimizde yedi cesetten geriye iyice temizlenmiş yedi iskelet kaldığım gördük; leşkargalan görevlerinin sorumluluğunu yüklenmesini bilmişler. İki kişiyi (Urbano ve Nato), Rolando ile bağlantı kurmaya gönderdim. Öğleden sonra Piraboy boğazlarma vardık. Orada, inek eti ve mısır yedikten sonra uyuduk. (sayfa 90)6 Nisan
Çok gergin bir gün. Saat 4'te Nacahuasu ırmağını geçtik ve yolumuzu sürdürebilmek için havanın ışımasını bekledik. Sonra Miguel keşif yapmaya gitti ama bizi askerlerin ta yakınına götürme tehlikesi yaratan iki hata işledikten sonra. Saat 8'de Rolando bir ay önce çıktığımız boğazın karşısında on kadar askerin bulunduğunu haber verdi. Ağır ağır gittik. Saat 11'de bir tepeye vardığımızda tehlikeli bölgenin dışına çıkmıştık. Rolando koşa koşa gelip boğazda yüzden fazla askerin mevzi aldığı haberini getirdi.7 Nisan
Sağ kalan inekle dere yatağına daldık ve hayvanı keserek güneşte kuruttuk. Rolando, kımıldayan herşeyi vurma emriyle, ırmağın yakınında pusuya yattı, ama, bütün gün birşey olmadı. Benigno ve Camba, bizi Pirerenda'ya götürecek (sayfa 91) olan yoldan ilerlediler ve bulunduğumuz derenin yakınındaki vadiden bir bıçkı motoru sesi duyulduğu haberini getirdiler.8 Nisan
Bugün yeni birşey yok. Benigno gitti fakat işini bitirmeden döndü. Yarın da bitiremeyeceğini söylüyor. Miguel, Benigno'nun tepelerden görmüş olduğu bir vadiyi taramaya gitti ve geri dönmedi. Urbano ve Julio, Polo ile geri döndüler. Askerler kampı almışlar, etrafı taramaya çıkmışlar, sonra bayırdan inmişler. Bu haberi gönderen Joaquin, ilişikteki belgede (D-XIX) başka sorunlara da değiniyor.9 Nisan
Polo, Luis ve Willy, Joaquin'e bir yazı götürmeye ve adamlarıyla buraya gelmesine yardım etmeye gittiler. Nato ve Guevara onlara uygun bir sığınak aramaya çıktılar, bulunca oraya yerleştireceğiz. Nato'ya göre, sel yatağına yakın olmakla birlikte, hiç de fena olmayan yerler varmış. Miguel döndü. Gördüğü kadarıyla yolun Pirirenda'ya değin uzanması ve sırt çantalanyla bir gün sürmesi gerekirmiş. Bunun üzerine Benigno'ya, işini bir günden önce bitiremiyeceğine göre, yanda bırakmasını emrettim.10 Nisan
Gün olaysız başladı. Bütün izlerimizi sildikten sonra Miguel'in gösterdiği boğazdan geçerek Pirerenda-Gutierrez yolunu geçmeye hazırlandık. Öğleye doğru El Negro nefes nefese koşup geldi ve onbeş askerin ırmak boyunca indiğini haber verdi. Inti pusuda bekleyen Rolando'yu uyarmaya gitti. Beklemekten başka birşey yapamazdık, bekledik. Tuma'yı (sayfa 92) haber toplamaya gönderdim. İlk haberler gecikmedi, cansıkıcıydılar, El Rubio (Jesus Suarez Gayol), ağır yaralıydı. Kampa ölü olarak getirildi, başına bir kurşun rastlamıştı. Şöyle olmuş: Pusu, ırmağın iki yönüne bölünmüş, sekiz artçı ve yardımcı olarak onlara katılan üç öncüden kurulmuştu.11 Nisan
Sabahleyin öteberiyi taşıdık ve El Rubio'yu araç yokluğundan toprak seviyesinde bir çukura gömdük. Tutsakları götürüp salıvermesi ve etrafa saçılan silahlan toplaması için İn-ti'yi artçılarla bıraktık. Bu aramanın tek sonucu: İki esir ve onlara ait iki Garand. 1 numaralı bildiriden iki örneği, bunu gazetecilere ulaştırmayı vadeden binbaşıya verdik. Toplam kayıpları şunlar:12 Nisan
Saat 6.30'da kaybettiğimiz dört arkadaştan geriye kalanları El Rubio'yu anmak ve akan ilk kanın, kübalı kanı olduğunu belirtmek için topladım. Ricardo ile çıkan bir olaydan sonra Camba'nın, kübahlara olan güveninin her geçen gün biraz daha sarsıldığı hakkındaki sözleri üzerine, öncüler arasında yerleşen kübalılan küçümseme eğilimine dikkatlerini çektim.Ateş gücü ve çarpışma şevki artan birliğimizin sayıca azalmasına bir çare aramak ve yeni gönüllüler çekmek gereğine de değindim.13 Nisan
Daha hızlı ilerlemek için grubu ikiye ayırdık, ama yine de ağır ilerledik. Kampa saat 16'da vardık, son gelenler de 18.30'da vardılar. Miguel sabah gelmişti. Mahzenler bulunmamış ve hiçbirşeye el değmemiş; herşey olduğu gibi duruyor, sıralar, mutfak eşyaları, fırın, erzaklar.14 Nisan
Tekdüze bir gün.15 Nisan
Joaquin artçılarla geldi. Yarın hareket etmeye karar verdik. Bölgede uçakların dolaştığını ve makilere ateş edildiğini söylediler. Yeni birşey olmadı. Gidenlerin yardımından yararlanacak olan artçılara (Marcos) 30'luk bir makineli tüfek vererek grubun donanımını tamamladık.16 Nisan
Öncüler saat 6.15'te hareket ettiler, bizde 7.15'te yola çıktık ve İkira ırmağına değin hızlı yürüdük, fakat Tania ve Alejandro geç kaldılar. Termometreyi koyunca Tania'nm 39'dan fazla ve Alejandro'riun 38 derece ateşi olduğu görüldü. Üstelik bu gecikme, önceden düzenlediğimiz programa göre ilerlememizi de engelledi. Onları El Negro ve Serapio ile İkira'dan 1 km uzakta bıraktık. Biz de Bella Vista adlı çiftlikten geçtik ve dört köylüyü bize patates, bir domuz ve mısır satmaları için zorladık. Bunlar bizim burada bulunuşumuzdan korkan yoksul insanlardı". Geceyi yemek pişirerek ve yiyerek geçirdik. Ertesi gün Tikucha'ya yol alacağımızdan, o zamana değin gizlendik ve yerimizden kıpırdamadık. (sayfa 97)17 Nisan
Haberler, kararlarımızda değişiklik yapmamızı gerektirdi. Köylülere bakılırsa Tikucha'ya gitmek vakit kaybı olurmuş. Muyupampa (Vaca Guzman)'ya ulaşan daha kısa ve bitiş kesimi arabayla aşılmaya elverişli, dümdüz giden bir yol varmış. Uzun bir duraksama geçirdim. Ama sonunda bu yoldan gitmeye karar verdik. Birini, geciken dört arkadaşa Joaquin'le kalmalarını söylemeye gönderdim ve Joaquin'e de orduyu buralarda oyalayarak yoğun bir harekata yeltenmesini engellemek için, bir şaşırtma manevrası yapmasını ve bizi üç gün beklemesini emrettim. Ondan sonra da saldırılardan, çatışmalardan sakınarak gelişimizi bekleyecekti. Akşam bir köylünün oğullarından birinin ortadan kaybolduğunu sezdik. Bizi ele vermeye gitmiş olabilirdi. Fakat buna karşın yola çıktık. Fransız'ı ve Carlos'u bölgeden çıkarmalıydık. Moises şiddetli karaciğer ağrıları yüzünden gecikenlerin grubuna katıldı.18 Nisan
Şafağa kadar yürümüş ve gecenin son saatlerinde müthiş soğuğa karşın, bir güzel kestirmiştik. Sabahleyin öncüler civarda keşfe çıktılar; bir yerli evine rastlamışlar, ama fazla bir bilgi edinememişler. Nöbetçiler, bir atlıyı yakalamışlar, bu da Carlos Rodas'ın oğullarından biriymiş ve Yakunday'a gidiyormuş. Tutuklamışlar. Ağır ilerledik. Matagal'a, oradan da (sayfa 98) A. Padilla'nın bir fersah uzaklıktaki evine gittik. Vardığımızda saat 3 olmuştu. Adam korkuyordu; bizi sepetlemek için elinden geleni yaptı, ama şansı yokmuş, yağmur yağmaya başladı ve konaklamak zorunda kaldık.19 Nisan
Bütün günü orada geçirdik, yolun her iki yönünden gelen köylüleri tutukladık, böylece kalabalık bir tutuklu grubu oluştu. Saat 13'te nöbetçiler krallara layık bir armağan getirdiler: bu, Lagunillas'lı çocukların kılavuzluğunda peşimize düşmüş olan Roth adlı bir ingiliz gazeteciydi. Belgeleri düzenliydi, ama kuşkulu şeyler vardı: pasaportunda öğrenci yazılıyken silinmiş, gazeteciye çevrilmişti (gerçekte foto muhabiriyim, diyordu). Bir Porto-Rico vizesi var. Buenos-Aires'den alman bir örgütleyici kartına ilişkin soru sorduğumuzda askeri okul öğrencilerine ispanyolca dersleri verdiğini itiraf etti. Kamp yerine gitmiş olduğunu, orada kendisine Braulio'nun yolculuklarını ve başından geçenleri anlatan güncesini gösterdiğini anlattı. Hep aynı masal, disiplinsizlik ve sorumsuzluk her tarafta egemen. Gazeteciye eşlik eden çocuklardan, bizim buraya gelişimizi birinin Lagunillas'a koşup haber vermiş olduğunu öğrendik. Rodas'ın oğlunu sıkıştırdık. Kardeşinin Vides'in ırgatlarından biriyle 500-1000 peso arasında değerlendirilen ödülü alabilmek için gittiğini öğrendik. Atını misilleme olarak elinden alıp tutsak köylüleri durumdan haberdar ettik.20 Nisan
Saat yediye doğru, akşamüstü rastladığımız ve bize kahve ikram eden Nemesio Caraballo'nun evine vardık. Anahtarı kapının üstünde bırakarak gitmişti, evde bir kaç ürkek hizmetçi vardı. Irgatlardan satın aldığımız mısır ve kabakla yemek pişirdik. Saat 13'e doğru beyaz bayrak çekmiş, içinde Muyupampa kaymakamı, doktoru ve papazı bulunan bir kamyonet geldi. Papaz almandı. Onlarla İnti konuştu. Barış önermeye gelmişler, ama ulusal bir barış olacakmış bu, aracılık etmek istediklerini söylediler. İnti, barışı yalnız Muyupampa için ve verilecek listedeki malları saat 18.30'a değin getirip vermeleri koşuluyla kabul etti. Bunu vadedemediler; Bölgenin ordunun denetimi altında olduğunu söyleyerek süreyi sabahın 6'sına değin uzatmak istediler; onu da biz kabul etmedik.21 Nisan
Roso Carrasco'nun evine değin yürüdük. Bizi çok iyi karşıladı ve bize ihtiyacımız olan herşeyi sattı. Akşam, Muyupampa-Monteagudo yolunun doğru ikiye ayrıldığı Taperillas sapağına kadar yürüdük. Niyetimiz bir su başında oturmak ve pusu kurmak için keşif yapmaktı. Pusu kurmamızın bir başka nedeni daha vardı; radyo bir fransız, bir ingiliz ve bir arjantinli ücretli askerin öldürüldüğünü haber veriyordu. Bu kuşkuyu gidermeli ve ibret olacak bir ceza vermeliydik.22 Nisan
Yanlışlıklar sabahtan başladı; Rolando, Miguel ve Antonio, biz ormana çekildiğimiz sırada pusu kurmak için keşfe çıktılar. Fakat YPFB marka kamyonette bizim izlerimizi inceleyen adamlara ve geceyi burada geçirdiğimiz hakkında bilgi veren bir köylüye rastlamışlar ve onları tutuklamaya karar vermişler. Bu, tasarılarımızı altüst etti, fakat pusuyu gündüz vakti kurmaya ve geçecek kamyon ve malları ele geçirmeye karar verdik. Pusu, ordunun gelme olasılığı karşısında onu da beklemekle görevliydi.23 Nisan
Dinlenme günü ilan edildi, yeni birşey de olmadı. Gün ortasında küçük uçak (AT-6) bölgede dolaştı; nöbetçilerin sayısını arttırdık ama, yeni birşey çıkmadı. Akşam, ertesi gün için gerekli talimat verildi. Dört gün Benigno ve Aniceto, gidip Joaquin'i arayacak, dört günde Coco ve Camba, Rio Grande'ye giden patikada bir keşfe çıkıp burayı kullanılır duruma sokacaklar. Joaquin gelinceye kadar mısırların civarında kalacağız ve ordunun gelip gelmeyeceğini anlayacağız. Joaquin, (sayfa 102) bütün adamlarıyla gelme ve hasta olan varsa, gecikenlerden birini onun yanında bırakma emrini almıştı.24 Nisan
Keşifçiler yola çıktı. Irmağın bir km daha yukarısına, ufak bir düzlüğe yerleştik. Görüş alanı, papazın çiftliğinden yaklaşık 500 metre yakın olan, son köylünün evine kadar uzanıyor (tarlada marihuana bulduk). Köylü döndüğünde şaşırıp kaldı. Öğleden sonra bir AT-6, küçük evin üzerine iki yaylım atışı yaptı. Pacho gizemli biçimde kayboldu, hastaydı ve geride kalmıştı. Antonio ona yolu göstermiş ve 5 saatte ulaşabileceği yolda ilerlemeye başlamış; fakat gelmedi. Yarın çıkıp onu arayacağız.25 Nisan
Kara gün. Saat 10'da Pombo gözetleme yerinden gelip 30 askerin küçük eve doğru ilerlediğini haber verdi. Antonio gözetleme yerinde kaldı. Hazırlandığımız sırada koşup baktı, askerlerin 60 kişi kadar olduklarını ve daha gelenlerin bulunduğunu söyledi. Gözetleme yerinin yetersiz olduğu artık ortadaydı; bu yer olayları önceden haber almamıza elverişli değildi. Kampın giriş yolunda, o andaki olanaklarımızla pusu kurmaya karar verdik. Alelacele akarsuyun kıyısında, 50 metre görüş uzaklığı olan küçük, dik bir yokuşta mevzi aldık. Urbano, Miguel ve ben otomatik tüfeklerle yerleştik. Doktor, Arturo ve Raul sağı tuttular, görevleri kaçışı ve o yönden ilerlemeyi engellemekti; Rolando, Pombo, Antonio, Ricardo, Julio, Pablito, Dario, Willy, Luis, Leon onları yandan bastırmak için akarsuyun öbür yanında mevzi aldılar. İnti, sel yatağında kaldı, oraya sığınmaya kalkışanlara saldıracaktı. Nato ve Eustaquio gözetlemeye geçtiler, ama ateş başlar başlamaz çekilmelerini emrettim; El Chino, kampı korumak için artçı kaldı. Elimdeki yetersiz mevcuttan üç kişi eksilmişti: kaybolan Pacho, onu aramaya giden Turna ve Luis. (sayfa 103)26 Nisan
Birkaç metre uzaklaşınca birini Coco ve Camba'yı aramaya gönderdim. Miguel'e de, bu sırada kamp yapıp bekleyeceğimiz bir yer bulma emri verdim. Fakat öğleyin öbürleriyle döndü. Söylediklerine bakılırsa, yükün altında güçlükle dört saatlik bir yol açmışlardı ve oradan tepeye tırmanılabilird:. Bununla birlikte, Benigno ve Urbano'yu, daha yakın olaıi-Nacahuasu'ya dökülen nehrin vadisine tırmanma olanağı araştırmaları için gönderdim; fakat güneş batarken döndüler ve herşeyin çok kötü gittiğini söylediler. İquiri'ye ulaşan bir yol bulmak umuduyla, Coco'nun açtığı patikadan yolumuzu sürdürmeye karar verdik.27 Nisan
Coco'nun dört saat sürdüğünü söylediği yolu ikibuçuk saatte aştık. Turunç ağaçlarının sık olduğu bu yerin haritada Masico olarak işaretlenen yer olduğu kanısına vardık. Urbano ve Benigno yol açmayı sürdürdüler, fazladan, bir saatlik bir kısım eklediler. Geceleri soğuk şiddetli oluyor.28 Nisan
Saat 15'e değin ağır ağır yürüdük. Bulunduğumuz yerde nehir su kaybetmişti ve başka bir yönde akıyordu. Orada durduk. Keşfe çıkmak için vakit geç olmuştu, kamp yapmak için suyun kenarına döndük. Dört günlük yiyeceğimiz kaldı. Yarın İquiri yoluyla Nacahuasu'ya ulaşmaya çalışacağız, fakat geçit açmak gerekiyor.30 Nisan
Tepeyi aşmaya çalıştık. Vadi sandığımız düzlük, duvar gibi dik kayalarla bitiyor, ama bir yol bulup tırmandık; doruğa yaklaşırken karanlık bastı ve orada uykuya daldık. Çok da üşümedik.-7-
MAYIS 1967
1 Mayıs
Bayramı, çalı çırpı söküp yol açarak kutluyoruz. Ağır ilerliyoruz. Akarsuyun ayrılma çizgisine daha ulaşamadık.2 Mayıs
İlerlemenin ağır yürüdüğü ve coğrafi durumun belirsizlik -gösterdiği bir gün. Çalı çırpıyı temizleme güçlüğü yüzünden, ancak iki saat yürüyebildik. Bir tepeden, Nacahuasu'nun yakınlarında olduğumuzu kestirdim; demek çok kuzeydeyiz, ama daha İquiri'den eser yok. Miguel ve Benigno'ya bütün gün, İquiri'ye ya da bir akarsuya ulaşacak bir yol açmalarını emrettim, çünkü hiç suyumuz kalmadı. Yiyeceğimiz de kıt kanaat (sayfa 109) beş gün yeter. Havana radyosu, abartmalı Bolivya haberleri verip saldırışım sürdürüyor.3 Mayıs
Bugünü sürekli çalı çırpı kesme işiyle geçirdik. İki saatlik yararlı bir yürüyüşten sonra bir dere kenarına ulaştık. Suyu bol ve akışı kuzeye doğru gibi. Yön değiştirip değiştirmediğini anlamak için yarın çalı çırpı biçerek bir keşif yapacağız. İki günlük yiyeceğimiz kaldı, o da azla yetinmek koşuluyla. Nacahuasu'dan 200 metre ve deniz düzeyinden 1080 metre yüksekteyiz. Uzaktan bir motor sesi geliyor, ama yönü belli değil.4 Mayıs
Sabahleyin Coco ve Aniceto sel yatağını keşfe çıktıkları sırada, biz de yol açmayı sürdürdük. Saat 13'te geldiler ve nehrin, doğuya ve güneye kıvrıldığına göre, bunun ilerde yönün değişmemesi koşuluyla, İquiri olabileceğini söylediler. Çalı çırpı temizleyenleri çağırmalarını ve yolun, suyun akış yönüne doğru sürdürülmesini emrettim. Saat 13.30'da yola koyulduk ve saat 17'de genel yönün doğu-kuzey-doğu olmasından bu suyun İquiri olamayacağını anlayarak durduk. Yol açanlar su bulamadıkları ve yalnızca kuru topraklar gördükleri haberini yolladılar; Rio Grande'ye doğru yol aldığımızı umarak ilerlemeye devam ettik. Arkadaşlarımız bir cacare[21] (kakare) avladılar, ancak küçük olduğundan yol açıcılara bıraktılar. Kıt kanaat iki günlük yiyeceğimiz var.5 Mayıs
Beş saat yürüdük ve 12-14 km yol aldık. İnti ve Benig'nun kurdukları kampa ulaştık. Haritada gösterilmemiş olan Congri ırmağı kıyısındayız. Bu akarsu, sandığımızdan çok daha kuzeyde. Bu durumda şu sorular akla geliyor: İquiri nerede? Benigno ve Aniceto, İquiri'de baskına uğramamışlar mıydı? Saldıranlar Joaquin'in adamları olmasın! Şimdilik, bizi Ayı Mahzeni'ne götürecek yolda ilerlediğinizi sanıyoruz. Orada iki günlük yiyeceğimiz olmalı. Sonra da eski kampa gideceğiz. İki büyük kuş ve bir cacare vurduk. Bu bize yiyeceğimizi arttırmamızı, iki günlük paket çorba ve konserve et yedeğine sahip olmamızı sağladı. İnti, Coco ve Doktor avlanmak için pusu kurdular.6 Mayıs
Ayı Kampı'na varma hesaplarımız yanlış çıktı. Küçük ev sandığımızdan da uzakmış. Yol da tıkalıydı, açmak gerekti. Eve, yürümekten bıkmış adamlarla ve 1400 metreye ulaşan tepeleri aşarak saat 16.30 da ulaştık. Sondan önceki yemeğimiz çok yavandı. Yalnızca bir keklik vurduk onu da yolu açana (Benigno) ve onu izleyen iki kişiye verdik.7 Mayıs
Ayı Kampı'na erkenden vardık. Orada bulunan 8 kutu sütle kahvaltı ettik, biraz gücümüz yerine geldi. Mahzenden bazı gereçler de çıkardık; bazuka görevi yapacak olan bir (sayfa 111) mavzeri Nato'ya verdik; ayrıca 5 tane de tanksavar elbombası aldık. Nato, geçirdiği bir kusma krizi sonunda fenalaştı. Kampa varır varmaz, Benigno, Urbano, Leon, Aniceto ve Pablito küçük çiftliği gezmeye gittiler. Son çorbaları ve eti yedik, ama mahzende biraz içyağı stokumuz var. Orada gördüğümüz ayak izleri ve bazı hasarlar askerlerin buradan geçmiş olduğunu gösteriyor. Keşifçiler elleri boş döndüler. Askerler çiftliğe girmişler ve mısırları kesmişler (Bugün, ben geleli ve gerilla resmen başlayalı tam 6 ay oluyor). Yükseklik 880 metre.8 Mayıs
Mahzenin düzenlenmesini ve içyağı kutularının indirilip şişelere doldurulmasını biraz erken emrettim. Başka yiyeceğimiz de yok. Saat 10.30'a doğru pusu yerinden birkaç silah sesi duyuldu. Silahsız iki asker Nacahuasu'ya doğru ilerliyorlarmış, Pacho onları öncü sanmış, ayak ve karınlarından yaralamış. Onlara, uyarısını dinlemeyip yürüdükleri için ateş ettiğini söylemiş, onlarsa birşey duymamışlar. Pusu kötü düzenlenmiş ve Pacho doğru hareket etmemişti. Çok sinirli adam. Antonio ve birkaç kişi sağ tarafa gönderilince durum düzeldi. Askerler İquiri civarında olduklarını söylediler ama, yalan. Öğleyin iki askeri, telaşla Nacahuasu'dan aşağı inerken yakaladık. Ava çıktıklarım, İquiri yoluyla dönerlerken bölüklerinin yokolduğunu ve onu aradıklarını söylediler; onlar da yalan söylüyorlardı, gerçek şuydu: Askerler av alanında konaklıyorlardı ve helikopter bugünlerde onlara erzak taşımadığı için bizim çiftlikten yiyecek almaya gidiyorlardı. Birincilerin ellerinden kızartılmış ve çiğ mısır paketlerini, dört kutu balığı, şeker ve kahveyi aldık; böylece yediğimiz bol yağla bugünkü yiyecek işimiz çözümlenmiş oldu. Bazıları hastalandı.9 Mayıs
Saat 4'de kalktık (bütün gece uyumadım). Askerleri, konuştuktan sonra salıverdik. Üstlerindeki asker giysileriyle ayakkabıları aldık, yerine, başka şeyler giydirdik. Yalan söyleyenlere gelince, onları donla gönderdik. Yaralıyı da yüklenip çiftliğe doğru gittiler. Saat 6.30'da mahzenden geçip ganimetleri yerleştirdikten sonra Maymunlar Deresi'ne doğru çekildik. Yiyecek olarak yalnız içyağımız kaldı. Neredeyse bayılıyordum ve yine de yolumu, ağır adımlarla sürdürebilmek için 2 saat uyumam gerekti; tümü içinde, yürüyüş böyle geçti. İlk rastladığımız su kenarında içyağıyla çorba yaptık. Çocuklar çok dermansız ve birçoklarında ödem var.10 Mayıs
Ağır ilerliyoruz. El Rubio'nun mezarının bulunduğu kampa geldik. Kurutulmuş etler ve yağlar bozulmuştu. Hepsini topladık. Askerlere ait hiçbir iz yok. Nacahuasu'yu sakınarak geçtik. Miguel'in keşfini yaptığı, fakat yolu kısmen tıkalı olan bir boğazdan Pirirenda'ya doğru yol almaya başladık. Saat 17'de durduk. Kuru eti ve yağı yedik.11 Mayıs
Öncüler bizden önce çıktılar, haberleri dinlemek için bir (sayfa 113) süre kaldım. Biraz sonra Urbano geldi: Benigno'nun bir yaban domuzu vurduğunu, parçalamak ve pişirmek için ateş yakma izni istediğini söyledi. Benigno, Urbano ve Miguei göle doğru yol açmayı sürdürürken, biz de orada kalıp hayvanı yemeye karar verdik. Saat 14'te yürümeye başladık ve saat 18'de kamp yaptık. Miguei ve ötekiler ilerlediler.12 Mayıs
Ağır yürüdük. Urbano ve Benigno yol açıyorlardı. Saat 15'te, 5 km uzaktan gölü gördük. Biraz sonra da eski bir yol bulduk. Bir saat sonra, balkabakları da bulunan uçsuz bucaksız bir mısır tarlasına vardık. İçyağıyla kabak kızartması ve mısır taneleyip mısır kebabı yaptık. Keşfe çıkanlar döndüler ve teğmen Henry Loredo'nun günlüğünde iyi bir dost diye sözettiği Chico'nun evine gittiklerini söylediler; Chico evde değildi, ama içerde dört ırgat ve bir hizmetçi kadın vardı; biraz sonra kocası da geldi, onu da alıkoyduk. Pirinçli domuz, sakatatdan kızartma ve ek olarak balkabağı pişirdik. Pombo, Arturo, Willy ve Dario çuvalları beklemek için kaldılar. Yazık ki evdekinden başka su bulamadık.13 Mayıs
Geğirme, yellenme, kusma ve ishaller günü. Gerçek bir (sayfa 114) org konseri. Domuzu sindirebilmek için günü tam bir hareketsizlik içinde geçirdik. Kusuncaya değin kendimi çok kötü hissettim, sonra biraz düzeldim. Akşam mısır kebabı, kabak ve dünkü şölenden arta kalanları yedik, daha doğrusu yiyebilecek durumda olanlar yedi. Bütün radyolar, Venezuela'ya yapılan bir Küba çıkarmasının başarısızlıkla sonuçlandığını ısrarla yayınladılar. Leoni hükümeti ilgili kişilerin isim ve rütbelerini verdi, tanımıyorum bunları, ama birşeylerin sarpa sardığı da anlaşılıyor.14 Mayıs
Erken yola çıktık, keyifsizdik. Amacımız, Benigno ve Camba'nın bir keşif sırasında buldukları bir patikadan Pirerenda gölüne varmaktı. Hareketten önce adamları topladım ve takıldığımız sorunlar hakkındaki düşüncelerimi söyledim: en önemlisi, yiyecek konusuydu. Benigno'yu bir kutu konserve yediği ve suçunu kabul etmediği için, Urbano'yu gizlice kuru et yediği ve Aniceto'yu da yemek konusunda işbirliği yapmaya gönüllü iken başka konularda yançizdiği için eleştirdim. Toplantı sırasında yaklaşmakta olan bir kamyonun sesi duyuldu, Birgün işimize yarar diye, yakın bir sığınağa 50 kadar balkabağı ve iki kental tanelenmiş mısır yerleştirdik.15 Mayıs
Kayda değer birşey yok. (sayfa 115)16 Mayıs
Yola çıkmadan önce, kusma ve ishalle birlikte şiddetli bir karın ağrısına tutuldum. Ağrıyı demerolla kestiler; beni bir hamağa taşırlarken kendimi kaybetmişim; uyandığımda kendimi iyi hissettim, ne var ki kundak çocuğu gibi altımı kirletmiştim. Bir pantalon buluşturup verdiler ama, su yokluğundan bir fersah öteden pis pis kokuyordum. Günü olduğumuz yerde geçirdik, hiç kendimde değildim. Coco ve Nato civarda keşfe çıktılar ve güneyden kuzeye yönelen bir yol buldular. Gece, ayışığından yararlanıp ilerledik, o da kaybolunca dinlendik.17 Mayıs
Yürüyüşü saat 13'e, yaklaşık üç gün önce bırakıldığı anlaşılan bir keresteci atölyesine varıncaya dek sürdürdük. Fıçılar içinde şeker, mısır, içyağı, un ve su vardı. Orada kamp yaptık. Çocuklar kamptan çıkıp ormanda kaybolan yolları keşfe gittiler. Raul'un ayağında şiddetli ağrılar veren ve yürümesini engelleyen bir yara açıldı. Kuvvetli bir antibiotik sürdük; yarın da yaracağız. Yaklaşık 15 km yol aldık.18 Mayıs
Roberto-Juan Martin.
Günü, işçiler ya da ordu gelir korkusuyla pusuda geçirdik, yeni birşey yok. Miguel ve Pablito gidip iki saat uzakta, çaprazlama uzanan bir yol kenarında su buldular. Raul'un yarasını deldik ve 50 cc. irinli sıvı akıttık, sonra da iltihaba karşı bir tedavi uyguladık. Bir adım atacak durumda değil. Bu gerillada ilk kez diş çektim, kurbanı Camba. Herşey iyi geçti. Ufak bir fırında pişirilmiş ekmek ve akşam da kötü bir sebze çorbası yedik, hepsini kustum. (sayfa 116)
19 Mayıs
Öncüler kavşakta pusu kurmak için erkenden yola çıktılar. Oraya varınca yerlerine biz geçtik, onlar da Raul'u alıp kavşağa getirdiler, merkez grubun bir kısmı bir suya değin yürüdü, çantaları oraya bırakıp yavaş yavaş iyileşmekte olan Raul'u taşımaya yardım etmek için geri döndü. Antonio suyun akış yönünde ufak bir keşfe çıktı ve terkedilmiş bir askeri kamp buldu, orada da kuru erzak vardı. Nacahuasu uzak olmamalı ve yaptığım hesaba göre Congri ırmağının alt tarafında bulunuyoruz. Sanılanın tersine, bütün gün yağmur yağdı.20 Mayıs
Camilo.
Bugün yerimizden kıpırdamadık. Merkez grup sabahleyin pusuya yattı ve öğleden sonra hep Pombo'nun yönetiminde bulunan öncü onun yerini aldı. Pombo, Miguel'in seçtiği yerin kötü olduğu kanısında. Miguel, ırmağın akış yönünde bir incelemeye çıktı ve sırt çantası olmadan iki saat içinde Nacahuasu'yu buldu. Kim tarafından atıldığı belli olmayan bir el silah sesi duyuldu. Nacahuasu kıyısında iki manga askere ait olması gereken, başka bir askeri kampın izleri var. Luis'nin hırçınlığı yüzünden yine olay çıktı, ceza olarak pusuya gitmesini yasakladım. Olgunca karşıladı sanırım.
Bir basın konferansında Barrientos, Debray'nin gazetecilik niteliğini kabul etmediğini ve Kongre'den ölüm cezası isteyeceğini açıkladı. Hemen hemen tüm gazeteci ve yabancılar, ona, Debray hakkında soru sordular. Kendini, inanılmayacak kadar zayıf dayanaklarla savundu. Bu adam şaşılacak kadar yeteneksiz. (sayfa 117)
21 Mayıs
Pazar. Yine aynı yerde kaldık ve öğle saatlerinden başlayarak onar kişilik nöbetlerle, pusuya yattık. Raul'un durumu iyiye gidiyor.Yarasını ikinci kez yardılar ve yaklaşık 40 cc. irinli sıvı çıkardılar. Ateşi düştü, ama ağrısı var ve yürüyemez durumda, şimdilik bütün kaygım bu. Akşam doya doya bir yemek yedik: Çorba, un, kurutulmuş et kıyması, mote'lu[22] balkabağı.22 Mayıs
Beklediğimiz gibi oldu: doğrama atölyesinin sorumlusu Guzman Robles, şoförü ve oğlu öğleyin hurda bir ciple geldiler. Başlangıçta olup bitenleri anlamak üzere ordu tarafından gönderilmiş bir öncü gibi göründüyse de yavaş yavaş açıldı ve akşam, oğlunu tutsak bırakarak Gutierrez'e gitmeye razı oldu, yarın dönecek. Öncüler bütün gece pusuda kalacaklar ve yarın saat 15'e dek bekleyeceğiz. Ondan sonra da hemen çekilmeliyiz, çünkü durum tehlikeli olabilir. Adamın bizi ele vermeyeceğini sanıyoruz, ama ısmarladığımız öteberiyi kuşku uyandırmadan satın alabilecek mi? Toprağı üzerinde kullandığımız herşeyin karşılığını ödedik. Tatarenda, Limon ve İpita'daki durum hakkında bize bilgi verdi. İpita'da bir teğmen varmış, öbür yerlerde asker yokmuş. Tatarenda hakkında bildikleri de kulaktan dolma, oraya gitmemiş.23 Mayıs
Gergin bir gün. Atölyenin sorumlusu bütün gün görünmedi. Çevrede hareket sezilmiyordu, ama, biz yine de 17 yaşında bir oğlan olan tutsağı alıp akşam üzeri çekilmeye karar verdik. Patikada bir saat yürüdük ve yolda uyuduk. Yanımızda on günlük yiyecek vardı. (sayfa 118)24 Mayıs
İki saatte Nacahuasu'ya vardık, her taraf ıssızdı. Saat 4'te Congri ırmağının akış yönünde yürüdük. Dün Ricardo'nun, bugün de Moro'nun ağır ve isteksiz adımlarına ayak uydurarak yavaş yürüdük. İlk yolculuğumuzun ilk gününde kullanmış olduğumuz kampa vardık. İz bırakmadık, yeni izlere de rastlamadık. Radyo, Debray'in Habeas Corpus[23] dileğinin reddedileceğini duyurdu. Yaptığım hesaba göre Saladillo'dan bir ya da iki saat uzaklıkta bulunuyoruz, doruğa ulaştığımız zaman ne yapacağımızı düşüneceğiz.25 Mayıs
İz bırakmadan, bir buçuk saatte Saladillo'ya vardık. Nehrin akışının tersi yönüne doğru, kaynağa değin yaklaşık iki saat yürüdük. Yemeğimizi orada yedik. Saat 15.30'da tekrar tırmanmaya başladık. Yine iki saat yürüdük; saat 38'de, doruğa ulaşmadan, 1100 metrede kamp yaptık. Oğlana göre büyük babasının chaco[24]'suna (şako) değin iki fersah ve Benigno'ya göre de Rio Grande üzerindeki Vergas'ın evine kadar bir günlük yol var.26 Mayıs
İki saatlik yürüyüşten ve 1200 metrelik doruğu aştıktan sonra oğlanın büyük babasının chaco'suna vardık. Orada çalışan iki ırgatı bize doğru yürüdükleri için yakalamak zorunda kaldık. Bunlar, ihtiyarın kayınbiraderleriydi. Yaşları 16 ile 20 arasında. Bize, oğlanın babasının yakalandığını ve herşeyi açıkladığını anlattılar. İpita'da 30 asker varmış, heryerde devriye geziyorlarmış. Kızartılmış domuz ve içyağıyla pişmiş balkabağı yedik. Bölgede su yok, İpita'dan fıçıyla getiriyorlar. (sayfa 119) fıçıyla getiriyorlar. Akşam, İpita'ya 4 ve batıya doğru 4 olmak üzere 8 km uzaktaki iki kardeşe ait chaco'ya doğru yola çıkıp şafakta vardık.27 Mayıs
Tembellik, biraz da umutsuzluk günü. Vadedilen mucizeler yerine, bula bula biraz kurumuş şeker kamışı ve işe yaramaz bir pres bulduk. Tahmin ettiğimiz gibi chaco'nun ihtiyar sahibi öğleyin arabasıyla, domuzlar için taşıdığı suyla geldi. Dönerken, artçıların pusuya yattığı yerde birşeyler sezmişti. Artçılar onunla bir ırgatı tutukladılar. Saat 18'e dek alıkondular ve bu saatte, pazartesiye değin civardan ayrılmamalarını ve kimseye boşboğazlık etmemelerini öğütleyerek, iki kardeşin küçüğüyle birlikte adamı salıverdik. İki saat yürüdük ve Caraguatarenda yolu kenarında, bir mısır tarlasında uyuduk.28 Mayıs
Pazar. Erkenden kalktık ve yola koyulduk. Bir buçuk saatte Caraguatarenda chaco'larını geçtik. Benigno ve Coco keşfe çıktılar, fakat bir köylü onları görmüş; tutuklamışlar. Çok geçmeden, özel korku belirtileri göstermeyen bir yığın tutsak birikmişti yanımızda. İhtiyar bir kadın ve çocukları bizi görünce haykırmaya başladılar. Ne Pacho, ne de Pablo kadını tutuklamaya cesaret edebildi. Kadınla çocuklar köye doğru kaçtılar. İki ucuna mevzilenerek saat 14'te köyü işgal ettik. Biraz sonra petrol istasyonunun cipini aldık. Petrol istasyonuna ve kişilere ait olmak üzere toplam iki cip ve iki kamyona elkoyduk. Birşeyler yedik, kahve içtik ve bir yığın tartışmadan sonra saat 19.30'da İpitacito yönünde yol aldık. Bir dükkana girdik ve 500 pesoluk mal alarak, bunları törenle köylülere emanet ettik. Itay'da konuk kaldığımız evde bizi içten karşıladılar. İpitacito'daki dükkanın sahibi de oradaydı. Fiyat listesi yaptık, sıkı bir pazarlığa giriştim; fakat,sanırım beni tanıdılar. (sayfa 120)29 Mayıs
Espino, eski köy 58'deki su baskınında, sular altında kaldığından, ne de olsa yeni bir köy. Sakinleri hep Guarani[25], çok çekingen insanlar, ispanyolcayı az biliyorlar ya da öyle görünüyorlar. Yakında çalışan petrol işçileri vardı. Hepimizin, içine rahatça yerleşebileceğimiz bir kamyon ele geçirdik, ama fırsatı kaçırdık, çünkü Ricardo yüzünden bir batağa saplanıp kaldı. Ayrı bir dünyadaymışız gibi bir sessizlik oldu. Coco çevredeki yollarda keşfe çıktı, ama yetersiz ve çelişik bilgilerle döndü. O derece yetersiz ki, tehlikeli olmakla birlikte bizi Rio Grande'ye götürecek olan bir yola sapmaya karar vermişken, vazgeçtik ve su bulunduğu için Müchiri'ye gittik. Örgütlenme sorunları nedeniyle saat 3.30'da öncü grubu ciple (Coco ile 6-7 kişi), ötekilerse yaya olarak yola çıktık.30 Mayıs
Demiryolu hattına vardık ama, Michuri'ye gittiği işaret edilen yolun gerçekte bulunmadığını gördük. Araştırdık ve kavşaktan 500 metre ötede petrol yataklarına ulaşan bir yol bulduk. Öncüler ciple oraya doğru gittiler. Antonio geri çekilirken, bir delikanlı köpeğiyle ortaya çıktı, durması için uyarıda bulununca da kaçıp gitti. Bu olay karşısında Antonio'yu yolun başında pusuda bıraktım ve 500 metre ileriye çekildik. (sayfa 121)31 Mayıs
Cip, sidik ve bir matara suyla yolunu yiğitçe sürdürüyor. İki olay tempomuzu bozdu: Kuzeye kıvrılan yol bitti, Miguel de yürüyüşü durdurmak zorunda kaldı.-8-
HAZİRAN 1967
1 Haziran
Öncüleri yolda mevzi almaya ve 3 km kadar uzağa, petrol yatağına giden yolun kavşağına doğru keşfe yolladım. Uçaklar bölgeyi taramaya başladılar. Bu da, kötü hava koşulları yüzünden zorlaşan askeri harekata tekrar başlanacağı yolundaki radyo haberlerini doğrulamakta. İki ölü ve üç yaralı hakkında tuhaf bir bildiri yayınladılar: eskilerden mi sözedildiği yoksa yeni mi olduğu belli değil. Saat 5'te yemek yedikten sonra anayola doğru gittik. 7-8 km'si olaysız geçti. Birbuçuk saat anayolda ilerledikten sonra, 7 km uzakta bulunan bir chaco'ya uzanması gereken bir yola saptık. Ama herkes yorulmuştu, yarı yolda uyuyup kaldık. Bütün yol boyunca, uzaktan bir tek silah sesi duyuldu.2 Haziran
Gregorio'nun düşündüğü gibi 7 km'yi katedince chaco'ya ulaştık. Orada, semiz bir domuz alıp kestik, fakat o sırada (sayfa 125) Braulio, Robles'in sığırtmacı, oğlu ve iki ırgatla birlikte geldi. Biri, Symuni çiftliğinin sahibinin üvey oğluymuş. Sel yatağı içinde 3 km ilerlemek ve giderken parçaladığımız domuzu taşımak için onların atlarından yararlandık. Ormanda köylüleri tutukladık, aynı anda ortalıktan kaybolduğu bilinen Gregorio'yu onlardan sakladık. Tam merkez grubun oraya varacağı sırada, orduya ait asker ve fıçı yüklü bir kamyon geçti; kolay av, ama o gün şölen ve domuz günüydü. Akşamı yemek pişirmekle geçirdik. Saat 3.30'da, herbirine gündeliklerinin karşılığı olarak 10 peso verip dört Guajiro'yu[26] salıverdik. Yemeği yedikten sonra, kabulünü bekleyen Gregorio saat 4.30'da yola çıktı. Kendisine 100 peso verildi. Irmağın suyu acı.3 Haziran
Saat 6.30'da ırmağın sol yakasından yola çıktık. Öğleye kadar yürüdükten sonra, Benigno ile Ricardo'yu yol üstünde keşif yapmaya yolladık. Pusu kurmaya elverişli bir yer bulmuşlar. Saat 13'te mevzi aldık. Ricardo ve ben merkez grubun adamlarından kurulu birer grupla yerleştik. Pombo bir ucu tuttu, Miguel ise, bütün öncü güçle ideal bir noktada yer aldı. Saat 14.30'da domuz yüklü bir kamyon geçti, ilişmedik. Saat 16.20'de boş şişelerle dolu bir kamyonet ve 17'de, orduya ait dünkü kamyon geçti, içinde örtülere sarılmış ve arabadaki sıralara uzanmış iki asker vardı. Vurmaya kıyamadım ve o anda, tutuklamayı da düşünemedim; bıraktık geçsinler. Saat 18'de pusuyu kaldırdık ve yeni bir ırmak bulmak için yoldan aşağı inmeye başladık. Oraya yeni varmıştık ki, önden 4, arkadan 3 kamyon halinde ilerleyen bir konvoy geçti, ama silahlı değillerdi galiba.4 Haziran
Irmak kıyısından yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Koşullar uygun olursa bir pusu daha kurmaya niyetliyiz, fakat batıya (sayfa 126) doğru götüren bir yol bulup oradan ilerledik, sonra kuru bir nehir yatağını izleyerek güneye doğru yol aldık. Saat 14.45'te kahve ve yulaf pişirmeye koyulduk. Çamurlu bir su birikintisindeydik, fakat uzun süre kaldık ve orada kamp yaptık. Gece lodos çıktı, peşinden yağmur çiselemeye başladı ve bütün gece sürdü bu yağış.5 Haziran
Patikayı bırakıp sürekli fırtına altında ormanda yol açmaya başladık. Saat 17'ye dek, iki saat bir çeyrek, çevrenin en yüksek dağının yamaçlarında sık bir maki topluluğu içinde, dal keserek yürüdük. Günün ulu tanrısı ateşti. Bütün gün ağzımıza birşey koymadık, mataralardaki suyu bile yarınki sabah kahvaltısına sakladık.6 Haziran
Yavan bir sabah kahvaltısından sonra Miguel, Benigno ve Pablito yol açmaya ve çevreyi keşfe gittiler. Saat 14'te Pablo geldi ve sürüyle birlikte terkedilmiş bir chaco'ya rastladıkları haberini getirdi. Hep birlikte yola koyulduk, ırmağın akışını izleyerek chaco'yu aştık ve Rio Grande'ye ulaştık. Orada, birini, yakınlarda ıssız bir ev bulursa, elkoyması emriyle keşfe yolladık, bulmuş. Aldığımız ilk haberlere göre, 50 askerin bulunduğu Puerto Camacho'ya 3 km uzaklıktaydık. Bir patikayı izleyip oraya vardık. Akşamı domuz ve locro[27] pişirerek geçirdik. Gün umduğumuz gibi verimli olmadı. Hava ağardıktan sonra hâlâ yorgun olarak yola çıktık.7 Haziran
Bize kılavuzluk eden köylünün oğlu burada artık kimsenin oturmadığım söyledikten sonra her türlü ihtiyatı bir yana bırakarak otlaklarda yürüdük. içinde kabak, şeker kamışı, muz ağaçlan ve biraz da fasulye bulunduğunu öğrendiğimiz başka bir chaco'ya varıncaya dek kıyı boyunca yol aldık. (sayfa 127)8 Haziran
Kıyıdan ve chaco'dan bizi gözetlemelerini engellemek için, kamp yerini ırmaktan 300 metre kadar uzaklaştırdık. Köylünün yoldan değil, gemiyle geldiğini sonradan öğrendik. Benigno, Pablo, Urbano ve Leon çok dik bir kayanın kestiği yolda bir geçit bulmaya gittiler, ama öğleden sonra geri dönerek, bunun olanaksızlığını anlattılar. Küstahlığı yüzünden Urbano'ya bir uyarıda bulunmak zorunda kaldım. Yarın dik kayalıkların yakınında bir sal yapmaya karar verdik.11 Haziran
Tümüyle sessizlik içinde geçen bir gün. Pusuda bekledik, fakat ordu ilerlemedi, yalnızca, ufak bir uçak bölgede birkaç dakika dolaştı. Belki de bizi Rosita'da bekliyorlardır. Tepedeki yol ilerledi, hemen hemen doruğa ulaştı. Yarın nasıl olsa gideceğiz, yiyecekler bize 5-6 gün bol bol yeter.12 Haziran
Önce Rosita'ya ya da hiç olmazsa, yine Rio Grande'ye ulaşabileceğimizi sanarak yola çıkmıştık. Küçük bir su başına vardığımızda işin güçlüğünü anladık ve orada kalıp haber beklemeye başladık. Saat 15'te daha önemli bir akarsu bulunduğunu, fakat şimdilik oraya inmenin olanaksızlığını öğrendik. Orada kalmaya karar verdik. Gün bitiyordu, üstelik güneyden esen rüzgar soğuk ve yağmurlu bir gece getirdi. (sayfa 128)13 Haziran
Bir sonraki su başına dek ve yalnızca bir saat yürüdük.14 Haziran
Celita: 415 Haziran
3 saatten az bir süre yürüyerek Rio Grande kıyısının, daha önceden tanıdığımız bir noktasına ulaştık. Bana göre Rosita'dan 2 saat, köylü Nicolas'a göre 3 km. uzaktayız. Adamın eline 150 peso ve bizden ayrılma iznini verdik, füze hızıyla fırlayıp kaçtı. Orada kalıyoruz. Aniceto keşfe çıktı, ırmağı aşabileceğimiz kanısında. Yerfıstığı çorbası ve kaynatıldıktan sonra içyağında kızartılmış totai yüreği yedik, ancak üç günlük mote kaldı.16 Haziran
Bir km. yol aldıktan sonra karşı kıyıda öncüleri gördük. Pacho, çevreyi keşfetmek için ırmağı aşmış ve geçil yerini bulmuştu. Belimize değin gelen buz gibi suyu aştık: biraz akıntıdan başka özel birşey yoktu. Bir saat sonra, Rosita'ya ulaştık. Orada orduya ait olduğu anlaşılan birkaç eski ayakkabı izi bulduk. Rosita sandığımızdan fazla kabarık, haritadaki patikayı belki bu nedenle bulamıyoruz. Bir saat buzlu suyun içinde yürüdük; totai yüreklerinden yararlanmak ve daha önceki bir keşifle Migucl'in rastladığı bir arı kovanını bulmayı denemek için orada kamp yaptık. Kovanı bulamadık, böylece mote ve içyağıyla hindistan cevizinden başka birşey yiyemedik. Yarın ve öbür günlük yiyeceğimiz var (mote). Rosita'ya 3, Rio Grande'ye doğru da 3 km yol aldık.17 Haziran
Rosita boyunca beşbuçuk saatte 15 km yürüdük, haritada yalnızca Abapacito işaretlenmiş olmakla birlikte 4 nehri aştık. Oralardan yeni geçildiğini gösteren bol iz vardı. Ricardo bir Hochi* vurdu. Bu, mote ile birlikte bizi bütün gün tok tuttu. Yarına da Mote var ama belki bir eve rastlarız.18 Haziran
İçimizden çoğu ardındaki tüm gemileri yakmıştı. Sabah kahvaltısında mısır lapasının tümünü yeyip bitirdiler. Saat ll'de, 2 saatlik bir yürüyüşten sonra, içinde mısır, Yucca[29], şekerkamışı ve onu ezmeye yarayan pres, balkabağı ve pirinç bulunan bir chaco'ya vardık. Proteinsiz bir yemek hazırladık ve Benigno ile Pablitö'yu çevrede bir keşifte bulunmaya yolladık. Saat 2'de dönen Pablo, chaco'su 500 metre ötede bulunan bir köylüye rastladıklarını, biraz ilerde başka köylülerin de bulunduğunu, oraya vardıklarında hepsini tutukladıklarını anlattı. Gece kamp değiştirdik ve gençlerin 7 km uzaktaki Abapo'dan gelen yolun kavşağında bulunan chaco'larında uyuduk. Evleri Mosquera ile Oscura'nın birleştiği yerden 10-15 km uzakta ve Oscura kıyısındaydı.19 Haziran
Ağır adımlarla ilerledik, 12 km yürüdükten sonra, üç ailenin oturduğu, üç hanelik küçük çiftliğe vardık. 2 km. aşağıda, tam Mosquera ve Oscuro'nun birleştiği yerde, Galvez soyadlı bir aile oturmaktaydı. Buradakilerle sıkıştırmadan konuşulmuyor, çünkü ürkek hayvanlara dönmüşler. Genellikle bizleri iyi karşıladılar, fakat bir ay önce buradan geçen bir askeri komisyon tarafından belediye başkanlığına atanan Calixlo çekingen davrandı ve bize en ufak birşey satmak bile istemedi. Karanlık basarken tabancalı ve mavzer tüfekli üç domuz tüccarı çıkageldi, onları öncülerin nöbetçisi İnti'ye teslim ettik. İnti onları sorguya çekti ama, silahlarını almadığını gören Antonio müdahale edip silahları aldı. Calixto, adamların Postrer Vallel'i tüccarlar olduğunu, onları tanıdığını söyledi.20 Haziran
Sabahleyin, aşağı chaco'daki gençlerden Paulino, o üç kişinin tüccar olmadığını, birinin teğmen, diğer ikisinin tüccarlıkla ilgisiz kimseler olduğunu söyledi. Bu bilgiyi, nişanlısı olan Calixto'nun kızından almış. İnti yanına birkaç kişi alarak oraya gitti ve subayı teslim etmeleri için 9'a dek süre verdi; aksi halde hepsi kurşuna dizilecekti. Adam hemen ağlayarak geldi. Bir polis assubayı imiş, bir jandarma ve bu işe gönüllü Postrer Valle'li bir öğretmenle buraya gönderilmiş. Onları gönderen albay 60 askerle birlikte o köydeymiş. Görevleri Oscura ırmağı boyunca birçok yeri içine alacak dört günlük bir yolculuk yapmakmış. Önce onları öldürmeyi düşündük, ama savaş kuralları hakkında sert bir uyanda bulunduktan sonra salıvermeye karar verdim. Nöbetçileri nasıl geçebildiklerini araştırınca, Aniceto'nun nöbeti bırakıp Julio'yu çağırmaya gittiği sırada sızdıklarını anladık, üstelik Aniceto ve Luis'i nöbet yerinde uyur bulduk. Cezalandırdık: Yedi gün aşçı yamaklığı yapacaklar ve domuz yemeyecekler, ne ızgarasını, ne tavasını, ne de onlara bol bol dağıtılan çorbadan verilecek. Cezalıların bütün eşyaları da ellerinden alınacak.21 Haziran
Chaco'da bana Fernando Sacamuelas olarak ün sağlayan bir yığın diş çekimleriyle geçen iki günden sonra muayenehanemi kapattım; öğleden sonra yola çıktık ve bir saatten fazla yürüdük. Bu sefer boyunca, ilk kez bir katıra bindim. Üç tutsağı Mosquera yolunda bir saat yürüttük; saat ve Abaza'ları[30] da içinde olmak üzere bütün eşyalarına el koyduk. Belediye başkanı Calixto'yu kılavuz olarak götürmeye niyetimiz vardı, ama hasta olduğunu görünce (belki de numara yapıyordu) bıraktık ve hiçbir işe yaramayacağını bildiğimiz ciddi uyarılarda bulunmakla yetindik. Paulino mesajımı Cochabamba'ya götüreceğine söz verdi. Ona, İnti'nin karısına bir mektup, Manila'ya şifreli bir mektup ve dört bildiri vereceğiz. (sayfa 132)22 Haziran
Oscura ve Morocos'u geride bırakıp birkaç saatlik sıkı . bir yürüyüşten sonra Pasiones adlı akarsuya ulaştık. Haritaya göre Florida'dan ya da Paulino'nun bir kayınbiraderinin oturduğu ilk meskun yer olan Piray'dan 6 km uzaktayız. Fakat, Paulino yolu bilmiyor. Ay ışığından yararlanarak yürüyecektik, ama bu kadar yakındayken bu zahmete değmez.23 Haziran
Ancak bir saat doğru dürüst yürüyebildik. Patika kayboldu, sabah ve öğleden sonra bir süre daha bulmaya çalıştık, zamanın kalan kısmını da, patikayı yarın için düzenlemeye harcadık. Saint-Jean yortusunda gece çok soğuk olur derler, ama söylenildiği kadar olmadı.24 Haziran
Ancak 4 saatlik bir yürüyüş yapabildik ve yaklaşık 12 km yol aldık. Yol, yer yer iyiydi, sonra yeniden aramamız gerekti. İnanılmayacak kadar dik bir bayırı, sürüleriyle oradan geçmiş olan çobanların izlerini kollayarak indik. Duran'in yamacında incecik bir akarsuyun yanında kamp kurduk. Radyo, maden ocaklarındaki çatışmalarla ilgili haberler veriyor. Astımım şiddetleniyor.25 Haziran
Yolumuza, çobanların açtığı yoldan devam ettik fakat onlara yetişemedik. Öğleye doğru yanan bir otlağa rastladık, uçaklar bölgede dolaşıyordu. Bu iki olay arasında bağlantı var mı, bilmiyoruz, yürüyüşümüzü sürdürdük ve saat 16'da Paulino'nun kız kardeşinin oturduğu Piray'a vardık. Üç hanelik bir yerde evlerden biri terkedilmişti, ötekinde kimse yoktu ve üçüncüsünde Paulino'nun kızkardeşiyle dört çocuğunu bulduk fakat kocası, komşusu Paniagua'yla Florida'ya gitmiş olduğundan orada yoktu. Herşey normale benziyordu. Bir km ötede Paniagua'nın bir kızı oturuyor. Kamp olarak orayı seçtik, bir dana satınalıp hemen kestik. Coco, Julio, Camba ve Leon, birşeyler satınalmak için Florida'ya gittiler. Ama ordunun orada olduğunu öğrenmişler. 50 kişi ve daha da fazlası bekleniyormuş, sayıları 120-130'a çıkacakmış. Evin sahibi Fenelon Coca adlı biri.26 Haziran
Benim için kötü bir gün. Herşey normal gibiydi, ama Florida yolunda pusuya yatanlardan nöbeti almaları için 5 kişi göndermiştim ki, silah sesleri duyuldu. Atla hemen oraya koştuk ve garip bir manzarayla karşılaştık: Kesin bir sessizlik içinde, güneşte, ırmağın kumları üstünde dört asker cesedi yatıyordu. Gidip silahlarını alamazdık, çünkü düşmanın nerede olduğunu bilmiyorduk. Saat 17'ydi, bunu yapabilmek için gece olmasını bekledik. Miguel haber yolladı: Sol yamacında kırılan dal sesleri işitiyormuş. Antonio ve Pacho seğirttiler ama görmeden nişan almamalarını emrettim. Biraz sonra karşılıklı silah sesleri duyuldu. Geri çekilmelerini emrettim çünkü bu koşullar içinde yenilme şansımız fazlaydı. Geri çekiliş gecikti ve iki kişinin yaralı olduğu haberi geldi: Pablo ayağından, Turna ise karnından. Onları elimizdeki olanaklarla (sayfa 134) ameliyat etmek için aceleyle eve taşıdık. Pablo'nun yarası hafif, tek sonuç yürüyememesi, bu da bizim için sıkıntılı olacak. Tuma'nınki karaciğerini yırtmış ve bağırsağı delmiş. Ameliyat sırasında öldü. Son yıllarda yanımdan hiç ayrılmamış, bağlılığı her türlü kuşkunun üstünde olan bir arkadaşı kaybetmiştim. İçimde evladımı kaybetmişim gibi bir duygu var. Ölürken saatini bana vermelerini istemiş, cesaret vermek için yapmadıklarını görünce, kendisi çıkarıp Arturo'ya teslim etmiş. Bu hareketiyle saatin hiç görmediği oğluna gönderilmesini istediğini anlatmıştı. Bundan önce ölen arkadaşların saatlerini hep göndermiştim. Savaş sürdükçe taşıyacağım. Cenazesini bir ata yükleyip götürdük. Buradan uzak bir yere gömeceğiz.27 Haziran
Tuma'yı iyi kötü gömme görevini üzülerek yerine getirdikten sonra, yolculuğumuzu sürdürdük. Tejeria denen yere geldik. Onbeş km'lik bir yolculuğa çıkıldı, öncüler saat 14'de hareket ettiler, biz de saat 14.30 'da. Gece bastırdığından, arkadan gidenler için yol uzadı, çünkü ay ışığını beklemek zorunda kaldılar. Kılavuzlarımızın köyü olan Palizia'ya 2.30'da vardılar.28 Haziran
40 peso ücretle bir kılavuz bulduk. Bizi Don Lucas'ın evine doğru uzanan yolun kavşağına götürmeyi önerdi. Fakat daha önce, önünde su kaynağı bulunan bir evde durduk. (sayfa 135)29 Haziran
Geç kalışları hakkında Moro, özellikle de Ricardo ile ciddi bir konuşma yaptım. Moro ile öncülerden Coco ve Dairo sırt çantalarımızı atlara yükleyip yola çıktılar. Nato kendininkini alıkoydu, çünkü bütün hayvanlardan o sorumlu. Pombo'nunki ve benimki bir katıra yükletildi. Pombo yumuşakbaşlı bir hayvanın sırtında kolay yolalabiliyor. Onu yukarda, 1800 metrede biri guatrlı olan iki kızıyla birlikte oturan Don Lucas'ın evine yerleştirmiştik. İki ev daha var, biri mevsimlik çalışan bir işçinin, hemen hemen boş, öteki iyi döşenmiş. Gece yağmurlu ve soğuktu. Edindiğimiz bilgilere göre, Barohcelon yarım gün uzaklıkta, fakat patikadan gelen iki köylüye bakılırsa yol berbatmış. Fakat yine de, evin efendisi tersi kanıda, kolayca düzeltilebileceğini ileri sürüyor. Köylüler güya komşu evdeki adamı görmeye geldiler ve kuşkulu kişiler olarak tutuklandılar.30 Haziran
İhtiyar Lucas'ın komşuları hakkında verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre ordu buraya kadar uzanmış ve faaliyete başlamış. Komşularından biri, Andulfo Diaz bölgenin köylü sendikası (Barriantos taraftarı olan bir sendika) genel sekreteri; öteki ihtiyar bir geveze, kötürüm olduğu için dokunmamışlar, bir başkası daha var; meslektaşları korkağın biri diyorlarmış, başına iş açılmasın diye bildiklerini söylermiş. İhtiyar bizimle gelmeyi ve Barohcelon'a doğru bir yol açmaya yardım etmeyi vadetti. Yağmurlu, sıkıntılı bir gündü, dinlenmekle geçirdik.-9-
TEMMUZ 1967
1 Temmuz
Hava ağarırken, haritada Barcelona olarak gösterilen Barchelon'a doğru yöneldik. İhtiyar Lucas, yolu düzeltmek için bize yardım etti, fakat yine de sarp ve kaygandı. Öncüler sabahleyin yola çıktılar, biz de öğleyin. Bulunduğumuz yükseklikten inmek, sonra boğazı yeniden tırmanmak için öğleden sonra bütün zamanımızı harcadık. Öncüler yollarına devam ededursunlar biz de ilk chaco'da uyuduk. Orada, adları Yepez olan, çok çekingen üç çocuk vardı.2 Temmuz
Sabahleyin, tepenin üstünde, önünde bir portakal ağacı bulunan, bize sigara satan Don Nicomedes Arteaga'ya ait evde kamp yapan öncülere katıldık. Asıl ev aşağıda, Piojera üstünde, oraya gittik, bol bol yemek yedik. Piojera sarp kayalıklar arasında akıyor, bu yüzden ancak yaya olarak Angostura yönünde ilerlenebilir. Çıkış,ırmağın Junta'ya doğru bir noktasında, fakat oldukça yüksek bir tepeyi aşmak gerekiyor. Bu yer önemli, çünkü kavşak oluşturuyor. Yüksekliği 950 metre ve iklimi ılıman. Sakırganın yerini mariguy aldı. Köy, Arteaga'nın ve oğullarının evlerinden meydana gelmiş. Ufak bir, kahve plantasyonları var, çevreden işçiler gelip burada çalışıyor. Şu anda San Juan dolaylarından 6 ırgat var.3 Temmuz
Pombo'nun ayağı mümkün olduğu kadar dinlensin diye bütün gün yerimizde kaldık. Yüksek fiyatlarla alışveriş yapıyoruz; öyle ki köylüler korkuyla çıkarları arasında bocalama içindeler. Birkaç poz resim çektim, herkes ilgiyle karşıladı; bakalım banyosunu nasıl yapacak, nasıl basacak ve buraya nasıl ulaştıracağız. Üçü de sorun. Öğleden sonra bir uçak geçti, akşam da birisi, gece bombardımana geleceklerinden söz etti; hepsi kaçacaklardı, ama onları tuttuk ve böyle bir tehlikenin olmadığını anlattık. Astımım da bana zorluk çıkarmayı sürdürüyor.6 Temmuz
Sabah erkenden, bizi dehşet içinde karşılayan meskun bir kesimden geçerek, Pena Colorado'ya doğru yol aldık. Akşamüstü Palermo'da 1600 metreye vardık ve yedek öteberi alacağımız ufak bir dükkanın bulunduğu köye doğru inmeye başladık. Anayola vardığımızda karanlık bastırmıştı. Bu yol (sayfa 140) üzerinde, ihtiyar dul bir kadının evi var. Öncüler, gösterdikleri bocalama yüzünden bu evi işgal edemediler. Tasarımız, Sumaipata'dan gelecek bir aracı elegeçirmek, durum hakkında bilgi edinmek ve şoförle birlikte oraya gitmekti: Orada DİC'yi alacak, eczaneden alışveriş yapacak, hastahaneden gerekli ilaçları temin edecek, biraz konserve ve şekerleme satınaldıktan sonra çekip gidecektik. Sumaipata'dan araç gelmeyince ve zaten araçların orada durdurulmadığını, yani yolun serbest olduğunu öğrenince, tasarımızda değişiklik yaptık ve uygulanmasını Ricardo, Coco, Pacho, Aniceto, Julio ve Ghino'ya bıraktık. Bunlar Santa Cruz'dan gelen bir kamyonu sorun çıkmadan durdurdular. Fakat peşinden bir tane daha geliyordu, şoförler arasındaki dayanışma nedeniyle o da durdu; sonra ne olup bittiğini anlamak için üçüncü bir kamyon daha durdu, kamyonla yolculuk eden ve kızının inmesini istemeyen kadınla uzun süre tartışmak zorunda kaldık. Hüküm süren şaşkınlığı gören bir dördüncüsü de durunca yol tıkandı. Sonunda, işleri yoluna sokabildik: dört kamyon yol kenarına dizildi, bir şoför soru soranlara, mola verdiklerini söylemeye başladı. Adamlarımız kamyonlardan birine atlayıp gittiler; Sumaipata'ya varmışlar, iki jandarma, sonra da karakol komutanı teğmen Vacaflor'u tutuklamışlar. Çavuştan parolayı öğrenip bir yıldırım harekatı düzenleyerek -karşılık veren bir askerle çatıştıktan sonra- 10 askeriyle birlikte karakolu işgal etmişler. Beş mavzer, bir Z-B-30 ele geçirmişler ve 10 tutsak almışlar. Onları Sumaipata'dan 1 km uzakta çırılçıplak bırakmışlar. Ama yiyecek sağlama bakımından harekat tam bir başarısızlıktı; El Chino, Pacho ve Julio'nun lafına uyduğu için, işe yarar birşey satınalınamamış. İlaçlar arasında gerilla için zorunlu olanlar var, ama bana gerekenlerden hiçbiri yok. Harekat halkın ve kalabalık yolcuların önünde sürdürüldüğünden haber ağızdan ağıza hemen yayılmış. Saat 2'de, ganimetlerimizi yüklenip dönüş yolunu tutmuştuk bile.7 Temmuz
Ramon'un evinden bir fersah uzaktaki, bizi geçen gelişimizde iyi karşılayan adamın şekerkamışı tarlasına varıncaya (sayfa 141) değin aralıksız yürüdük. Korku halkın iliklerine işlemiş; adam bize bir domuz sattı ve sevimli davrandı, fakat Los Ajos'da 200 askerin ve San Juan'dan yeni dönen kardeşinin söylediğine göre, orada da 100 askerin bulunduğunu haber verdi. Dişlerini çekmek istedim, yanaşmadı. Astımım artıyor.8 Temmuz
Şekerkamışı tarlasındaki evden Piojera'ya dek temkinli yürüdük, fakat herşey durgundu ve askerden eser yoktu; San Juan'dan gelenler orada da bulunmadığını söylediler. Adam bizi sepetlemek için bu hileye baş vurmuş olmalıydı. Irmak boyunca El Piray'a dek iki fersah ve mahzene değin de bir fersah yürüdük. Oraya vardığımızda hava kararıyordu. Filo yakınlarındayız.9 Temmuz
Yürüyüşe başlar başlamaz yolumuzu kaybettik ve sabahı yolu aramakla geçirdik. Öğleyin, bizi bugüne dek çıktığımız en yüksek tepeye, 1840 metreye götürecek olan bir yola girdik. Az sonra bir tapera[32]'ya vardık ve geceyi orada geçirdik. Filo yolu güvenli değil.10 Temmuz
Bir at kaybettiğimizden yola geç çıktık, hayvan sonra geldi. En yüksek tepede, 1900 metrede az kullanılan bir yoldan geçtik. Saat 15.30'da bir tapera'ya ulaştık. Geceyi orada geçirmeye karar verdik, ama yolun orada bittiğini görmek tatsız bir sürpriz oldu. Bir de önemsememiş olduğumuz patikaları gözden geçirdik, ama onlar da bir yere çıkmıyordu. Filo'ya bağlı olması gereken chaco'lar karşıdan görünüyordu.11 Temmuz
Yağmurlu ve yoğun sisli bir gün; dönüşte yolumuzu kaybettik ve sonunda eski bir patikadan ilerleyebilmek için yol açmaya çabalarken öncülerden ayrı düştük. Bir dana kestik.12 Temmuz
Günü Miguel'den haber bekleyerek geçirdik, ama gelen Julio oldu; güneye doğru akan çay boyunca ilerlemiş. Olduğumuz yerde kaldık. Astım beni iyiden iyiye sıkıştırdı.13 Temmuz
Sabahleyin çok dik ve kötü havanın kayganlaştırdığı bir tepeyi indik. Saat 11.30'da Miguel'i bulduk. Camba ve Pacho'yu ırmak boyundakinden ayrılan patikada keşfe yollamıştım. Bir saat sonra döndüler ve chaco'lar, evler gördüklerini, hatta terkedilmiş bir eve de girdiklerini söylediler. Yola çıktık,biraz sonra ufak bir derenin akışını izleyerek, ilk eve ulaşıp geceyi orada geçirdik. Evin sahibi daha geç geldi ve bir kadının, belediye başkanının annesinin bizi gördüğünü, buradan 1 km uzakta bulunan Filo köyündeki askerlere haber ulaştırabileceğini söyledi. Bütün gece nöbet tuttuk.14 Temmuz
Sürekli çiseleyen yağmurlarla geçen bir geceden sonra, gündüz de yağmaya devam etti, fakat, öğleyin yanımızda iki kılavuzla belediye başkanının kayınbiraderi Pablo ve ilk evin sahibi Aurelio Mancilla ile yola çıktık. Kadınları ağlaşır halde bıraktık. Yolun kavşağına geldik; biri Florida ve Moroco'ya öteki Pampa'ya gidiyordu. Bu ikincide, Mosquera'ya kadar yeni açılmış bir kısım yol bulunduğundan, kılavuzlar bunu salık verdiler. Kabul ettik. Ama, 500 metre gitmemiştik ki, bir köylü ve bir atla gelen genç bir asteğmene rastladık, Hayvan un yüklüydü ve 30 askerin bulunduğu Pampa'daki asteğmenden Filo'daki meslektaşına bir mesaj götürüyordu. Yön değiştirmeye karar verdik, Florida yoluna saptık, az sonra da kamp yaptık.16 Temmuz
Yolu yoğun çalı çırpıdan temizlediğimiz için, çok ağır ilerledik. Hayvanlar da bu yolda çok eziyet çektiler, fakat akşam dar bir boğaza varıncaya dek başkaca sıkıntımız olmadı. Ancak, burayı yüklü atlarla geçemezdik. Miguel ve öncülerden dört kişi ilerledi, bunlar geceyi bizden ayrı geçirdiler.17 Temmuz
Yolu kaybettik, bu yüzden ağır tempoda yürümek zorunda kaldık. Kılavuzun sözettiği portakal bahçesine ulaşmayı umuyorduk, fakat varınca ağaçların kurumuş olduğunu gördük. Kamp kurabileceğimiz bir subaşı vardı. Aslında ancak 3 saat yürüdük. Astımım çok daha iyiye gidiyor. Pira'ya ulaşan yolu buluruz belki. Duran'a yakınlaştık.18 Temmuz
Bir saat sonra kılavuz yolu kaybetti ve çıkaramayacağını söyledi. Sonunda eski bir patika bulduk. Miguel ormanda kendisine yol açarak ilerledi ve Piray'a giden yolun kavşağına vardı. Küçük bir dereye ulaştık, kampımızı kurduktan sonra, üç köylüyü ve genç askeri salıverdik. Paulino'nun gizli yere birşey bırakıp bırakmadığını anlamak üzere Coco, Pablito ve Pacho yola koyuldular; eğer bir terslik çıkmazsa, yarın dönecekler. Genç asker ordudan kaçacağını söylüyor. Yükseklik 1300 metre.19 Temmuz
Eski kampa değin bir yolculuk yaptıktan sonra, Coco'yu beklemek üzere nöbeti değiştirerek oraya yerleştik. Saat 18'de döndü ve orada yeni birşey bulunmadığını söyledi. Tüfek yerli yerindeymiş Paulino'dansa eser yokmuş. Buna karşılık, yolun bulunduğumuz bölümünden askerler geçmiş ve iz bırakmışlar. (sayfa 145)20 Temmuz
Paniagua'nın oğullarından biri ve Paulino'nun damadının bulunduğu ilk iki eve değin dikkatlice yolaldık. Paulino hakkında Bütün biliğimiz. bize kılavuzluk ettiği için ordunun onu aramakta olduğundan ibaretti. Bizden bir hafta önce buradan necip Florida'ya giden 100 kişilik bir grubun izlerini bulduk. Ordu pusuda 3 ölü ve 2 yaralı vermiş. Neler olup bittiğini anlamak ve birşeyler satın almak için Coco, Camba, Leon ve Julio'yu Floıida'ya gönderdik. Coco saat 4'de biraz yiyecek ve Melgar adlı biriyle döndü. Adam atlarımızdan ikisinin sahibiymiş, bize yardım etmeyi kabul etti. Oldukça şişirerek anlatıyor, önemli olan şu: Harekelimizden dört gün sonra. Tuma'nın hayvanlar tarafından parçalanan cesedini bulmuşlar, ordu çatışmanın ertesi günü ve çıplak teğmenin ortaya çıkmasından sonra ilerlemiş. Sumaipata harekatı bütün ayrıntılarıyla öğrenilmiş, eklemeler de yapılıyormuş ve köylüler bunu alay konusu haline getirmişler. Tuma'nın piposunu ve saçılmış birkaç eşya bulmuşlar; Soperna adlı bir binbaşı varmış, bize sempati ve hayranlık besliyormuş; ordu Tuma'nın öldüğü Coco'nun evine dek gelmiş ve oradan Tejeria'ya. sonra da Florida'ya dönmüş. Coco, adamı bir mektup götürmekle görevlendirmeyi düşünüyordu, ama önce birkaç ilaç satın almaya göndererek denemeyi uygun buldum. Bu Melgar. Aralarında bir kadının da bulunduğu bir grubun buraya geldiğinden sözetti. Bunu, Rio Grande belediye başkanından aklığı bu mektuptan öğrendiğini söyledi. Bu adam (sayfa 146) Florida yolunda bulunduğundan İnti, Coco ve Julio'yu onunla konuşmaya gönderdim. Başka bir grup hakkında bilgisi olduğunu inkar etmiş ve Melgar'ın öbür sözlerini doğrulamış. Susuzluktan çok kötü bir gece geçirdik. Radyo bir cesedin kimliğinin Moises Guevara olarak tesbit edildiğini açıkladı, ama Ovando bir basın toplantısında daha ihtiyatlı davranarak, kimlik tesbitinin sorumluluğunu İçişleri Bakanlığına yükledi. Bütün bunların şaşırtmaca ve kimlik tesbitinin uydurma olması olağandışı şeyler değil.21 Temmuz
Durgun bir gün geçirdik. Bize, başkasına ait bir ineği satmış olması konusunda ihtiyar Coco ile konuştuk. İneğin başkasına ait olduğu iddiasını şiddetle reddetti ve bedelinin ödenmediğini söyledi; bizse onu, bedelini adama ödemeye zorladık. Akşam Tejeria'ya gittik. Oradan domuz ve chankaka[33] satınaldık. Alışveriş yapan İnti, Benigno ve Anicelo çok iyi karşılanmışlar.22 Temmuz
Sabahleyin erkenden, hayvanlarla birlikte, tıka basa yüklü olarak yola çıktık. İzimizi iyice kaybettirmeye çalışacaktık. Moroco'ya götüren yolu bırakıp, bir ya da iki km güneyinde bulunan ve göle ulaşan yolda ilerlemeye başladık. Ama ileride ne olduğunu bilmediğimizden, öncüler göndermek zorunda kaldık. Gölün kenarında hayvanlarını otlatan Marcilla ve Küçük Paniagua'yı gördük. Onlara ağızlarını sıkı tutmalarını öğütledik. Şimdi durum epeyce değişmişti. Yaklaşık iki saat yürüdük ve bir derenin kıyısında uyuduk. O noktada biri, akışı izleyerek güneydoğuya, ötekisi, daha bozuk olup güneye giden iki patika başlıyordu.23 Temmuz
İki kişi, bu iki yolu keşfe gittiler. Biz de onları orada bekledik. Yollardan biri Rio Seco'nun Piray sularının katıldığı kumların suları emmediği bir yere, yani, pusu yerimizle Florida arasına, ötekiyse, anayoldan 2 ya da 3 saat uzakta terkedilmiş bir tapera'ya götürüyormuş. Keşfi yapan Miguel oradan Rosita'ya çıkabileceği kanısında. Yarın, Melgar'ın Coco ve Julio'ya sözettiği yollardan biri olduğunu sandığımjz bu yoldan gideceğiz.24 Temmuz
Patikada yaklaşık 3 saat yürüdükten sonra 1000 metreden, 940 metreye indik. Bir dere yatağının kıyısında kamp yaptık. Yol burada biliyor ve yarın günümüzü, en iyi çıkışı bulmaya harcayacağız. Faaliyette olan birçok chaco var ve bunların Florida'ya bağlı olduğu anlaşılıyor. Burası belki de Canaloncs denen yer. Manila'dan gelen uzun bir mesajı deşifre etmeye çalışıyoruz.25 Temmuz
Günü dinlenmeyle geçirdik ve ikişer kişilik 3 grubu çevreyi keşfe yolladık. Coco, Benigno ve Miguel bu işle görevlendirilmişlerdi. Coco ve Benigno aynı yere varmışlar, oradan Moroco yoluna çıkılabilirmiş. Miguel, ırmağın Rosita'ya döküldüğünü ve macheteyle yol açmak gerekse bile, o yönden ilerlenebileceğini kesin bir dille söyledi.26 Temmuz
Benigno, Camba ve Urbano, Maroco ırmağının tersi yönünde, dere yatağında bir yol açmakla görevlendirildiler. Grubun geri kalanları kampta kaldılar ve merkez grup geride bir pusu kurdu. İlginç birşey yok.27 Temmuz
Yola çıkmak için herşey tamamlanmıştı ve pusudakiler saat 11'de yola çıkma emri almışlardı, 11'den az önce Willy geldi ve ordunun orada olduğunu bildirdi. Harekatı kendisi, Ricardo, İnti, Chino, Leon, Antonio, Arturo ve Chapaco gerçekleştirmişler. Olay şöyle geçmiş: Tepede 8 asker görünmüş; eski dar bir yoldan güneye doğru yürümüşler, birkaç havan topu ateşinden ve bir bez parçasıyla işaret verdikten sonra geri dönmüşler. Bir süre sonra, Melgar diye çağıran bir ses duyulmuş, bu Florida'daki olabilir. Bir an dinlendikten sonra 8 genç asker pusuya doğru yürümeye başlamış. Dördü ağır yürüdüklerinden geride kalmış, önden giden dört asker vurulmuş; üçünün öldüğü kesin, dördüncüsü yaralı, belki o da ölü.28 Temmuz
Coco, Pacho, Raul ve Aniceto, Suspiro olduğunu sandığımız ırmağın döküldüğü yere keşifte bulunmaya gittiler. Oldukça dar bir boğazda yol açarak yürüdük, ama fazla ilerleyemedik. Öncülerden ayrı kamp yaptık çünkü Miguel, kumlara batan ve çakıllarda güçlükle yürüyen atlar yüzünden, çok uzaklaşmıştı.29 Temmuz
Suyu bol bir bölgede, yamaçlarında iyi sığınaklar bulunan ve güneye inen bir boğazda yürümeye devam ettik. Saat 16 sularında Pablito'ya rastladık, Suspiro'nun döküldüğü yerde olduğumuzu söyledi, kayda değer birşey yok. Önce, sürekli olarak güneşe yöneldiğinden bu boğazın Suspiro'nun ağzı olamayacağını düşünmüştüm, fakat son dönemeçte batıya doğru saptı ve Rosita'ya açıldı. Saat 16.30 sularında artçılar yetişti. Irmağın ağzından uzaklaşmak için yola devam etmeye karar verdim; fakat Paulino'nun chaco'sunu geçmek için gerekli çabayı harcamalarını istemeye cesaret edemedim. Suspiro'nun ağzına bir saat uzaklıkta, yolun kenarında kamp yaptık. Akşam, 28 Temmuz, vatanının bağımsızlık günü hakkında konuşması için sözü El Chino'ya bıraktım. Sonra bulunduğumuz yerin neden elverişsiz olduğunu anlatarak, sabah 5'te kalkmalarını ve Paulino'nun chaco'sunu işgal etmeye gidilmesini emrettim.30 Temmuz
Astım beni epey sıkıştırdı ve bütün gece uyuyamadım. Saat 4.30'da, kahve pişirirken Moro, ırmağı geçmekte olan bir fener gördüğünü haber verdi. Nöbeti almak için uyanmış olan Miguel ve Moro, gelenleri tutuklamaya gittiler. Mutfaktan konuşulanları duydum. (sayfa 150)31 Temmuz
Saat 4'te ırmak boyunca yürüyüşe koyulduk. Kestirme bir yolu aştıktan sonra iz bırakmadan suyun akış yönünde inişe geçtik. Öğleden sonra, Miguel'in pusu kurduğu dereye vardık; emri anlamamış ve iz bırakmıştı. Akışın ters yönünde 4 km yaptık ve izlerimizi sile sile ormana daldık. Irmağın kollarından birinin yanında kamp yaptık. Akşam harekatın yanlışlarını açıkladım: 1) Kötü kamp yeri. 2) Zamanın iyi kullanılmaması, onların bize ateş etmelerine meydan vermişti. 3) Ricardo'nun, sonra da, onun yardımına giden Raul'un vurulmasına yolaçan aşırı güven. 4) Bütün araç ve gereci kurtarma işinde yeterince kararlı davranamamak. İçinde ilaçlar, dürbünler ve Manila'dan gelen mesajların kaydedilmiş olduğu manyetofonlar, notlar düştüğüm Debray'in ve Trotsky'nin kitapları gibi, kaybı tehlikeli sonuçlar verebilecek bazı eşyalar bulunan onbir çanta yitirmiştik. Bunları ele geçirmenin hükümet için taşıdığı önem ve askerlerin kendine güveninin (sayfa 152) artması da cabası. Hesaplarımıza göre, 2 ölü ve 5 yaralı vermişlerdi; ama ortada birbirine ters düşen iki söylenti var: Biri ordununki. Ayın 28'in de 4 ölü ve 4 yaralı verdiklerini açıklıyor; öteki Şili'ninki. 30 Temmuz'da 6 yaralı ve 3 ölüden sözediyor. Daha sonra ordu, yayınladığı bildiride, bir ceset ele geçirdiklerini ve bir asteğmenin tehlikeyi atlattığını açıkladı.-10-
AĞUSTOS 1967
1 Ağustos
Durgun bir gün; Miguel ve Camba yolu açmaya başladılar, fakat toprakla bitkilerin çıkardığı güçlükler nedeniyle bir kilometreden fazla gidemediler. 5-6 günlük yiyeceğimizi sağlayacak yabani bir tay vurduk. Ordunun oradan geçmesi olasılığını düşünerek, tuzak kurmak için hendekler kazdık. Yarın ya da öbürgün gelip kampımızı bulmamaları halinde, tasarımız, geçmelerine izin vererek, sonradan ateş etmek.2 Ağustos
Yol, Benigno ve Pablo'nun çabaları sonucu epey ilerledi. Vardıkları yerden geri dönmeleri yaklaşık iki saat sürdü. Radyo bir "toplum aleyhtarı" nın cesedinin kaldırıldığını ilan edeli beri, hakkımızda hiçbir haber yayınlamıyor.3 Ağustos
Yol açma fiyaskoyla sonuçlandı; Miguel ve Urbano bugün 57 dakikada döndüler; çok ağır ilerliyoruz. Hiçbir haber çıkmadı. Pacho'nun durumu düzeliyor, bense kötüyüm. Geceyi de gündüzü de kötü geçirdim, yakında iyileşeceğimi de ummuyorum. Damardan novokain iğnesi yapmayı denedim, ama sonuç alamadım.4 Ağustos
Çocuklar, güneybatıya yönelen bir kanyona vardılar. Bunun, Rio Grande'ye dökülen dereye kadar uzandığı düşünülebilir. Yarın, ikişer kişilik ekipler halinde, 4 kişi yol açmaya gidecek ve Miguel bizim yönde, terkedilmiş chaco'lar sandığımız yerleri görmeye çıkacak. Astımım biraz düzeldi.5 Ağustos
Benigno, Camba, Urbano ve Leon ikişer kişilik ekipler halinde bölündüler. Ama önlerine Rosita'ya dökülen bir dere yatağı çıktığından, yollarına bugün tarlalardan devam ettiler. Miguel chaco'yu görmeye gitti, ama bulamadı. At eti bitti. Yarın balık avlanmaya çalışacağız ve öbürgün başka bir hayvan keseceğiz. Yarın su başına dek ilerleyeceğiz. Astımım iyice kötüledi. Ayrılmaya karşı olduğum hade, yarın bir grubu önden göndermek zorunda kalacağım; Benigno ve Julio gönüllü çıktılar, bakalım Nato'nun tutumu ne olacak.6 Ağustos
Kampımızı taşıdık, ne yazık ki, üç saat değil, ancak bir saat yürüyebildik; bu da henüz uzakta olduğumuzu gösteriyor. Benigno, Urbano, Camba ve Leon yol açmakla oyalana dursunlar, Miguel ve Aniceto da, yeni dere boyunca, Rosita'ya döküldüğü yere dek keşif yapmaya gittiler. Akşam dönmeyince, uzaktan havan topu atışı gibi bir ses de duyduğumdan, önlemlerimizi aldık. Bolivya'nın bağımsızlık yıldönümü olduğundan İnti, Chapaco ve ben birkaç söz söyledik.7 Ağustos
Saat 11'de, Miguel ve Aniceto'nun kaybolduklarına hükmederek Benigno'ya, çok tedbirli olarak, derenin Rosita'ya döküldüğü yere dek yürümesini ve hangi yöne gitmiş olabileceklerini anlamaya çalışmasını emrettim. Eğer oraya ulaştılarsa, elbet. Fakat saat 13' te kaybolduğunu sandıklarımız çıkageldiler: Yolda güçlüklerle karşılaşmışlar, bu yüzden Rosita'ya gece ulaşamamışlar. Miguel'in anlattıkları canımı sıktı. Olduğumuz yerde kaldık, ama yol açanlar başka bir dere kenarı buldular, yarın oraya taşınacağız. İhtiyar atımız Anselmo bugün öldü, artık eşyalarımızı taşıyacak yalnız bir hayvanımız kaldı; astımım düzelmiyor, ilaçlar da bitiyor. Nacahuasu'ya bir grup gönderme işi konusunda, yarın bir karar alacağım.8 Ağustos
Yaklaşık bir saat yürüdük, benim içinse iki saat sürdü, çünkü küçük kısrak çok yorgundu; birara, onu boynundan ciddi biçimde yaralayan bir bıçak darbesi attım. Yeni kamp yerimiz, Rosita ya da Rio Grande'ye ulaşıncaya dek su bulunan son yer. Yol açanlar 40 dakika uzaklıktalar (2-3 km) Sekiz kişilik bir grubu şu işle görevlendirdim: Yarın buradan hareket edecek ve bütün gün yürüyecekler.9 Ağustos
Sekiz keşifçi bu sabah yola çıktı. Yol açanlar, Miguel, Urbano ve Leon kamp yerinden 50 dakika geç ayrıldılar. Topuğumdaki çıbanı deştiler, artık basabiliyorum, fakat hâlâ çok acıyor ve yine ateşim var. Pacho, çok iyi.10 Ağustos
Antonio ve Chapaco geriye doğru, avlanmaya gittiler ve dişi bir geyikle yabani bir dişi tavuskuşu getirdiler; ilk kamp yerimize bakmışlar, bir yenilik yokmuş. Yanlarında bir yığın (sayfa 158) portakal getirdiler. İki tane yedim, bu hemen bir astım krizine yol açtı, ama şiddetli değil. Saat 13.30'da giden sekizlerden Camba döndü ve şu haberleri getirdi: Dün susuz yatmışlar, bugün de, 9'a dek yürüdükleri halde su bulamamışlar. Benigno çevreyi taradıktan sonra su bulmak için Rosita'ya yönelmiş. Pablo ve Dario ancak su bulduktan sonra geri döneceklermiş.11 Ağustos
Yol açanlar çok ağır ilerliyor. Saat 16'da Pablo ve Dario, Benigno'nun, Rosita yakınında olduklarını ve yaklaşık 3 günde Vargas'ın evine varacaklarını bildiren bir yazısıyla geldiler. Pablito 8.15 sularında geceyi geçirdikleri su başından hareket etmiş ve 15'e doğru Miguel'e rastlamış. Bu da gösteriyor ki, varacağımız yer pek yakın değil. Tavuskuşunun astımıma dokunduğu anlaşılıyor, çünkü yine bir kriz geçirdim ve payımı Pacho'ya verdim. Kampımızı gündüzün kaybolup geceyarısı ortaya çıkan ufak bir selin kenarına taşımak üzere yola çıkıyoruz. Yağmur yağdı,ama hava soğuk değil, çok ma-riguy var.12 Ağustos
Kasvetli bir gün. Yol açanlar çok az ilerlediler. Burada bir yenilik yok, yiyeceğimiz de çok değil; yarın bir at daha keseceğiz, böylelikle 6 günlük yiyecek sağlayacağız. Astımım aynı, katlanılabilir derecede. Barrientos gerillacıların çökmekte olduğunu ilan etti ve yine Küba'ya karşı müdahaleye geçme tehditleri savurmaya başladı: Konuşması herzamanki gibi ahmakçaydı. (sayfa 159)13 Ağustos
Miguel, Urbano, Leon ve Camba, Benigno'nun bulduğu su başında kamp yapmaya, oradan da yola devam etmeye gittiler. Yanlarına üç günlük yiyecek, yani, bugün kestiğimiz Pacho'nun atından parçalar aldılar. Dört hayvanımız kalıyor ve yiyeceğe ulaşmadan önce bir tanesini daha keseceğiz galiba. Herşey yolunda gittiyse, Coco ve Aniceto yarın burada olacaklar. Arturo iki dişi tavuskuşu vurdu. Mısırımız bilmek üzere olduğundan, etten bana da verildi. Chapaco gittikçe artan dengesizlik belirtileri gösteriyor. Pacho iyileşme yolunda; benim astımıma gelince, dünden beri artma yolunda. Şimdi günde üç hap alıyorum. Ayağım hemen hemen iyileşti.14 Ağustos
Kötü bir gün. Çalışma yönünden de öyle. Hiçbir yenilik yok, fakat akşam haberleri dinlerken çocukların gitmekte oldukları mahzenin, ordunun eline geçtiğini öğrendik; öyle kesin bilgiler veriyorlar ki, kuşku götürmez. Bugün havanın garipliği yüzünden astımım azacak. Çeşitli belgelerimiz ve fotoğraflarımız da ellerine geçmiş. İndirdikleri en ağır darbe bu oldu; biri konuştu mu ne? Kim? Belirsiz.15 Ağustos
Coco ve Aniceto'nun gelmememeleri halinde Benigno'yu aramak üzere iki kişi göndermesi için, Miguel'e bir mesaj yazdım ve bunu götürmekle Pablito'yu görevlendirdim. Ama onlara yolda rastlamış, üçü birlikte döndüler. Miguel, karanlık bastığı anda, vardığı yerde kalacağını söyleyip su göndermemizi istemiş. Yarın erkenden hareket edeceğimizi bildirmesi için Dario'yu gönderdim, o da yolun bittiği haberini getiren Leon'a yolda rastlamış. (sayfa 160)16 Ağustos
İyi denebilecek bir yolda 3 saat 40 dakika yürüdük, sonra bir saat dinlendik. Bir kıymık battığı için katır beni yere silkeledi, fakat hiçbir yerim acımadı; ayağım iyileşiyor. Miguel, Urbano Ve Camba yol aça aça Rosita'ya ulaştılar. Benigno ve arkadaşlarının bugün mahzene varmaları gerekir. Uçaklar bölgede birkaç kez dolaştı. Belki de Vargas civarında çocukların bıraktığı bir ize rastladılar. Rosita ya da Rio Grande boyunca inmekte olan bir birliği korumak için de dolaşıyor olabilirler. Akşam çocuklara suyu aşmanın tehlikelerini anlattım ve yarın için önlem aldık.17 Ağustos
Erken yola çıktık ve saat 9'da Rosita'ya vardık. Orada, Coco iki el silah sesi duyduğunu sanarak gizlendi, fakat yeni birşey olmadı. Sık sık yolumuzu kaybettiğimiz, yanlış yola saptığımız için gerisi ağır gitti ve Rio Grande'ye ancak 16.30'da varıp kamp yaptık. Ay ışığından yararlanıp ilerlemeyi tasarlamıştım fakat, çocuklar çok yorulmuştu. Kıt kanaat yemek şartıyla iki günlük at etimiz kaldı; bense iki günlük mote ile yetineceğim. Galiba bir hayvanı daha feda etmek zorunda kalacağız. Radyo Nacahuasu'daki dört mahzenin ele geçirildiğini gösteren belgelerin ve kanıtların açıklanacağını bildirdi. Anlaşılan maymunlu mağara da ellerine geçmiş. Koşullar böyle olduğu halde, astımım beni çok sıkıştırmıyor.18 Ağustos
Her zamankinden erken yola çıktık, fakat biri derince dört ırmağı geçmemiz ve yer yer patikalar açmamız gerekti. Bu yüzden, nehre ancak saat 14'te ulaştık da, ölesiye yorulan çocuklar biraz dinlendiler. Çalışma durdu. Bulunduğumuz yerde bulut gibi nibarigüi[35] var. Geceleri de hâlâ soğuk oluyor.19 Ağustos
Miguel, Coco, İnti ve Aniceto, bir müfrezenin bulunduğu anlaşılan Vargas'a giden en iyi yolu bulmak üzere, keşfe çıktılar. Ama yeni birşey bulamadılar. Eski patikadan yolumuza devam etmemiz gerekecek. Arturo ve Chapaco ava çıktılar, bir dişi geyik vurdular. Arturo da, Urbano ile nöbetteyken bir tapir vurdu. Ama, yedi el ateş etmesi kampta telaş yarattı. Bu hayvan bize 4 günlük, dişi geyik de 2 günlük et sağlayacak. Biraz da fasulyemiz ve sardalyamız var; hepsi 6 günlük eder. Listede sırası gelen beyaz atın, başını kurtarmaktan yana şansı artıyor. Camba ile konuşup bundan sonraki konak yerimizde Joaquin'le buluşmamızdan önce gidemiyeceğini söyledim. Chapaco ayrılmayacağını, çünkü, bunun alçaklık olacağını belirtti. Ama altı ay ya da bir yıl içinde ayrılabilmeyi dilediğini de ekledi; bu umudu ona bağışladım, birbirini tutmayan şeyler söyledi. Durumu iyi değil.20 Ağustos
Yol açma işiyle uğraşanlar, yani Miguel ve Urbano, ayrıca "bayındırlık işleriyle" görevli olanlar, yani Willy ve Dario fazla ilerleyemiyorlar; bunun için o gün de orada kalmaya karar verdik. Coco ve İnti birşey tutamadılar, fakat Chapaco bir dişi geyik ve bir maymun avladı. Dişi geyikten yedim, bu yüzden gece şiddetli bir astım krizi geçirdim. Doktor hâlâ hasta; bu, sağlık durumunu tümüyle etkileyen ve onu sakat eden bir lumbago olsa gerek. Benigno'dan haber çıkmadı. Artık onunla ilgilenmeye başlamalıyız.21 Ağustos
Aynı yerde Benigno ve arkadaşlarından haber almadan bir gün daha geçirdik. Eustaquio dört ve Moro bir maymun vurdular; Moro hâlâ lumbago sancıları çekiyor. Kendisine bir meperidine verildi. Geyik eti astımıma dokunuyor.22 Ağustos
Nihayet yola çıkabildik. Ama, önce bir alarm verildi, kıyıda kaçar gibi olan bir adam görmüşlerdi. Neden sonra bunun, yolunu kaybeden Urbano olduğu anlaşıldı. Doktora bir lokal anestezi yaptım, acı geçmediyse de yolculuk yapabilecek hale geldi; galiba biraz daha iyi. Pacho yaya ilerliyor.23 Ağustos
Çok sarp bir kayalığı aşmamız gerektiğinden, gün zorluklarla geçti. Kırat ilerlememek için direndi; onu çamur içinde ve hiç yararlanamadan bıraktık. Ufak bir avcı kulübesine ulaştık, yakın zamanlara dek içinde birilerinin yaşadığı bazı (sayfa 163) izlerden anlaşılıyordu. Orada pusu kurduk. Az sonra pusuya iki kişi düştü. Etrafta on tuzak kurmuş olduklarını ve şimdi de bunları dolaşmaya çıktıklarını söylediler. Onlara bakılırsa, Vargas'ın evinde, Tatarenda'da, Caraguatarenda'da, İpita'da ve Yumon'da askerler varmış. İki gün önce de, Caraguatarenda'da çatışma olmuş, bir gerillacı yaralanmış. Benigno'dur bu, aç ve kuşatılmış olmalı. Adamlar askerlerin yarın balığa çıkacaklarını söylediler; 10-20 kişilik gruplar halinde çıkarlarmış, tapirin etini ve adamların dinamitle avladığı balıkları paylaştık; ben pirinç yedim, iyi geldi. Doktor iyiye doğru gidiyor. Debray'in yargılanmasının eylül ayına ertelendiği bildirildi.24 Ağustos
Kalk borusu 5.30'da çaldı ve tasarladığımız gibi, boğaza doğru yürümeye başladık. Öncüler yolu açtı, birkaç metre gitmişlerdi ki, karşı yönden gelen üç köylü belirdi. Miguel ile adamlarına haber verip pusuya yattık: 8 asker bize doğru geliyordu. Emir, geçidi aşmalarına izin vermek ve karşı kıyıya ulaştıkları anda ateş etmekti, fakat askerler geçitten ilerlemediler, birkaç tur yaptılar. Tüfeklerimizin önünden geçtiler, ama ateş etmedik. Sivil tutsaklar bunların asker değil, avcı olduğunu ileri sürdüler. Miguel, Urbano, Camba, Dario ve avcı Hugo Guznıan'ı batıya doğru uzanan, fakat nerede bittiği bilinmeyen yola gönderdik. Biz de bütün gün pusuda kaldık. Karanlık basarken yol açanlar tuzağa düşen bir and (kondor) akbabası ve çürümüş bir yaban kedisiyle döndüler. Bunlar, tapirden kalanlarla birlikte o gece yendi. Bütün umudumuz kalan biraz fasulye ve avlayabileceğimiz hayvanlarda.25 Ağustos
Gün, yeni birşey olmadan geçti. Kalk borusu 5'te çaldı ve yol açanlar erkenden yola çıktılar. Ordudan 7 kişi mevzilerimize dek sokuldu, ama geçmeye yeltenmediler. Avcıları silah sesleriyle çağıran bir halleri vardı; yarın fırsat bulursak saldıracağız. Yol ilerlemediği için, Miguel, Urbano'yu talimat almaya gönderdi. Ama o, talimatı kötü ve artık birşey yapılamayacak bir saatte ulaştırdı.26 Ağustos
Herşey ters gitti: 7 kişi yine geldiler, 5'i ırmağın aşağı yönüne gitmek ve 2'si de ırmağı aşmak üzere bölündüler. Pusudan sorumlu olan Antonio çok erken ateş etti. Adamlar pusudan kurtulup takviye aramaya gittiler; öteki 5 kişi aceleyle bulundukları yerden atlayarak geri çekildiler. İnti ile Coco üstlerine yürüdülerse de adamlar saklanmayı ve onları püskürtmeyi başardılar., Onları izlerken, bizim taraftan atılan kurşunların çok yakınlarına düştüğünü gördüm. Koşup yanlarına gittim. Ateş eden Eustaquio idi, çünkü Antonio ona gerekli talimatı vermemişti. Öylesine bir öfkeye kapıldım ki Antonio'ya ağzıma geleni söyledim.27 Ağustos
Bütün gün umutsuzca, bir çıkış yolu aradık, bulup bulamayacağımız da belli değil. Rio Grande'nin yakınındayız ve Yumon'u geçtik, ama alınan bilgilere bakılırsa ırmak geçit vermiyor. Öyle ki, yolu Miguel'in kayalığından sürdürmek zorundayız, fakat katırlar geçemeyecekler. Bir olanak daha kalıyor; ufak bir sıradağı aşmak ve sonra Rio Grande-Masicuri'ye yönelmek; ancak, bunun yapılıp yapılamıyacağını yarın öğrenebiliriz. 1300 metrelik yükseklikleri aştık; bu, bölgenin en yüksek ortalaması ve geceyi 1240 metrede geçirdik: hava oldukça soğuktu. Kendimi çok iyi hissediyorum, ama Doktor kötü durumda. Suyumuz da bitti. Yalnız Doktor için biraz var.28 Ağustos
Kasvetli ve kaygı verici bir gün. Susuzluğumuzu Caracore meyveleriyle[36] giderdik. Daha doğrusu, nefsimizi aldattık. Miguel, bir tabancadan başka silahı olmayan Pablito'yu avcılardan biriyle su bulmaya gönderdi.29 Ağustos
Yorucu ve kaygılı bir gün. Yol açanlar ağır ilerliyor; birara, Masicuri'ye nereden gideceklerini şaşırdılar. 1600 metrede ve oldukça nemli olup özsuyu susuzluğu gideren, bir tür şeker kamışının bittiği bir yerde kamp yaptık. Chapaco, Eustaquio ve Chino susuzluktan bitkin halde. Yarın en yakın suyun nerede olduğuna bakmalı. Katırcılar iyi dayanıyor. Radyoda önemli haber yok: Yalnızca haftalardır sürüncemede olan Debray'in yargılanmasından sözediliyor.30 Ağustos
Durum kaygı verici olmaya başlamıştı: Yol açanlar baygınlık geçirdiler. Miguel ve Dario idrarlarını içtiler. El Chino da (sayfa 167) aynı şeyi yaptı; sonuç kötü oldu; diareler, kramplar. Urbano, Benigno ve Julio bir kanyona doğru indiler, orada su buldular. Katırların geçemediği haberini yolladılar, bunun üzerine Nato ile kalmaya karar verdim. Fakat İnti su ile yukarıya çıktı, sonra üçümüz oturup kısrak eti yedik. Radyo aşağıda kaldığı için haberleri dinleyemedik.31 Ağustos
Sabahleyin Aniceto ve Leon aşağıya doğru keşfe çıktılar. Saat 16'da döndüklerinde katırlar için su başındaki kamptan başlayan bir geçit bulunduğunu haber verdiler. Bütün güçlük oraya varmaktaydı; fakat yeri gördüm, hayvanlar geçebilecek sanırım. Bunun üzerine Miguel'e, kayalığın arkasından dolanacak bir yol açmaya devam etmelerini emrettim, hayvanlarla oradan inecektik.-11-
EYLÜL 1967
1 Eylül
Erkenden yola çıktık, katırlardan birinin düşmesi yüzünden olaylı bir yürüyüşten sonra tepeyi inebildik. Doktor iyi değildi, ama ben iyiydim, katırı rahatça sürebiliyordum. Yürüyüş sandığımızdan uzun sürdü. Honorato'nun evinin yakınındaki akarsuya vardığımızı 18.15'te farkettik. Miguel var gücüyle yürüdü, ama anayola ancak karanlık basarken vardı; Benigno ve Urbano temkinli yürüdüler, gözlerine anormal birşey ilişmedi. Bunun üzerine, boş evi işgal ettik; Ordu için, etrafına barakalar yapılarak genişletilmişti. Şimdilik evlerin hepsi boştu. Un, yağ, tuz ve oğlaklar bulduk; ikisini kestik ve unla kendimize bir şölen düzenledik, ama pişirilmesi bütün gecemizi aldı. Şafakta evde ve yolun başında birer nöbetçi bı: rakarak çekildik.2 Eylül
Sabah erkenden, Coco, Pablo ve Benigno'yu evde, Migu-el'in yönetiminde, pusuda bırakıp chaco'lara doğru gittik. (sayfa 171)3 Eylül
Bugün pazar olduğundan yine çatışmalı geçti. Şafakta Masicuri'nin akış yönünde, ağzına kadar bir keşfe çıktık ve sonra biraz da Rio Grande boyunca yürüdük; saat 13'te İnti, (sayfa 172) Coco, Benigno, Pablito, Juliö ve Leon eve ulaşmayı denemek için çıktılar; ordunun orada olup olmadığına bakacaklar ve yaşamımızı biraz olsun dayanılır duruma getirecek olan nesneleri satmalacaklardı. Grup önce iki ırgat yakalamış. Adamlar ev sahibinin evde olmadığını, askerlerin gelmediğini ve evde epeyce erzak bulabileceklerini söylemişler. Başka haberler: Dün 5 asker, eve uğramadan dört nala geçmişler; Honorato oğullarından ikisiyle, iki gün önce evine uğramış. Adamlarımız çiftlik sahibinin yanına vardığında, orada 40 askerle karşılaşmışlar, gelişigüzel bir çatışma olmuş. Bizimkiler en az bir askeri öldürmüşler, adamın bir de köpeği varmış. Askerler karşı-saldırıya geçerek onları kuşatmışlar, fakat bağrışmalar üzerine çekilmişler. Tek pirinç tanesi bile ele geçirememiştik. Uçak bölgede dolaştı ve Nacahuasu'ya olsa gerek, birkaç roket attı. Köylülerden edindiğimiz başka bir bilgi de şu: Bu bölgede gerillacıya rastlamamışlar; onlarla ilgili ilk haberi, dün oradan geçen sığırtmaçlardan almışlar.4 Eylül
Miguel tarafından yönetilen 8 kişilik bir grup, Masicuri'den Honarato'ya giden yolda saat 13'e değin pusu kurup beklediler. Bir süre sonra da Nato ve Leon küçük bir boğayı sürükleye sürükleye güçbela getirdiler. Fakat daha sonra elimize besili iki öküz geçti. Urbano'yla Camba suyun akışının tersi yönünde 10 km gittiler. Dört geçit bulmuşlar, bunlardan biri derinmiş. Küçük boğayı kestik. Hem malzeme, hem de haber sağlamak için yapılacak bir akına gönüllü aradık. Sonunda İnti, Coco, Julio, Aniceto, Chapaco, Arturo seçildiler ve İnti'nin yönetimine verildiler. Paco, Pombo, Antonio ve Eustaquio da gönüllü çıkmışlardı.İnti'nin talimatı şöyle: Şafakta eve varmak, geleni gideni gözetlemek, asker yoksa, (sayfa 173) malzeme sağlamak, varsa, evin çevresini dolaşıp askeri yakalamak, en önemlisi de, kayıp vermemek. Çok temkinli olmayı salık veriyordu.5 Eylül
Gün, hiçbir haber alınamaksızın, sonucu beklemekle geçti. Grup saat 4.30'da bir katır ve biraz malla döndü. Moron'un evinde askerler varmış ve köpeklerinin sayesinde, neredeyse grubun farkına varacaklarmış, bunlar geceleri dolaşıyor olmalı. Adamlarımız evin etrafında gezinmişler. Sonra Montano'ya doğru bir yol açmışlar; orada kimse yokmuş. Ama evde mısır bulmuşlar, bir kental kadar almışlar. Öğleyin ırmağı geçmişler ve karşı kıyıda iki ev görmüşler. Evlerden birinde bulunanların hepsi kaçmış; bizimkiler de bıraktıkları katıra el koymuşlar; ötekinde bulunanlar işbirliğine yanaşmamış, bu nedenle tehdide başvurmak zorunda kalmışlar. Gerillacılara hiç rastlamadıklarını ve yalnızca, karnavaldan önce Perez'in evinde bir grup (biz) gördüklerini söylemişler. Grubumuz yola çıktığında henüz gündüzdü, Moron'un evini işgal etmek için geceyi bekledik. Herşey iyi gidiyorken Arturo yolunu kaybetti, bir patikada uyuyakalmış, av bulmak için de 2 saat kaybedildi. Bazı izler bırakmışlar, hayvanlar hepsini silmezse bizi bulabilirler; üstelik yolda birkaç şey de kaybetmişler. Çocukların derhal morali bozuldu.6 Eylül
Benigno7 Eylül
Kısa bir yürüyüş yaptık. Irmak üzerinde yalnız bir geçitten geçtik, önümüze dimdik bir kaya çıktığı için Miguel bizi beklemek üzere kamp kurdu. Yarm etrefı keşfe çıkacağız. Durum şu: Kampa vardıkları halde uçaklar bizi burada aramıyorlar. Radyo, benim grubun şefi olduğumu bildiriyor. Tüm sorun şunu bilmekte: Korkuyorlar mı? Pek olası değil. Tırmanmayı olanaksız mı buluyorlar? Ne yaptığımız ve onların da neler bildikleri düşünülürse, sanmam. Bizi stratejik bir noktada sıkıştırmak üzere geçmemizi mi istiyorlar? Malzeme sağlamak için Masicuri bölgesinde kalacağımızı mı sanıyorlar? Olabilir. Doktor'un durumu iyi, ama ben yine hastalandım ve uykusuz bir gece geçirdim.8 Eylül
Durgun bir gün. Antonio ve Pombo'nun yönetiminde, sekizer kişilik pusular sabahtan akşama dek bekledi. Hayvanlar bir chuchial'e[37] dalıp iyice karınlarım doyurdular, katır da iyileşiyor. Aniceto ve Chapaco ırmağın kaynağına doğru keşfe çıktıktan sonra, yolun hayvanlar için rahat sayılabileceğini söylediler. Coco ve Camba göğüslerine kadar suya batarak bir geçitten karşı kıyıya geçip orada bir kayaya tırmandılar, (sayfa 176) fakat bir bilgi elde edemediler. Bu kez Miguel'i ve Aniceto'yu gönderdim. Daha uzun bir keşif sonunda Miguel hayvanlarla ırmağı aşamayacağımız kanısında olduğunu söyledi. Yarın bu yönden bakacağız, çünkü hayvanları yüksüz olarak sudan geçirme olanağı herzaman bulunur.9 Eylül
Miguel ile Nato keşfe çıktılar, dönüp geldiklerinde ırmağın geçilebileceğini, ancak geçidin insanlar için olduğunu, hayvanların yüzmeleri gerektiğini söylediler. Sol kıyıda ırmağa dökülen büyücek bir dere var, orada kamp yapacağız. Antonio ile Pombo yönetimindeki sekizli pusular sürdürüldü; yeni birşey olmadı. Aniceto ile konuştum; gücü yerinde, birçok bolivyahnm gevşediğini düşünüyor. Coco ve İnti'nin siyasal çalışma yapmadıklarından yakınıyor. İneği bitirdik, yarına etsuyu pişirmemize yarayacak dört ayaktan başka birşey kalmadı.10 Eylül
Kötü bir gün. İyi belirtilerle başladı, fakat sonra hayvanlar çok kötü olan yolda ilerlememek için direndiler. Sonunda biri geride kaldı, yürümedi, onu karşı kıyıda bıraktık. Irmağın epeyce kabarması karşısında Coco bu kararı almıştı. Ayrıca öte tarafta dört adet silahımız da kaldı: Moro'nunki ve Benigno'nun silahı için 3 tanksavar bombası da kalan silahlar arasındaydı. Irmağı katırla yüzerek geçtim, fakat, geçerken kunduralarımı kaybettim; şimdi abarca giymek zorundayım bu da hiç hoşuma gitmiyor. Nato elbiseleriyle silahlarını muşambaya sarıp bohça yaptı ve akıntı güçlü olmasına karşın ırmağa atladı, ama herşeyi yitirdi. Bu kez'öbür katır suyu geçmek istedi, fakat artık su geçit vermediği için onu geri çektik. Leo'un suyu katırlarla birlikte geçmeyi yeniden denemesi, neredeyse hepsinin boğulmasıyla sonuçlanıyordu, çünkü akıntı çok şiddetliydi. Sonunda hepimiz hedefimiz olan ırmağa vardık, ama Doktor kötü durumda: bütün gece el ve ayaklarındaki nevralji sancıları yüzünden sızlandı durdu. Niyetimiz hayvanları yine yüzerek karşıya yollamaktı, ama ırmak kabarması ve bunu engelledi, alçalmasını beklememiz gerekiyor. Uçak ve helikopter bölgede dolaştı, helikopterler hiç hoşuma gitmiyor çünkü ırmak boyunda pusular yerleştirebilirler. Yarın, nerede olduğumuzu iyice anlamak için ırmak boyunca her iki yönte keşfe çıkacağız.11 Eylül
Durgun bir gün. Çocuklar kaynağa ve ırmağa doğru keşfe çıktılar. Irmaktakiler karanlık basarken geldiler ve suların biraz alçalması halinde ırmağın geçit vereceğini ve hayvanların yürümelerine elverişli kıyılar bulunduğunu bildirdiler. Benigno ve Julio dereyi keşfe çıkmışlardı, ama üstünkörü bîr keşif oldu bu, öğleyin döndüler. Nato ve Coco, artçıların yardımıyla (sayfa 178) geride kalan eşyalarımızı getirmek için katırla ırmağı aştılar; orada yalnız, içinde mitralyöz şarjörü bulunan bir çanta kalmış.12 Eylül
Gün traji-komik bir olayla başladı; Saat 6'da, tam kalk borusu sırasında Eustaquio, dere yönünden gelenler olduğunu haber verdi. Herkes hemen silahına sarıldı, Antonio onları gördü ve kaç kişi olduklarını sorduğumda eliyle 5 işareti yaptı. Sonunda bunun bir kuruntu olduğu anlaşıldı. Bunlar gerilla morali için tehlikeli şeyler, nitekim hemen psikozdan sözedilmeye başlandı. Antonio ile konuştum, normal olmadığı görülüyor. Ağlamaya başladı ama kaygılı olmadığım, bütün bunların uykusuzluktan ileri geldiğini, inkar etmesine karşın nöbette uyuduğu günden bu yana yani 6 gündür sürekli angaryada olduğunu söyledi. Chapaco bir emri yerine getirmediği için 3 gün angarya ile cezalandırıldı. Gece, Antonio ile anlaşamadığından öncülere verilmeyi istedi, reddettim. İnti, Leon ve Eustaquio, uzaktan görülen büyük bir sıradağın (sayfa 179) öteki yönüne geçmek için ırmağın elverişli olup olmadığım iyice araştırmak amacıyla keşfe çıktılar. Coco, Aniceto ve Julio kaynağa doğru yol aldılar. Yolu buradan sürdürme olasılığını dikkate alarak ırmaktaki geçitleri bulmaya çalışacaklar ve hayvanları nasıl geçirebileceğimizi inceleyeceklerdi.13 Eylül
Keşifçiler döndüler: İnti ve grubu, ırmağın kaynağına doğru bütün gün dolaşmışlar; oldukça yüksekte uyumuşlar, bu yüzden üşümüşler, ırmak karşıda, batıda bulunan bir sıradağdan çıkıyor olmalıymış, hayvanların geçmesine elverişli değilmiş. Coco ve arkadaşları ırmağı aşmak istemişler, başaramamışlar. Pesca olması gereken bir ırmağın kanyonuna ulaşmak için onbir sarp kayalığı aşmışlar; yaşam belirtisi olarak, yanmış chaco'lar ve bir öküze rastlamışlar. Hep birlikte geçmeyi istersek bir sal yapmalıyız, yoksa hayvanların öteki yandan geçmeleri gerekir. Ama birlikte geçmeye çalışacağız.14 Eylül
Yorucu bir gün. Saat 7'de Miguel öncüler ve Nato ile yola çıktı. Bu yönde olanaklar elverdiğince uzağa gitmesini, geçişin (sayfa 180) güçleştiği yerde bir sal yapmasını emretmiştim. Antonio bütün artçılarla pusuya yattı. Nato ile Willy'nin bildiği bir mağaraya iki M-1 tüfeği bıraktık. Hiçbir haber gelmediği için, Saat 13.30'da yola çıktık. Katırla gidemedik, bense yeniden astım krizine yakalanmak üzereydim. Hayvanı Leon'a bıraktım, yola yaya devam ettim. Artçılar, tersi anlamda emir gelmezse, saat 15'te yola çıkacaklardı. O sırada, Pablito gelip öküzün, hayvanların geçeceği yerin karşısında bulunduğunu, 1 km yukarıda da salın yapılmakta olduğunu bildirdi. Hayvanların gelmesini bekledim, sonunda saat 18.15'te adamları gönderdim de getirdiler. Bu sırada, iki katır ırmağı aştı (öküz daha önce geçmişti) ve biz de salın bulunduğu noktaya doğru ağır ağır gittik. Baktım ki, 12 kişi daha bu kıyıdalar, yalnızca 10 kişi karşıya geçmiş. Böylece geceyi ikiye bölünmüş olarak geçirdik ve son kokmuş sığır eti payımızı da yedik.15 Eylül
Biraz fazla yol aldık, 5-6 km kadar. Fakat, Pesca ırmağına ulaşamadık, çünkü hayvanları iki kez sudan geçirmekgerekti, birinde de katır geçmemekte inadetti. Bir sefer daha kaldı, ama, bakalım katırlar geçebilecekler mi?16 Eylül
Gün, sal yapımı ve ırmağı aşma çabalarıyla geçti. Bir sukaynağına varana kadar, yalnızca 500 metre yürüyebildik ve orada kamp yaptık. Irmağı aşma işi, iki kıyıya bağlanan iyi bir salla, olaysız başarıldı. Yalnız kalınca Antonio ve Chapaco sürtüştüler ve hakaret ettiği için Antonio, Chapaco'ya((39)) günlük bir ceza verdi; adil olduğundan emin olmamakla birlikte, bu karara saygı gösterdim. Akşam bir olay daha oldu (sayfa 181) Eustaquio Nato'yu bir pay fazla yemekle suçladı. Yemek yüzünden çıkan can sıkıcı bir durum daha. Doktorun sağlığı ve çocukların onunla ilgili olarak neler düşündükleri, hep birer dert (Julio hep saçma sapan laflar ediyor). Yine de bütün bunlar önemsiz sayılabilir.17 Eylül Pablito
Bugün yine dişçilikle uğraştık: Arturo ve Chapaco'nun dişlerini çektim. Miguel ırmağa keşfe ve Benigno yolu kollamaya gittiler. Katırların çıkabileceğini, ancak bundan önce ırmağı iki kez geçmek için yüzmeleri gerektiğini söylediler. Pablito'nun onuruna pilav pişirdik. Gerillacılardan en genci o, bugün 22 yaşına bastı.
Radyo yargılamanın ertelendiğinden ve Loyola Guzman'ın tutuklanmasına karşı yapılan bir protesto hareketinden başka haber vermedi.
18 Eylül
Saat 7'de yola çıktık, fakat biraz sonra Miguel geldi, dönemeçte üç köylüye rastladıklarını ve bunların bizi görüp görmediklerini bilmediğini söyledi. Chapaco, eksilmeyen kavgalardan birini daha sahneye koydu: Arturo'yu şarjöründen 15 kurşun çalmakla suçladı. Felaket adamın biri ve işin iyi yönü, kübalılara sataştığı halde, bolivyalıların onun tarafını tutmayışı. Katırlar yüzmeden ırmağı aştılar, fakat bir uçurumdan geçerken siyah katır elimizden kaçtı, sonra 50 metre yuvarlanarak yaralandı. Piraypandi ırmağına doğru eşeklerine binmiş giden 4 köylüyü tutukladık. Buradan bir mil uzaktaki bir ırmakta, Rio Grande kıyısında Aladino Gutierrez ile adamlarının avlandıklarım ve balık tuttuklarını söylediler. Benigno çok büyük bir tedbirsizlik yapmış, bir köylüye göründüğü halde, onu, karısını ve başka bir köylüyü serbest bırakmış. Bunu duyduğum zaman tepem attı ve bu hareketi ihanet (sayfa 182) olarak niteledim. Benigno bir ağlama krizine yakalandı. Köylülere, yarın, oturdukları 7-8 fersah uzaklıktaki Zitano adlı çiftliğe bizimle birlikte gideceklerini söyledik. Aladino ve karısı çekingen davranıyorlar, bu yüzden bize yiyecek satmalarını sağlamak çok güç oldu.19 Eylül
Erken yola çıkamadık çünkü köylüler bir türlü hayvanlarını toparlayamadılar. Sonunda çıkıştım ve tutuklu kervanıyla yola düzüldük. Moro ile ağır ağır yürüdük. Irmaktan uzaklaşınca üç tutsak daha alındığını ve öncülerin iki fersah ötede şekerkamışı bulma umuduyla bir çiftliğe doğru yola çıktıklarını öğrendik. Bu iki fersah, bundan önceki iki fersah gibi güç aşıldı. Aslında, bir şekerkamışı tarlasından başka bir şey olmayan bu çiftliğe vardığımızda, saat akşamın 9'u olmuştu. Öncülerse saat 21'den sonra geldiler.20 Eylül
Üç saatte varabileceğimizi hesapladığımız Lucitano'ya, karanlık basarken varabilmek için saat 15'te yola çıkmaya karar verdim; fakat bazı güçlükler hareketimizi saat 17'ye dek geciktirdi, biz tepenin üstündeyken karanlık bastırdı; bir meşale yaktık, ama Aladino Gutierrez'in evine yine de 20'den önce varamadık; bize satacak birşeyleri yoktu, birkaç sigara ve birkaç ıvır zıvır bulabildik, ama giyecek yoktu. Biraz kestirdikten sonra 4 fersah ötede olduğunu sandığımız Alto Seco yönüne gitmek üzere, saat 3'te yola çıktık. Varır varmaz belediye başkanının telefonuna elkoyduk, ama yıllardan beridir çalışmıyormuş, hat kopukmuş. Belediye başkanının adı Vargas ve atanalı çok olmamış.21 Eylül
Saat 3'te parlak ayışığın altında yola çıktık. Yolda önceden bir keşifte bulunmuştuk; saat 9'a dek canlı bir varlığa rastlamadan yürüdük ve o güne kadar ulaştığımız en yüksek tepelerden, 2040 metreden aştık. O sırada iki sığırtmaca rastladık; bize Alto Seco'ya giden yolu gösterdiler, daha 2 fersahlık yolumuz vardı, gecenin bir kısmını ve bütün sabahı yürüyüşle geçirdiğimiz halde, ancak 2 fersah yol alabilmiştik. İnişteki ilk evlere ulaştığımızda, yiyecek birşeyler satınaldık ve bunları belediye başkanının evine gidip yedik; daha sonra Piraymini kıyısında mısır öğüten bir su değirmenine rastladık (yükseklik 1400 metre). Adamlar korkuyor ve yolumuzdan kaçmaya çalışıyorlar, ağır hareket ediyor, bu yüzden çok zaman kaybediyoruz. Alto Seco'ya değin 2 fersahlık yol 12.35'ten saat 5'e dek sürdü.22 Eylül
Biz, yani merkez grup, Alto Seco'ya vardığımızda belediye başkanının, yakında bulunduğumuzu haber vermek üzere, (sayfa 184) dün yola çıktığını öğrendik, misilleme olarak, biz de onun dükkanını boşalttık. 1900 metre yükseklikte 50 hanelik ufak bir köy olan Alto Seco bizi ölçülü bir korku ve merak karışımıyla karşıladı. Erzak ve malzeme tedariki işi iyi gitti ve kısa zamanda kampımız -su başındaki terkedilmiş ev- bol miktarda yiyecekle doldu. Valle Grande'den gelmesi beklenen kamyonet gelmedi; bu da belediye başkanının haber ulaştırdığını kanıtlıyordu. Buna karşın karısının, Tanrı ve çocukları adına, aldıklarımızın parasını ödememiz için yalvarmalarını dinlemek zorunda kaldım. Fakat, kesin olarak reddettim. Akşam İnti okulda (1. ve 2. sınıfta) bir toplantı yaptı. 15 kişilik şaşkın ve sessiz bir köylü grubuna devrimimizin amaçlarını anlattı; yalnız öğretmen müdahale etti ve köylerde savaşıp savaşmadığımızı sordu. Kurnazlığın, bilginin ve çocuk saflığının karışımı bir. köylüydü; sosyalizme değinen bir yığın soru sordu. Küçük bir çocuk bize kılavuzluk yapmayı önerdi ve tilki dedikleri öğretmene karşı bizi uyardı. Saat 1.30'da Santa Elena'ya doğru yol aldık ve oraya saat 10'da vardık.23 Eylül
Bulunduğumuz yer güzel bir portakal bahçesiydi ve epey meyve kalmıştı. Günü dinlenmekle ve uyumakla geçirdik, fakat sıkı nöbet tutmak gerekti. Saat 1'de kalkıp 2'de, Loma Larga'ya doğru yola çıktık, oraya şafakta vardık. 1800 metreye çıktık. Yükler ağır, bu yüzden yürüyüşümüz yavaş. Benigno'nun yaptığı yemekten çok fazla yedim.24 Eylül
Loma Larga adlı köye ben karaciğer sancısı ve kusmalar, çocuklar da sonuç vermeyen yürüyüşler yüzünden bitik durumda ulaştık. Geceyi Pujio yolu kavşağında geçirmeye karar (sayfa 185) verdim. Evinde kalan tek köylüden, Sostenos Vargas'dan -ötekiler bizi görür görmez kaçmışlardı- satmaldığımız domuzu kestik.25 Eylül
Pujio'ya vardık, ama orada bizi önceki gün görmüş insanlar var; başka bir deyimle, fısıltı radyosu orada olduğumuzu bildirmiş. Pujio, bir tepede kurulmuş ufak bir köy. Bizi gördükleri zaman kaçan köylüler, sonra yavaş yavaş yaklaştılar ve iyi davrandılar. Serrano'dan Chuquisaca'ya bir borçluyu tutuklamaya gelen jandarma o sabah şafakta yola çıkmıştı. Üç bölgenin' kesiştiği noktadayız. Katırlarla yolculuk etmek tehlikeli bir hal alıyor, fakat, çok zayıf düştüğü için doktorun olanaklar elverdiğince rahat yol almasına çalışıyorum. Köylüler bölgede hiç askere rastlamadıklarını söylüyorlar. Trança Mayo'ya ulaşıncaya dek, mola vererek yürüdük ve sonra bir yolun kenarında uyuduk. Migucl istediğim önlemleri almamıştı. Higueras belediye başkanı bu civarda; nöbetçiye tutuklaması için emir verdim.26 Eylül
Bozgun. Şafakta Picacho'ya vardık. Herkes bayram yapıyordu; ulaştığımız en yüksek nokta burası: 2280 metre. Köylüler bize çok iyi davrandılar ve Ovando benim her an yakalanabileceğimi ilan ettiği halde, yolumuzu korkusuzca sürdürdük. Higuera'da herşey değişti, erkekler kaçmış, yalnız birkaç kadın kalmıştı. Coco telgrafçının evine gitti, çünkü orada telefon vardı ve ayın 22'sinde alınmış bir haberle döndü. Valle Grande kaymakamının belediye başkanına, gönderdiği bu yazıda, gerillacıların bölgede bulunduklarının öğrenildiği (sayfa 186) ve bütün haberlerin ödemeli olarak V.G'ye (Valle Grande) ulaştırılması bildiriliyordu. Telgrafçı kaçmıştı, fakat karısı, komşu köy Jagüey'de bayram olduğundan, kimsenin telefon etmediğine dair güvence verdi.27 Eylül
Saat 4'de çıkış yolu bulmak için yürümeye başladık; 7'de tasarladığımızın tersi yönünde bir yol bulduk; karşıda çıplak (sayfa 187) ve görünüşte zararsız bir tepe vardı. Ufak bir koruda uçaklardan korunmak için, yüksek bir mevkiye çıkınca, o gün kimsenin geçmemiş olduğu anlaşılan bir yol bulduk. Karanlık basarken bir asker ve bir köylü yamacı yarı yüksekliğe dek tırmandılar, oralarda biraz dolandılar, fakat bizi görmediler. Keşfe çıkan Aniceto yakınlardaki bir evde kalabalık bir asker grubuna rastlamış. Artık bizim için en kolay geçilecek yol da kapanmıştı. Sabahleyin karşı tepeye tek sıra halinde çıkan askerler gördük, silahlan güneşte parlıyordu. Daha sonra, öğleyin, tek tük silah sesleri, birkaç yaylım ateşi ve sonra bağırmalar duyuldu: "İşte orada!" "Çık oradan!" "Çıkacak mısın, çıkmayacak mısın?" Ve silah sesleri. Adam ne oldu bilemedik, belki de Camba'ydı. Karanlık basarken öteki yönden suya inmeyi denemek için yola çıktık. Öncekilerden de yoğun fundalıklar arasına daldık. Dimdik bir kaya önümüzü kestiği için, su aramaya, kanyona inmek zorunda kaldık.28 Eylül
Kaygı dolu bir gün. Bir an, son saatimiz geldi, diye düşündük. Şafakta su getirdiler. İnti ve Willy kanyona doğru başka bir iniş yolu aramaya gitmişlerdi, fakat hemen geri döndüler. Çünkü karşı tepeyi boydan boya aşan yolda at üzerinde bir köylü gidiyordu. Saat 10'da sırt çantalarıyla 46 asker tam karşımızdan geçti. Bir türlü uzaklaşmak bilmediler. Saat 12'ye doğru, bu kez 77 asker geldi. Tam o sırada bir silah sesi duyuldu ve askerler mevzilendiler; subay, ne yapıp yapıp sel çukuruna inmelerini emretti. Bizim bulunduğumuz çukurdan sözediliyordu herhalde, fakat sonunda bir telsiz konuşması (sayfa 188) yaptılar, hoşnut oldular ve inmekten vazgeçtiler. Barındığımız yer üstten gelecek bir saldırıya karşı savunmasızdı ve bizi görselerdi kaçmamız olanaksızdı. Daha sonra geç kalan bir asker, yorgun bir köpekle birlikte geçti. İlerlemesi için dürtüp duruyordu köpeği. Onları, geciken başka birine kılavuzluk eden bir köylü izledi ve hemen geri döndü. Sonra geçişlerin arkası kesildi. Fakat silah sesi duyulduğu an gerçekten çok korkuluydu. Bütün askerler çantalarıyla geçtiklerine göre çekiliyorlar diye düşündük. Küçük evde ateş görünmedi; genellikle karanlığın basışını selamlayan silah sesleri de duyulmadı. Yarın bütün gün küçük köyde keşif yapacağız. Çiseleyen yağmur biz ıslattı, ama sanırım izlerimizi silip ortadan kaldırmadı.29 Eylül
Gergin bir gün daha. Keşif: İnti ve Aniceto bütün gün evi gözetlemek üzere gittiler. Yolda hareket erken başladı. Öğleye doğru, her iki yönden çantasız askerler geçti, diğer bazıları da, yüksüz eşeklerle tepeye çıkıp yüklerle indiler. İnti saat 18.15'te geldi; tepeyi inen 16 askerin chaco'ya girdiklerini ve bir daha çıkmadıklarını haber verdi, eşekler orada yüklenmiş olmalı. Bu yolu izlemek, en kolay ve en mantıklısıydı, fakat bu haberler karşısında tehlikeli olduğu anlaşılıyordu, çünkü pusuda bekleyen askerler bulunabileceği gibi, evlere, bizim varlığımızı sezecek köpekler de yerleştirilmişti. Yarın iki keşif yapacağız: Biri aynı yerde, öteki, askerlerin geçtiği yolu aşıp tepelere çıkmak ve oralardan öteye bir çıkış yolu olup olmadığım anlamak için.30 Eylül
Yine gergin bir gün. Şili'nin Balmaceda Radyosu, ordunun resmi kaynaklarından, Che Guevara'nın bir kanyonda sıkıştırılmış olduğunu haber aldıklarını açıkladı. Yöresel istasyonlar birşey söylemiyorlar, işin içinde ihanet olduğu ve bizim bu bölgede olduğumuzu kesin olarak bildikleri anlaşılıyor. Az sonra askerler yine iki yönden geçmeye başladılar. Saat 12'de 40 silahlı asker ayrı ayrı kollar halinde geçtiler. Kulübeye dek gittiler, orada kamp kurdular ve sinirli bir halde nöbet tutmaya başladılar. Bunu Aniceto ve Pacho haber verdiler. İnti ve Willy, Rio Grande'nin kuş uçuşu 2 km uzaklıkta olduğunu, kanyonun yukarı kesiminde üç ev bulunduğunu ve kamp yapmak için etraftan görünmeyecek uygun yerler bulunduğunu söylediler. Su aradık, sonra saat 22'de zahmetli bir gece yolculuğuna çıktık. El Chino'nun karanlıkla yürümekte güçlük çekmesi bizi geciktirdi. Benigno iyileşiyor, fakat Doktor kendini toparlayamıyor.-12-
EKİM 1967
1 Ekim
Ayın bu ilk günü yeni birşey olmadı. Şafakta bir koruya vardık ve giriş noktalarına nöbetçiler dikerek kamp kurduk. İşgal etmeyi tasarladığımız kanyondan 40 asker havaya ateş ederek geçti. Saat 14'te son silah sesleri duyuldu. Kulübede kimse yok gibi; gerçi Urbano oradan 5 askerin çıktığını görmüş, ama belirleyemediğimiz bir yöne doğru gitmişler. Yerin iyiliği ve düşman kuvvetlerinin harekatını tümüyle görmeye elverişli olması nedeniyle, orada bir gün daha kalmaya karar verdim. Pacho, Nato, Dario ve Eustaquio su bulmaya gittiler ve saat 21'de döndüler. Chapaco'nun pişirdiği kızartmalar ve biraz kurutulmuş etle açlığımızı bastırdık.2 Ekim
Antonio3 Ekim
Uzun ve gereksiz bir gerginlik günü: üssümüz olan kampa gitmek üzere yola çıkmıştık ki, Urbano geldi ve birkaç köylünün, "Dün gece sözü geçen adamlar işte bunlar" dediğini duyduğunu bildirdi. Doğru bir habere benzemiyordu bu, ama ciddiye alır göründüm ve susuzluğumuzu gidermeden, askerlerin geçtiği yola hakim bir tepeye tırmandık. Günün geri kalan saatleri tam bir durgunluk içinde geçti; karanlık basarken tepeden indik ve su acı, kap yağlı olduğu halde pişirdiğimiz kahvenin lezzetine doyum olmadı. Bu kapta daha sonra orada yemek için hamur ve götürülmek üzere tapir etiyle pilav pişirdik. Bir keşif yaptıktan sonra, saat 3'te yola çıktık. Chaco'yu kolaylıkla atlatıp seçtiğimiz boğaza ulaştık. Su yoktu, fakat askerler tarafından keşfedildiğini gösteren bir ize rastlamadık.4 Ekim
Boğazda dinlendikten sonra, yürüyüşümüzü yarım saat daha, yolun başka bir yolla kesiştiği yere dek yokuş aşağı sürdürdük. Orada kestirme yola saparak çıkışa geçtik, güneşten kaçınmak için 15'e dek dinlendik. Sonra, yarım saatten biraz fazla yürüdük ve kanyona dek inip su bulamayan keşifçilerle karşılaştık. Saat 18'de boğazı bırakıp bir keçi yolundan saal 19.30'a dek ilerledik. Karanlıktan etrafı göremez olunca, sabahın 3'üne dek orada kaldık.5 Ekim
Yola çıktık, 5.15'e dek güçlükle ilerledik. Sonra keçiyolu-nu bırakıp ağaçlarının yüksekliği sayesinde, meraklı gözlerden uzak kalabileceğimiz küçük bir koruya daldık. Benigno'yla Pacho, birkaç kez keşfe çıktılar ve su bulmak için de yöredeki bir evin çevresinde dönenip durdular. Oysa evin yanında bir kuyu olması gerekiyordu. Keşif bittiği sırada, 6 askerin eve geldiğini görmüşler, geçerken uğramış olmalılar. Karanlık basarken çıktık; çocuklar susuzluktan bitkindiler, hele Eustaquio'nun bir yudum su, diye yalvaran hali yürekler acısıydı. Çok bozuk, engellerle dolu bir yolda ilerleyip şafakta, yöresinden köpek havlamaları duyulan küçük bir koruya vardık. Çok yakında yüksek ve çıplak bir tepe var.6 Ekim
Çevrede yaptığımız keşif sonucunda bir evin yakınında olduğumuzu, biraz ilerde suyu olan bir ev daha bulunduğunu öğrendik. Oraya gidip dam görevi yapan büyük bir ağacın altında, bütün gün yemek pişirdik. Ama hiç rahat değildim, çünkü gündüz vaktiydi, üstelik çevresinde bazı insanların yaşadığı çukur bir yerdeydik. Yemek uzun sürdüğünden sabaha doğru yola çıkarak küçük ırmağın kıvrım yaptığı noktaya varmaya karar verdik. Orada da, gideceğimiz yönü iyice kestirebilmek için, çevrede ciddi bir keşfe çıkacaktık.7 Ekim
Gerillaya başladığımızdan bu yana, herhangi bir zorluk çıkmadan 11 ay geçti. Öğleden önceyi tehlikesizce, neredeyse bir kır havası içinde geçirdik. 12.30 sularında keçilerini otlatan yaşlı bir kadın, kamp kurduğumuz dağ geçidine geldi. Onu, tutuklamak zorunda kaldık. Kadın askerlere ilişkin hiçbir bilgi vermedi. Sorduğumuz sorulara hiçbir şey bilmediğini, çoktan beri de burada olmadığını söyleyerek cevap veriyordu. Yalnızca yollara ilişkin bilgi verdi. Söylediklerine bakılırsa, Hagüey'den 1 fersah, Fügueras'dan 1 fersah; Pucarada'dan ise, 2 fersah uzaktayız. 17.30 sularında İnti, Aniceto ve Pablito, biri hastalıklı, öteki yarı cüce iki kızı olan ihtiyar kadının evine gittiler. Onlara 50 peso verip ağızlarını sıkı tutmalarını, söyledik. Ne var ki, söz vermelerine karşın, sözlerini tutacaklarına ilişkin çok az umudumuz var. Saat 1'de yola çıktık, solgun ayışığında ilerlemek güç oldu. Kanallarla sulanan patates tarlalarının uzandığı kanyonda epeyce iz bıraktık: Saat 2'de dinlenmek için durduk, zaten daha ileri gitmeye değmezdi. Gece yürüyüşlerinde El Chino gerçekten bize yük oluyor. (sayfa 196)E K L E R
ELN 1 Nolu Bildiri
Gerici yalana karşı devrimci gerçek
BOLİVYA ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU
ELN 2 Nolu Bildiri
BOLİVYA ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU
ELN 3 Nolu Bildiri
BOLİVYA ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU
ELN 4 Nolu Bildiri
BOLİVYA ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU
İNTİ
ELN-B Komutanlığı Politik Komiseri ELN 5 Nolu Bildiri
ELN
Kentlerde Çalışacak Kadrolara Talimat Komutan Che Guevara'nın Aldığı Mesajlar 10 Mart
23 Mart
13.5.1967
13 Haziran
A.
Bolivya Halkına!
Gerici yalana karşı devrimci gerçek
10 Nisan 1967 sabahı, Teğmen Luis Saavedra Arombal komutasındaki, çoğunluğu CITE askerlerinden kurulu düşman devriyesi tuzağımıza düştü. Adı geçen subay ve erlerden Angel Flores ile Zenon Prada Mendieta çatışmada öldüler; rehber İgnacio Husarima yaralandı, beş er ve bir astsubayla birlikte tutsak alındı. 4 er tuzaktan kurtulup kaçmayı başardı. Bunlar Binbaşı Sanchez Castro'nun birliğinin bulunduğu üsse durumu bildirerek, 60 askerle takviye gücü oluşturup arkadaşlarına yardıma geldiler. Bu grup da bir başka tuzağa düştü. Bunlardan Teğmen Hugo Ayala, Assubay Raul Camejo ve erlerden Jose Vijabriel, Marcello Maldonado, Jaime Sanabria ile kimliği belirleneyen iki asker daha yaşamlarını yitirdiler.
Bu harekat sırasında yaralanan askerler şunlardır: Armando Quirago, Alberto Carvajal, Fredy Aloye, Justo Cervantes ve Bernabe Mandejara. Bunlarla birlikte bölük komutanı Binbaşı Ruben Sanchez Castro ve 16 asker tutsak edildi.
ELN ilkelerine bağlı kalarak olanaklarımız elverdiğince yaralıları tedavi ettik ve devrimci mücadelemizin amaçlarını açıkladıktan sonra tutsakları serbest bıraktık. Düşman ordusunun kayıpları şöyle özetlenebilir: İkisi teğmen olmak üzere 10 ölü, 30 tutsak, (bunların arasında Binbaşı Sanchez Castro da bulunmaktadır) 6'sı yaralıdır. Savaş ganimeti de düşmanın kayıplarıyla orantılı olup 60 mm'lik bir havantopu,makineli tüfekler, adi tüfekler, M-l karabinaları, hafif mitralyöz-ler ve çok miktarda cephaneyi içermektedir.
Bizse yalnızca bir ölü verdik. Düşmanın kayıplarına oranla bizim kaybımızın bu denli az olmasının nedeni, çarpışmaların başlama yerini ve zamanım bizim seçmemiz ve düşmanın nerdeyse çocuk yaştaki acemi erleri mezbahaya gönderircesine savaşa sürmesidir. La Paz'da bildiriler uydurup sahte cenaze törenlerinde sözmona gözyaşı döken demagoglar, Bolivya'da akan kanın sorumlusu olduklarını bu hareketleriyle gizlemeye çabalıyorlar. Artık gerçek yüzlerini de saklamaya (sayfa 202) gerek görmüyor ve Kuzey Amerikalı "yardımcılarını" ülkeye davet etmekten çekinmiyorlar. Dünya barışını tehlikeye sokan ve kahraman Vietnam halkına nice kayıplara malolan savaş da böyle başlamıştı. Bize karşı kaç "yardımcı" göndereceklerini bilmiyoruz (bunların hepsine karşı koymasını biliriz) ama, kendi ülkelerini satışa çıkaran bu askerlerin giriştikleri harekatın yaratacağı tehlikelere karşı halkı uyarmayı zorunlu sayıyoruz.
Yeni askere alınanacemilere şu çağrıda bulunuyoruz: Savaş başlar başlamaz silahınızı yere bırakıp ellerinizi başınızın üstüne koyunu; silahların menzili içindeyseniz yerinizden hiç kıpırdamayın; savaş bölgesine yaklaşırken, yürüyüş sırasında, hiçbir zaman askeri kolun önünde yer almayın; son derece tehlikeli olan öncülük görevini üstlenmeleri için sizi savaşa süren subaylarınızı zorlayın. Öncülere daima öldürmek için ateş edeceğiz. Hiçbir suçu olmayan, savaşa yeni katılmış askerlerin kanını dökmek bizim için ne denli acı olursa olsun, savaş bunu zorunlu kılmaktadır.
Bolivya Halkına!
Gerici yalana karşı devrimci gerçek
8 Mayısla, Nacahuasu gerilla bölgesinde, Asteğmen Henry Laredo komutasında bulunan karma askeri birlik tuzağa düşürüldü. Bu harekat sırasında, adı geçen subay ve askeri okul öğrencilerinden Roman Arroyo Flores ile Luis Pelaez öldü. Aşağıda adları yazılı erler de tutsak edildi:
Bolivar Birliğinden Jose Camacho Rojas,
Bolivar Birliğinden Nestor Cuentas.
Askeri okul öğrencisi Waldo Veizaga,
Askeri okul öğrencisi Hugo Soto Lora,
Askeri okul öğrencisi Max Torres Leon,
Braun Birliğinden Rogar Rojas Toledo,
Braun Birliğinden Javier Mayan Corella,
Braun Birliğinden Nestor Sanchez Cuellar. (sayfa 203)
Bu son ikisi ateş hattına girdiklerinde dur emrimize uymadıklarından vurularak yaralanmışlardır. Her zamanki gibi, mücadelemizin amaç ve hedefleriyle ilgili açıklamalarımızdan sonra tutsaklar serbest bırakılmıştır. 7 adet M-1 karabinası ve 4 Mauser tüfeği ele geçirilmiştir. Bizim güçlerimizden, bu harekat sırasında ölen ya da yaralanan olmamıştır.
Düşman ordusu, birçok bildiri yayınlayalarak gerillacıların öldürüldüğünü duyurmaya çalışmaktadır, kendi kayıpları konusunda bazı gerçekleri dilegetirmekle birlikte bizimle ilgili olarak verdikleri bilgiler hayal ürünüdür. Güçsüzlüğünden dolayı umutsuzluğa düşen düşman, yalana başvurmakta ve ideolojik özellikleri nedeniyle düzenin düşmanı olan gazetecilere saldırıp bu düzenin çektiği bütün sıkıntıların acısını onlardan çıkarmaktadır.
Şunu açıkça belirtmek isteriz: Bolivya'da silahlı savaşın tek sorumlusu, halkın başına geçen ve mücadeleyi ancak kesin zafere ulaştığında bırakacak olan Bolivya Ulusal Kurtuluş Ordusu'dur. Baskı güçlerinin barbarca eylemlerine karşı ordumuzun başvurmak zorunda kaldığı sert önlemlerden bağımsız olarak, savaş sırasında işlenecek bütün suçların cezası tarafımızdan verilecektir.
Bolivya Halkına!
Gerici yalana karşı devrimci gerçek
Silahlı kuvvetler son günlerde yayınlanan bildirilerinde çarpışmalarda bazı kayıplar verdiklerini kabul edip bu arada her zamanki gibi, asla kanıtlayamayacakları biçimde, gerillacılar arasından çok kişinin öldüğünü öne sürmektedir. Bazı devriyelerle bağlantımız kesilmiş olmakla birlikte kayıplarımız çok azdır, son çarpışmalarda ise hiç kayıp vermedik.
İnti Peredo ordumuzun komutasında görevli olup politik komiser unvanına sahiptir. Son zamanlarda birçok harekatı o yönetmiştir. Sağlığı yenrinde olup yaralı da değildir; onun (sayfa 204) ölümüyle ilgili haber, ordumuza karşı savaşta güçsüzlüğünün bilincinde olan silahlı kuvvetlerin uydurduğu bir yalandır.
Ordumuzda başka Amerika ülkelerinden gelmiş savaşçıların bulunduğu haberine gelince, askeri gizlilik nedeniyle ve devrimci gerçeğe bağlılığımızdan sayılarını bildirmemekle birlikte bir açıklama yapmayı zorunlu sayıyoruz: Bolivya'nın kurtuluşu uğruna asgari programımızı kabul eden her yurttaş devrimci saflarımıza kabul edilir, bolivyalı savaşçılarla aynı hak ve yükümlülüklere sahiptir. Elbetleki sananınızın büyük çoğunluğu bolivyalardan oluşmaktadır. Ülkemizin özgürlüğü için savaşan herkes doğum yeri neresi olursa olsun bolivyalı olma onurunu taşır. Gerçek devrimci enternasyonalizmi böyle yorumluyoruz.
Zamanında Yerine Ulaşırsa
26 Temmuz İçin Kutlama Mesajı
Yoldaş Fidel Castro,
Eski ulusal kahramanlık destanlarını yeniden yaşatmak için, ezilen dünya halklarının bayraktan olan Küba Devrimi'nin çağdaş örneğinden esinlenerek savaştığımız Doğu Bolivya'dan , 26 Temmuz tarihini Amerika'nın kurtuluşunda son aşamanın başlangıcı olarak V?bul eden milyonlarca insana kardeşçe selamımızı yolluyoruz.
Size, yoldaşlarınıza ve tüm halkınıza Kuzey Amerikan emperyalizmine karşı uzlaşmaz mücadelenizde yeni bir yılın başlaması dolayısıyla kutlamalarımızı ve ortak davamıza sınırsız bağlılık duygularımızı- gönderiyoruz.
Not:
Bağlantı kurma girişiminiz başarısızlıkla sonuçlandı. Turna, Papi ve Guevara'nın grubundan bir bolivyalıyı kaybettik. Joaquin'lede (sayfa 205) bağlantımız kesik olduğundan onun durumunu bilmiyoruz. Pombo ve Pacho hafif yaralı olmakla yürüyemez durumdalar. Köylülük bir korku aşaması geçiriyor ama gerilla destanı çığ gibi büyüyor. Mücadelemizi sürdürme kiçin Joaquin'in grubuyla birleşmeye çalışacağız. Yeni bir cephe açılmasına izin vermemelisiniz.
Bolivya Madencilerine Yoldaşlar,
Bir kez daha madenlerimizde işçi kanı dükülüyor. Yüzlerce yıllık sömürü sırasında köle maden işçilerinin kanının sömürlesinden sonra haksızlıkların neden olduğu her patlayışın ardından kan akmaktaydı, yüzlerce yıl boyunca, bu hep böyle yinelendi durdu.
Son yıllarda ayaklanan işçiler 9 Nisan zaferinin temel etkeni oldular (Paz Estenssorra Devrimi, 9 Nisan 1952). Bu olay, yeni başarı ufuklarının açılmasına neden oldu ve sonunda işçilerin kendi kaderlerini belirleyebilecekleri sanıldı fakat emperyalist dünya düzeni, öğrenmek isteyenlere gerekli dersi vererek toplumsal devrim konusunda yarım yamalak önlemlerin fayda etmediğini öğretti. Ya iktidar alınır, ya da bunca özveri ve kan dökümüne yol açan kazanımlar elden gider.
Başlangıçta tek güç etkeni olan maden işçilerinin oluşturduğu silahlı milislere, işçi sınıfının başka kesimlerinden sınıf bağlarım koparmış olanlardan ve köylülerden yeni yeni milisler katıldı. Bunlar çıkarlarının ortaklığını göremiyorlardı, halk düşmanı demagojinin etkisiyle mücadeleye katılmışlardı. Sonunda pofesyonel ordu birlikleri koyun postuna bürünmüş kurt biçiminde ortaya çıktılar. Bu ordu başlangıçta küçük ve çağdışıydı ama kısa zamanda işçi düşmanı silahlı bir güce dönüştü ve emperyalizmin en güvenilir işbirlikçisi oldu. Bu yüzden emperyalizm askeri darbeyi onayladı. (sayfa 206)
Şimdi, işçi sınıfının taktik hatalarının yinelenmesinden kaynaklanan yenilginin ardından silkinip toparlanmaya çalışıyor ve ülkeyi sabırla, sistemi kökünden değiştirecek bir devrime hazırlıyoruz.
Yanlış taktikler üzerinde ısrar edilmemelidir. Bunlar kahramanca olmakla birlikte kısırdır. Bu yüzden proletarya arasında kandökümü çok fazla olur ve safları seyrekleştirir, en savaşçı unsurları kaybedebiliriz.
Uzun mücadele ayları boyunca, gerillacılar ülkede büyük bir coşku dalgası yarattılar, ordu çok sayıda kayıp vererek moral bozukluğuna uğradı, gerillacılarsa önemli bir kayıp vermediler. Bolivya ordusu birkaç saatlik çarpışmalarda, ele geçirdiği mevzilerde işçilerin ölülerini çiğnemiştir. Doğru taktikle yanlış taktik arasındaki fark, zaferle bozgun arasındaki farktır.
Madenci yoldaş, kitle mücadelesini, halkın birlik olarak tek cephe halinde baskı güçlerinin üzerine yürümesi biçiminde yorumlayan sahte havarileri dinleme artık! Kahramanların göğüsleri, mitralyözlere karşı koyamaz; çağdaş yoketme silahlarına karşı barikatlar da ne kadar iyi kurulursa kurulsun işe yaramaz.
Geri bıraktırılmış, halkı temelde köylü olan, geniş topraklara sahip ülkelerde kitle mücadelesi, küçük ve hareketli bir öncü tarafından yürütülmelidir. Halkın bağrından çıkan gerilla birlikleri, düşman ordusunun zararına, eylem alanını genişletecek ve devrimci kitlelerin yararına, gerekli anda indirilecek tek bir darbeyle devlet iktidarını yıkacak devrimci durumun yaratılmasında hızlandırıcı güç rolü oynayacaktır.
Bizi yanlış anlamayın: Tam bir hareketsizlik istemiyoruz. Ama, kesinlikle başarıyla sonuçlanmayacak eylemlere güçlerimizin katılmamasını öneriyoruz, bununla birlikte, hükümete karşı kitlelerin baskısı sürekli olmalıdır; çünkü sınırları çizili cepheleri olmayan bir sınıf mücadelesi sözkonusudur. Bulunduğu yer ne olursa olsun, bir işçi, ortak düşmana karşı gücünün elverdiği oranda mücadele etmek zorundadır. (sayfa 207)
Madenci yoldaş, ELN gerillacıları seni bekliyor ve bizim saflarımızda mücadele eden yeraltı işçilerine katılmaya davet ediyor. Burada işçi sınıfıyla köylülüğün ittifakını kuruyoruz. Halk düşmanı demagoji, bu itifakı bozmak için elinden geleni yapmaktadır. Burada bozgunu zafere ve ölen işçilerin dul eşlerinin gözyaşlarını zafer marşına dönüştürüyoruz.
Seni bekliyoruz.
Bizim istediğimiz özellikleri taşıyacak bir destek şebekesi oluşması için aşağıda genel çizgiler halinde belirtilen kurallara uyulması zorunludur.
Eylem temelde gizli olacak, ancak zaman zaman bazı kadroları günışığına çıkmaya zorlayacak kişiler ya da örgütlerle ilişkiler gerektiren tipten görevlerle karşılaşılacaktır. Bu durum davranışlarda tam bir katılık ve her bir çalışma cephesinin tecrit edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Kadroların çalışması, ordu komutanlığının, yönetici merkezler aracılığıyla buyurduğu genel hareket çizgisine kesinlikle bağlı kalır; ama kadrolar bu çizgiyi pratiğe uygulamada tamamıyla özgürce davranırlar.
Yüklendiği zor görevleri gerçekleştirmek ve hayatta kalmak için gizli kadrolar disiplin, katı, kurallara uyma, gizliliğe dikkat etme, kendini kontrol altında tutma gibi üstün niteliklere sahibolmalı ve beklenmedik durumlarda kendilerini koruyacak çalışma yöntemlerini iyi bilmelidir.
Yarı gizli görev yapan arkadaşlar onlara talimat verecek ve denetleyecek bir üst kademenin emrinde çalışacaklardır.
Olanaklar elverdiği ölçüde, destek şebekesinin şefinin çeşitli sorumlularının tek bir görevi olacak, yatay ilişkiler şefin aracılığıyla yürütülecektir. (sayfa 208)
Örgütlü bir destek şebekesinde asgari görevliler şunlardır:
Şef
I İkmal Sorumlusu
II Ulaşım Sorumlusu
III İstihbarat Sorumlusu
IV Maliye Sorumlusu
V Kent Eylemleri Sorumlusu
VI Sempatizanlar Sorumlusu
Bu türden bir şebekede, bazıları sıkı işbirliği içinde çalışmalıdırlar; örneğin, ulaşım sorumlusu, kendisinin şefi konumundaki ikmal sorumlusuna doğrudan bağlıdır. Sempatizanlar sorumlusu, maliye sorumlusuyla ve kent eylemleri sorumlusu istihbarat sorumlusuyla bağlantı halindedir. Bunlar, şebeke şefiyle doğrudan ilişki içinde çalışırlar.
Maliye sorumlusu, harcamaları son kuruşuna kadar hesaplamalı, gereksiz yere para harcanmasını önlemelidir. Ayrıca toplanan paralardan ve vergilerden de sorumludur.
Maliye sorumlusu şebeke şefinin emrinde çalışır, ama harcamalar konusunda denetleme yapmaya yetkisi vardır. Bütün bu anlattıklarımızdan maliye sorumlusunun ideolojik bakımdan sağlam olması gerektiği anlaşılır.
Kent eylemleri sorumlusunun görevi kentteki silahlı eylemlerle ilgilidir. Tüm eylemler şebekenin şefi tarafından yönetilir. Kent eylemleri sorumlusu, son derece acil durumlar dışında kendi inisiyatifiyib hareket edemez.
Sempatizanlar sorumlusu şebeke içinde yarı gizli görev yapar, pek kararlı olmayan kişilerle bağlantı kurar. Bunlar para yardımı yapar ve kendilerini tehlikeye atmayacak katkılarda bulunurlar. Bu gibilerle çalışılabilir, ancak bunların sağlayacağı destek karşılaşacakları tehlikeyle sınırlıdır. Bunlar yavaş yavaş etkin militanlara dönüştürülmelidir. Harekete yalnızca ekonomik destek sağlamakla kalmayıp ilaç, malzeme, kalacak yer bulmalı, bilgi toplamalıdırlar.
Şebekeler, ordunun gönderdiği kadrolar tarafından denetlenir. (sayfa 209) Bu kişiler yürütme yetkisine sahip değildir, yalnız talimatlara ve kurallara uyulup uyulmadığını araştırırlar.
Şebekeler ordunun gelişine şöyle hazırlanmalıdır:
Üst komutanlık şebeke şefine emir verir, bu şef, şabekeyi önemli kentlerden köyelere, köylerden ordumuzla ilişkiye girecek, yiyecek, para ve bilgi sağlayacak köylülerin evlerine kadar yayılacak bir destek ağını örgütler. Geliştiği ölçüde, destek şebekesinin ordumuzdan birine ihtiyacı olacak, bağlantı noktalan kente yaklaşacak, ordunun doğrudan denetim bölgesi, orantılı biçimde büyüyecek ve gelişim, savaş gibi yıllarca sürecektir.
Destek şebekesinin komutanlığı başkentte olacaktır. Daha sonra, şu anda bizce en önemli bölgeler olan kentlerde, yani harekat alanımızı içine alan bir dikdörtgen oluşturan Cochabamba, Santa Cruz, Sucre ve Camiri'de örgütlenecektir. Bu dört kentin sorumluları, olanaklar elverdiğince, deneyimli olmalıdır. Bu kişiler, benzeri fakat daha basit bir örgüt oluşturacaklardır. Bir yandan ikmal ve ulaşım, , diğer yandan da maliye ve sempatizanlar tek bir yönetim altında toplanmalıdır; kent eylemleri için üçüncü bir şebeke oluşturulur, haberalma işlevini şef üstlenebilir. Ordunun denetimi altındaki bölgeler, sözkonusu kente yaklaştığı ölçüde, kent eylemi şebekesi orduya bağımlı kılınacak, sonunda, askeri komutanlığın emrinde, kent gerillasına dönüştürülecektir.
Bu kentlerden başlayarak, destek şebekesi yukarıda belirtilen biçimde yayılacaktır.
Bu gün eylem alanımızdan uzak olan kentlerdeki şebekenin gelişiminin önemi unutulmamalıdır, bu sayede halkın desteği kazanılıp gelecekteki eylemler hazırlanabilir. Oruro ve Potosi bizim için en değerli kentler arasındadır.
Sınır noktalan üzerinde özellikle durmalıyız. Villazon ile Tajira Arjantin'den, Santa Cruz ise Brezilya'dan ikmal sağlamamız için bağlantı merkezleridir. Huaqui ya da Peru sınırında diğer bir nokta, yine Şili sınırında bir geçiş noktası belirlemek bizim için önemlidir. (sayfa 210)
İkmal ağının örgütlenmesi için daha önce benzeri işlerde çalışmış güvenilir elemanlara ihtiyaç vardır:
Örneğin bir mağaza sahibi, ikmali örgütleyebilir ya da destek ağının bu kesiminde görev alabilir; nakliyat şirketlerinde çalışmış olanlarsa ulaşım alanında çalışmayı üstlenebilirler, vs,.
Başarıya ulaşılamazsa , aygıt sabırla, aceleye getirmeksizin, yerine oturtulmalı, ileri karakollar yeterli ölçüde güvence altına alınamazsa, bunları kaybetme ve diğerlerini tehlikeye atma riskine girilmemelidir.
Aşağıdaki imalathaneler ve ticarethaneler kurulabilir:
Bakkallar (Lapaz, Cochabamba, Santa-Cruz; ve Camiri'de).
Nakliyat şirketleri (La Paz-Santa-Crüz; Santa Cruz-Camiri; La Paz-Sucre; Sucre-Camiri).
Saraçlar (La Paz, Santa Cruz, Camiri, Cochabamba).
Konfeksiyon (Aynı yerlerde)
Tamirhaneler (La Paz, Santa Cruz).
Çiftlikler (Chapare-Caranavi).
İlk iki kuruluş ikmal malzemesinin dikkati çekmeden saklanmasını ve nakledilmesini sağlar. Bunlar arasında savaş malzemesi de gizlenir. Saraç ve konfeksiyon atölyeleri ihtiyacımız olan donanımı, hem satın alır, hem de üretebilir. Bu işler de kuşku uyandırmadan yapılır. Tamir atölyelerinde silahların bakımı yapılır. Topraklarsa ulaşım işleri ve köylüler arasında propaganda bakımından yararlıdır.
Kadrolarda ideolojik sağlamlığın önemini bir kez daha vurgulamak gereklidir. Bunlar devrimci hareketten, zorunlu olmayan hiçbir şeyi isteyemez, buna karşılık tüm zamanlarını, (sayfa 211) özgürlüklerini, gerekirse hayatlarını devrim için feda ederler. Ancak böylelikle Bolivya'nın kurtuluşu için düşündüğümüz cesurca tasarıların yaşama geçirilmesi için gerekli destek şebekesini kurabiliriz.
No 32
Danton'dan oraya (Bolivya'ya) vardığını ve sizinle ilişki kurduğunu bildiren bir telgraf aldık. Reinaga ayın 1 Tinde glucantine dolu valizle yola çıkıyor. Ülkeye Santa Cruz'dan girecek, orada iki gün kalıp Dr. Coco ile bağlantı kuracak. Reinaga oradaki brezilyalılarca tanınıyor. Ariel.
No 34
Ramon,
20 Marttan beri uluslararası haber ajansları Monteagu-do'da gerilla birlikleriyle ordu arasındaki çarpışmaları bildiriyor. Bilanço olarak hükümetin ordusundan bir ölü, ve bir kü-balı, iki bolivyalı olmak üzere üç gerillacının tutsak edildiği, bazı modern silahlar va radyo aygıtlarının ele geçirildiği anlaşılıyor. Bu bölgeye doğru büyük güçler harekete geçmiş durumda. Son haberler köylü Rojas ile Lechin'in adlarını gerillacılar arasında sayıyor. Hatta son gelen haberlerde, Che'nin gerilla birliklerini yönettiğinden bile sözedilmekte. Bugüne kadar aldığımız bilgi bundan ibaret. Ariel.
No 35
Ramon,
Oradaki (Bolivya'daki) olaylar büyük çapta uluslararası yankı uyandırdı. Basın ajansları gerilla savaşları, ordunun tutsak aldığı askerler, bunların gerillacılardan gördüğü iyi muamele ve serbest bırakılmaları konusunda haber yayma kampanyasına girişti. Varsayılan gerilla güçleri 400-500 kişi, bölgenin gerillacılarca iyi bilindiği belirtiliyor, gerilla güçleri arasında arjantinli, perulu, kübalı, bolivyalı, cinli ve avrupalıların bulunduğu bildiriliyor. Che'nin büyük bir olasılıkla bu orduya komuta ettiği söyenenler arasında. Toprak satın almasından dolayı Coco Peredo en önemli kişi olarak görülüyor. Gerillacılarla işbirliği yapanların tutuklandığı, kentteki kadınların gerillacılara destek olduğu da bildirilenler arasında. Tania adı geçiyor, takma ismi ve sahte kimlik belgesi taşıdığı belirtilmiş. Tanya'nın kaçtığı söyleniyor, belki de bir tutuklunun verdiği ifadedir aslında. İvan'ın sözü geçmiyor. Monjc ve Kolle'nin, Parti'nin gerillacılarla dayanışması konusunda bir bildirileri yayınlandı. Lechin burada, ona gerillanın stratejik boyutları ve senin tarafından yönetildiği açıklandı. Bunları coşkuyla karşıladı. Gerilla savaşı için birçok kişiyle bağlantı kuracak ve destek arayacak. Ülkeye 20 gün ya da bir ay içinde gizlice girecek ve orada kalacak. Yakında bağlantıların nasıl kurulacağı konusunda bilgi vereceğiz. Olanaklar elverdiğinde kişisel bağlantı yararlı olur. Uluslararası Vietnam'a destek komitesi örgütlemek amacıyla yapılacak çağrıya senin imzanı koymak için iznine gereksinimimiz var. Komite Bertrand Russel'ın girişimiyle kuruldu. Belge iyi ve radikal. Göndermek isterdik ama bu koşullarda olanaksız. Hemen yayınlanması gerekli. Pekçok önemli kişi tarafından onaylanacak. Bu örgüt, ilerde Latin Amerika hareketine destek sağlayabilir. Bolivya'daki gerilla hareketine geniş çapta uluslararası kamu desteği sağlamaya çalışıyoruz.
Felicita... (Kutlarız).
No 36
Ramon,
İvan buraya hasta olarak geldi. Oturma izninin bitmesinden, altı gün önce oradan yola çıkmış. Deşifre olmamış. Bu nedenle yine dönebilir. İyileşir iyileşmez geri dönmesi için olanak arayacağız. Rodolfo ile Pareja ideolojik sağlamlıklarını biraz yitirmekle birlikte iyi durumda sayılır, Rhea ise iyice zıvanadan çıktı.
Lozano mesaj gönderdi; onunla haberleşmemiz iyi gidiyor.
Lozano, Rodolfo ile bağlantı halinde. El Chino'dan aldığımız son telgraf Camiri'den gönderilmiş ve Sanchez'in eline geçmiş. Onun La Paz'a gelişini bildiriyor, yalnız, daha sonra kendisini gören olmamış. Debray'in serbest bırakılması için kampanya açacağız. Tania'nın ve El Pelado'nun tutuklulukları ve durumları konusunda bilgimiz yok. Kolle, Rodolfo'nun gerilla birliğine kabulünü ve olanaklar elverdiği ölçüde yardım istedi. Monje'nin durumu kötü, Parti yönetiminde kademesini indirecekler galiba. Gerilla mücadelesi uluslararası saygınlık ve devrimci hareketlerin desteğini kazanıyor. Hepinize selamlar. Biculo.
No 37
Ramon,
1) Puno'da gerilla çekirdeğinin hazırlanmasında ELN sorumlusu perulu Capac, El Chino ile bağlantı kuramadıklarından ve ondan haber alamadıklarından görüşümüzü öğrenmek için buraya geldi. Yönetimin bileşiminden sözetmeksizin ona Bolivya'daki gerilla mücadelesinin önemini anlattık ve stratejik içeriğini açıkladık. El Chino'ya, görüş birliğine varmak için gerillacılarla bağlantı kurmasını bildirdik. Sanchez destek görevlerinde yardımcı oluyor. Buraya 20 adam (sayfa 214) göndermek ve gerilla odağı oluşturma çalışmalarını sürdürmek için yollanan 25 000 doları almışlar. La Paz'da, Sanchez, El Chino'nun götürdüğünden geriye kalan 48 000 doları almış. Bunu Capac'tan öğrendik. Ona paraya dokunmamasını, El Chino ile gerilla örgütü arasındaki anlaşmayı beklemesini, Sanchez'i de şimdiki durumunda bırakmasını söyledik.
Gerilla odağı hazırlıkları çok yavaş ilerliyor:
Çiftlikte keşifte bulunan yalnızca beş adam var. Silahlar 12 av tüfeği ve Bolivya sınırından sağlanacak savaş malzemesinden oluşmakta. Bunlar bir Z-B-30, dört karabina ve 2 hafif makineli tüfek. Lima'da ELN üyelerinin çoğunluğu, propaganda ve örgütlenmeyle uğraşıyor. Eylem odağını örgütleme çalışmasının önemini onlara bildirdik.
2) Maspero, Debray'in durumunu öğrenmek ve savunmasıyla ilgilenmek için oraya gidiyor. Kolle ile bağlantı kurmayı deneyecek. Kendisine haber ulaştırmaya çalışacağız. İşi bitince hemen dönecek. Bilim ve edebiyat dünyasından saygın kişilerin desteğini alarak, uluslararası düzeyde, Debray'le dayanışma kampanyası başlattık.
3) Şili'den Telleria, Otero'ya yazarak, gerilla savaşının madenciler, fabrika işçileri ve öğrenciler arasında kazandığı saygınlığı anlattı.
1 Mayıs gösterilerinde gerilla mücadelesi alkışlandı. Halkın kurulu düzene düşmanlığı giderek artıyor.
4) Lechin, Şili'de sorunlarla karşılaşmamış, yetkililer kendisine iyi davranıyor.
5) Aldığımız, doğrulanmayan haberlere göre, Paz, eski albay Seoane ile birlikte, OSNR'nin askeri kesiminin desteğiyle, Guayaramerin'de Ruben Julio'nun yönettiği gerilla güçlerine karşı saldırıya geçmeyi planlıyor. Selamlar. Ariel.
(sayfa 215)
No 38
Ramon,
4 Temmuz'da, Rodolfo'nun gönderdiği mesajı aldık. B.K.G (Bolivya Komünist Gençlik Örgütü) sekreterliğinden Fernandez Villa getirdi. İvan'ın dönüşünü beklediğini bildiriyor. Şifre anahtarlarını iyi bilen bir radyo operatörüne acele ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Gerilla örgütüyle işbirliği olanağından sözediliyor ve adada askeri durum hakkında bilgi
isteniyor. Örgüt Santa Cruz'da...... bölgelerinde ve Apollo'nun (?)[39] güney kesiminde çalışıyor.
30-40 kişiyle yeni bir cephe oluşturmanın gerekli olup olmadığını soruyor. Drehea'nın gerilla kampıyla bağlantısını kestiğinden devre dışı kaldığını belirtiyor. Yankee elçiliği çok işlek. B.K. P. 'nin adamlarını kendi saflarına çekmeye çabalıyorlar. Gonzalo'yu da Amerika Birleşik Devletleri'ne gezmeye göndermişler.
Parti, Şili sınırının sıkı denetim altında tutulduğunu bildiriyor. Jorge sayesinde Partiyle anlaşma kusursuz. POR'nin Gonzalez sektörüyle de olumlu görüşmeler sürüyor. Yazışmalarımız için iki adres göstermiş: Dr. Hugo Gollard F. Colon 555 ve Dr Jose Guzman, Casilla 2203, La Paz. Rodolfo'nun mesajı burada bitiyor. Rodolfo'ya gönderdiğimiz cevapta şöyle dedik:
Mesajını aldık. Mariano için yeni bir radyo planı gönderiyoruz. Orada, İvan'la buluştuğunuz yerlere artık gitmeyin, oturduğu yerin öğrenildiğinden kuşkulanıyoruz. Bu yüzden geri dönemeyecek. Uygun zamanda, başka bir arkadaş onun yerini alacak. Güvenilir bağlantı şebekelerini bize bildirmen gerekli Sözünü ettiğin bölgeleri iyice inceleyin. Yeni bir cephe açmak için koşullar elverişli değil. Buna karar verecek olan Ramon'la acele bağlantı kurmaya çalışın. Getirdiği adamlarla küçük eylem ve sabotaj hücreleri örgütleyip eylemleri aşamalı olarak (?) geliştirin (?). Diğer taraftan Ra-mon'un verdiği talimata uygun biçimde aygıtı oluşturun (sayfa 216)
Eylülde, şifre anahtarlarını iyi bilen bir radyo teknisyeni göndereceğiz. BKGÖ üyesi iken ELN'ye katılan bolivyalı burslu öğrenci Eustaquio Mena bu kişi. İstediğiniz bilgi ile kabul ettiğinizi belirten mesajınızı, eğitim görmek isteyen MNR üyelerinin listesini ve bunlarla ilgili bilgi gönderin. Rodolfo'ya gönderilen mesajın sonu. İvan'ın yerini alması için, üzerinde çalıştığımız bir kübalı savaşçıyı düşünüyoruz. Birinci sınıf belgelere sahip. Kasımda orada olacağını sanıyoruz.' İvan'a gelince, burada bulunuşu sırasında ortaya çıkan bazı belirtilerden dolayı onu oraya göndermeyi doğru bulmuyoruz.
İvan'ı Şili'ye göndermek için gerekli belgeleri hazırlıyoruz. Aralıkta belki oraya varacak. 23 kişilik bir grup hazırlıyoruz. Bunların hepsi, buradaki burslu öğrenciler. % 9O'ı BKGÖ saflarından, geri kalanlarsa Spartaküsçü ya da bağımsız. Hepsi de yürütülen mücadelenin bilincinde ve ELN'ye katılma isteğinde. İyi bir grup. SSCB ve Çekoslovakya'da bulunan burslu öğrencileri de ELN'nin rehberliğinde, mücadeleye kazandırmak için çalışıyoruz. Selam. "Ya vatan ya ölüm." Her zamanki gibi: "Zafere kadar."
No 39
Ramon,
OLAS devrimci düşünceler için tam bir zafer oldu. Bolivya heyeti berbat. Gerillanın çıkarına ters düşen konumları savundular. Heyettekiler, BKP'nden Aldo Flores ve Ramiro Otero, PRİN'den Mario Carrasco ve FLİN'den Dr Ricardo Cano. Flores kendini ELN üyesi olarak tanıtmaya kalkıştı. Onu yalanlamak zorunda kaldık. İlişkilerimiz soğuk, tartışmak için Kolle'nin adamlarını göndermelerini istedik. Dr. Cana, diş hekimi Lozano'nun evinin arandığını, kendisinin kaçak olduğunu bildirdi. (sayfa 217)
[1] Adı Pacho olarak da geçecek.
[2] Başka yerde Turna adıyla geçecek.
[3] Adı Loso ve Jorse diye de geçecek.
[4] Ricardo ve Chinchu olarak da geçecek.
[5] El Negro, Mario ve kısaca Monje diye de anılır. Onun gibi El Negro diye anılan Joaquin'in gerillacı grubu ile karıştırmamak gerekir.
[6] Adı Polo olarak da geçecek.
[7] Morogoro, Muganga yada Doktor diye de geçecek.
[8] Bolivya'nın doğu bölgesinden olanlara verilen ad.
[9] Yada Olo.
[10] Başka yerde El Rubio.
[11] İvan.
[12] Adı Vilo olarak da geçecek.
[13] Adı Pedro olarak da geçecek.
[14] El Pelao ve Carlos adlarıyla da geçecek.
[15] Bolivya halkının otobüse verdiği ad. Burada, araç ve gereci taşımak için gidip gelişler kastediliyor.
[16] Isırarak kurtçuğunu bırakan sinek.
[17] Yumuşak mısır unu ile yapılan ve fırında pişirilen ekmek.
[18] Macheteros: Yol açmakta yararlanılan bıçaklan kullananlar.
[19] Siklop: Efsanelerdeki tek gözlü dev.
[20] Orjinalinde okunaksız yerler.
[21] İnsanların yada hayvanların yaklaştığını görünce öten bir kuş.
[22] Tuzsuz,haşlanmış mısır.
[23] Kişisel özgürlükleri güven altına almak ve özellikle kişiyi keyfi tutuklamalardan korumak amacıyla ingilizler tarafından X. yüzyılda yapılan bir sözleşmedir. Bugün birçok dillerde yargıç huzuruna çıkarılmayı isteme hakkı anlamında kullanılan bir terim olmuştur.
[24] Geçimi sağlamaya yetecek kadar tarım yapılan toprak.
[25] Güney Amerika'nın (Brazilya-Arjantin) yerli halkı.
[26] Köylü anlamına gelen kübalı terimi.
[27] Pirinç, güneşte kurutulmuş et ve nişastayla hazırlanan Bolivya'nın doğu bölgelerine özgü bir çorba.
[28] "Herhangi bir şikayetim yok," anlamında kullanılıyor (çn).
[29] Ilıman iklimlerde de yetiştirilebilen Amerika'ya özgü zambakgillerden bir tür (çn).
[30] Köylü ayakkabısı.
[31] Orijinalinde de yazısız bırakılmıştır.
[32] Terkedilmiş yada geçici olarak kullanılan kulübe.
[33] Şekerli ekmek.
[34] Başka bir yerde Luis adıyla geçer.
[35] Bir tür ufak sivrisinek.
[36] Kuzey Afrika İnciri .(yabani incir-çn).
[37] Bir tür bambu ekilmiş tarla.
[38] Orjinalinde okunaksız.
[39] Soru işareti ve noktalar, şifrenin anlaşılamayan bölümleridir.